Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kraliçe o günden sonra oğlunu bir daha göremedi.Danach sah er den König nie mehr wieder.
Martian Manhunter eğer ateşe temas ederse bir daha suda dahi sönmez.Lord Emsworth kann noch nicht einmal mehr friedlich in seinem See schwimmen.
Bu turnuvaların ardından bir daha millî takım forması giymedi.Danach hat jedoch kein Spieler die Nummer wieder getragen.
Karısını ve çocuklarını asla bir daha görmesi gerekmedi.Il ne devait jamais revoir sa femme et ses enfants.
Bir dahakine seni hayal kırıklığına uğratmamayı deneyeceğim.J'essaierai de ne pas te décevoir la prochaine fois.
Bir daha bunun gibi bir hata yapmayacağıma söz veriyorum.Je promets que je ne commettrai jamais une telle faute.
Bana asla bir daha yalan söyleme.Ne me mens plus jamais.
Bunu bana bir daha yapma!Ne me le fais pas répéter !
Bir dahaki sefere aynı şansın olmayacak.Tu n'auras pas la même chance une seconde fois.
Bunu hayatta bir daha yapamam.Je n’en peux plus de cette vie-là.
Bir dahaki sefere daha erken gelmenizi rica ederiz.Merci de venir plus tôt la prochaine fois.
Thomas'ı bir daha asla görmedim.Je n'ai plus jamais revu Thomas.
Türkiye'yi bir daha asla terketmeyeceğini söylüyor.Il dit qu'il ne quittera jamais plus la Turquie.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha gözükmedi.Il en fut ensuite relégué et n'y remonta plus.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Les Britanniques n'ont pas tenté de reprendre le fort.
Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda belirttiği üzere: "Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm.Dans Passion of Youth, il écrit : « Je ne revis jamais ni ma terre natale, ni mes biens.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.La vie ne fut plus jamais aussi belle pour lui.
Hansteen'in eseri bir daha basılmadı.Le manuel de Hansteen n'a pas été réimprimé.
Eşini ve çocuğunu öldürdüğü kesin olarak anlaşılınca WWE tarafından bir daha anılmamıştır.Il lui révéla alors la vérité : il n'a pas pu se résoudre à tuer leur enfant.
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.Frère et sœur ne se reverront jamais.
Aynı yıl Kurt ve Mary Tucholsky, bir daha birleşmemek üzere ayrıldılar.Cette même année, Tucholsky et Mary Gerold se séparent définitivement.
Roma ordusu Trajan döneminden sonra bir daha asla Doğu'ya doğru bu kadar fazla sokulamamıştır.L'Empire romain ne s'avança plus jamais aussi loin vers l'est.
Gerenimo büyük bir aşkla sevdiği topraklarını bir daha göremedi.Il n’avait pas réussi à revoir sa terre natale qu’il aimait tant.
Adam ile annesi bir daha birbirlerini göremediler.Son père et sa mère ne s’en aperçurent pas.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Après sa mort, bien que pressée par son oncle, elle ne se remaria pas.
Huber'in eşi, o günden sonra bir daha Orff'u görmez.Par la suite, la femme de Huber refusa de le revoir.
Bir giydiğini bir daha giymez.Il n'a plus jamais porté de kimono .
Yalnız Dağ, bir daha asla terkedilmedi.Solo le montagne non si incontrano mai.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Il part ensuite émigrer aux États-Unis, et ne retournera jamais en Yougoslavie.
Sadece başlangıçta konuşurlar ve bir daha konuşmazlar.Peu après, ils se mettent d'accord de n'en parler à personne et de ne plus recommencer.
Salinger, bir daha Burnett'la çalışmadı.Bourvil n'a ensuite jamais plus voulu retravailler avec Fernandel.
Peki bu addan bir daha ne zaman bahsedildi?A quelle époque remontait l’établissement de cette communauté ?
Bu eşinin de beş yıl sonra vefat etmesi üzerine bir daha evlenmedi.Son mari ne s'est pas remarié et lui a survécu cinq ans.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Malheureusement, les deux hommes ne se parlent plus...
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.Elle s'y est rendue, et n'a plus jamais été vue depuis.
Caligula saltanatının altıncı ayında ciddi biçimde hastalandı ve bir daha asla kendini toparlayamadı.Six mois après le début de son règne, Caligula tombe malade et ne se rétablit jamais totalement.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Il a disparu et n'est jamais revenu.
Bu tarihten sonra köyde bir daha Cem kurulamamıştır.Depuis ce jour, Don n'a plus touché une seule goutte d'alcool.
Bir daha o kişiden haber alınamaz.On n'entendra plus parler de lui.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.Elle ne peut pas détecter certains types d'erreurs.
Bir dahaki gelişinde ona test yapacağını söyler.Elle leur répond qu'elle va faire un essai.
Bir daha eski gücüne kavuşamamıştır.Il n’a pas pu reprendre son ancienne vie.
Kendisini bir daha göremediler.Ils ne l’ont jamais revu.
Onu bin müşkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!Dans un autre passage de son tafsîr il dit : « Allâh ta’âlâ n’est pas dans une direction ».
Bu tarihten sonra Romalılar bölgeden bir daha ayrılmadılar.Depuis ce parcours, les hommes ne se sont plus jamais séparés.
Bir daha da onları gören olmadı.On ne les a plus jamais revus.
İnönü, onu bir daha milletvekili yapmadı.Par la suite, le parti ne fit jamais plus élire de députés.
Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak.”Aucun mendiant n’est plus triste ».
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Hélas, il ne sera plus jamais le même.
Taşbaş'tan bir daha haber alınamamıştır.On n'en eut plus de nouvelles du missionnaire.
Birbirlerine aşık olmuşlar ancak bir daha görüşememişlerdi.Ils s'aimaient déjà sans se connaître ni même s'être jamais vus.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Il se jure de ne plus jamais redescendre.
Yapraklar sertleşmeye başlayınca 15 günde bir daha dengeli bir gübreyle işleme devam edilir.Enfin, l'eau cesse de jaillir, le visage apparaît souriant pendant 15 secondes.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Les petits vivent avec leur mère jusqu'à la prochaine période de reproduction.
Dante sürgün edildikten sonra karısını bir daha görememiştir.Après la libération de sa femme, il ne l'a plus revue.
Ancak Nicholas daha sonra eve hiç gitmemişti ve kendisinden bir daha da haber alınamamıştı.Seulement, Nicolas ne sait pas quoi faire à son retour chez lui.
Ama bir daha onu kullanmaz.Elle ne veut plus le voir.
Ancak Harper Lee bir daha roman yazmadı.Kenneth White n’a jamais publié de roman.
Gerildiğinde bir daha çözmek sorun haline gelebilir.Quand on se reverra, on se reparlera peut-être.
Niko ise, Vano olmayı benimser ve bir daha Niko olmaya yanaşmaz.Grâce à Benio, il décide de redevenir un Onmyôji.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod