Tom bir daha dönmemek üzere gitti.Tom has left for good.
Umarım bir daha asla aşık olmam.I hope I never fall in love again.
Onu bir daha asla yapmaya çalışmayacağım.I'll try never to do that again.
Onu bir daha asla ve kat'a yapmayacağım.I'll never, ever do that again.
Tom, Mary'nin bir daha bunu yapmayacağına inanıyor.Tom is convinced that Mary won't ever do that again.
Bir dahaki haftaya büyük bir sınavım var.I have a big test next week.
Bir dahaki hafta büyük bir testim var.I have a big test next week.
Lütfen bir daha geç kalma.Please don't be late again.
Bir dahaki seneye on üç yaşında olacağım.I'll be thirteen next year.
Bir dahaki haftaya tekrar deneyeceğim.I'll try again next week.
Bir dahaki pazartesi görüşürüz.I'll see you next Monday.
Bir dahaki sefere o kadar kaba olmamaya çalış.Try not to be so rude next time.
Muhtemelen onu asla bir daha yapmayacağım.I'm probably never going to do that again.
Tom'un bunu bir daha yapmasına asla izin vermeyeceğim.I won't ever let Tom do that again.
Sami bir daha asla evini görmeyecek.Sami will never see his home again.
Asla onu bir daha yapmana izin vermeyeceğim.I'm never going to let you do that again.
Onu bir daha yapmana asla izin vermeyeceğim.I won't ever permit you to do that again.
Tom bir daha asla bir şey çalmayacağını söyledi.Tom said he'd never steal anything again.
Sami, Leyla ile bir daha hiç konuşmadı.Sami never talked to Layla again.
Tom'un onu bir daha yapabileceğinden emin değilim.I'm not sure Tom can do that again.
Tom'un onu bir daha yapması gerektiğinden emin değilim.I'm not sure Tom needs to do that again.
Onu bir daha yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure that I can do that again.
Tom'un onu bir daha yapabileceğinden eminim.I'm sure Tom can do that again.
Eminim Tom onu bir daha yapabilir.I'm sure that Tom can do that again.
Sami bundan bir daha asla bahsetmeyecek.Sami will never speak of this again.
Sami, Leyla'nın duruşmasına kadar bir daha görünmedi.Sami wasn't seen again until Layla's trial.
Tom'dan onu bir daha yapmamamasını istedim.I asked Tom not to do that again.
Tom'dan onu bir daha yapmamasını istedim.I asked Tom not to do that anymore.
Sami bir daha asla özgür olamazdı.Sami might never be free again.
Sami bir daha gün ışığını görmeyi hak etmiyor.Sami doesn't deserve to see the light of day again.
Bunu bir daha yapman şart mı?Do you have to do that again?
Tom oğlunu bir daha asla göremeyeceğini düşünüyordu.Tom thought he'd never see his son again.
Tom, bir daha asla Boston'a geri dönmeyeceğini biliyordu.Tom knew he'd never come back to Boston again.
Bir daha asla içki içmeyeceğim.I will never drink again.
Tom bir dahaki sefere çok daha iyi yapacak.Tom will do much better next time.
Onu asla bir daha yapmamam söylendi.I've been told never to do that again.
Bana onu bir daha asla yapmayacağım söylendi.I've been told to never do that again.
Onu bir daha yapmama kararı aldım.I've decided not to do that ever again.
Tom'a onu bir daha yapmamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to do that again.
Bana onu bir daha yapmamam gerektiği söylendi.I've been told I shouldn't do that again.
Tom'u bir daha göreceğime eminim.I'm sure I'll see Tom again.
Tom'un bir dahaki sefere çok daha iyi yapacağına eminim.I'm sure Tom will do much better next time.
Eminim Tom bir dahaki sefere çok daha iyi yapacak.I'm sure that Tom will do much better next time.
Bir daha bizi rahatsız etme.Don't bother us again.
Bir daha bizi rahatsız etmeyin.Don't bother us again.
Bir dahaki sefere Boston'da olduğunuzu görmeyi umuyorum.I hope to see you the next time you're in Boston.
Umarım bir dahaki sefere Boston'da seninle görüşmek için bir şansım olur.I hope I'll get a chance to see you next time I'm in Boston.
Sami, Leyla'nın yüzünü bir daha asla görmek istemiyor.Sami doesn't want to ever see Layla's face again.
Sami, Leyla'ya bir daha e-posta göndermedi.Sami didn't e-mail Layla again.
Sami'nin telefonu bir daha çaldı.Sami's phone rang again.
Sami, Leyla ile bir daha asla konuşmadı.Sami never spoke to Layla again.
Tom'a daha önce buraya bir daha gelmemesi zaten söylendi.Tom has already been told never to come back here again.
Umarız o bir daha olmaz.We hope that doesn't happen again.
Onları bir daha göremeyebiliriz.We may never see them again.
Öyle bir şey bir daha asla olmayacak.Nothing like that will ever happen again.
Bir dahaki sefere ne yapacağına karar verdin mi?Have you decided what to do next?
Belki bir dahaki sefere dikkatli olmanı söylediğimde beni dinlersin.Maybe next time you'll listen to me when I tell you to be careful.
Lütfen onu bana bir daha sorma.Please don't ask me that again.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabilirsin.Next time, you might not be so lucky.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabiliriz.Next time, we might not be so lucky.