bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.There are a few books, but they have some misprints.
Birkaç hatanın dışında, kompozisyonun mükemmeldi.Apart from a few mistakes, your composition was excellent.
Misako hakkında hiç bir şey duydun mu?Do you ever hear anything about Misako?
Misako, geçen Haziran bir Kanadalıyla evlendi.Misako married a Canadian last June.
Ben bir Manhattan istiyorum.I'd like a Manhattan.
Sanki bir rüyadaymışım gibi hissettim.I felt as if I were in a dream.
Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.It's just like walking on the moon.
O yaşayan bir fosil!He is a living fossil!
Bir Bay Marconi seni görmek istiyor.A Mr Marconi wants to see you.
Tom ile esrar kullanımı ile ilgili bir tartışma vardı.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Mariko'nun anne babası, onun bir Amerikalı ile evlenmesine kuvvetle karşılar.Mariko's parents are strongly opposed to her marrying an American.
Mary'nin elinde bir çiçek var.Mary has a flower in her hand.
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.Maria takes piano lessons once a week.
Maria'nın rahmetli kocası bir kemancıydı.Maria's late husband was a violinist.
Sıtma, sivrisineklerin taşıdığı bir hastalıktır.Malaria is a disease that mosquitoes carry.
Mayuko kendisi için bir elbise tasarladı.Mayuko designed a dress for herself.
Mayuko bir bisiklet sürebilir.Mayuko can ride a bicycle.
Mayuko benim elmamdan bir ısırık aldı.Mayuko took a bite of my apple.
Mayuko'nun parmağında bir kesiği var.Mayuko got a cut on her finger.
Mayuko taslağın adil bir kopyasını yaptı.Mayuko made a fair copy of the draft.
Mayuko tabloyu bir bezle sildi.Mayuko wiped a table with a cloth.
Mayuko tuhaf bir rüya gördü.Mayuko dreamed a strange dream.
Birkaç dakika içinde ayrılacağız.We will take off in a few minutes.
Akşam yemeği kısa bir süre içerisinde hazır olacak.Dinner will be ready soon.
Yakında onu düşünmeyi bırakacaksın.You will soon cease to think of her.
Çok geçmeden ondan bir çağrı aldım.It was not long before I got a call from him.
Birkaç dakika içinde yeni Tokyo Uluslararası Havalimanına iniyor olacağız.In a few minutes we'll be landing at New Tokyo International Airport.
Yakında bir müzik yarışmamız olacak.We will have a music contest soon.
Yönetici birçok sorunla ilgilenir.The manager deals with many problems.
Madonna bir güzelliktir.Madonna is a beauty.
Madonna'nın konseri büyük bir dinleyici çekti.Madonna's concert drew a large audience.
Madonna'nın kariyerine bir süre için geri dönmeyeceğine bahse girerim.I'll bet Madonna doesn't return to her career for awhile.
İstikrarlı bir iş bulmak zorundasın.You've got to get a steady job.
Neden kendine iyi bir ev almıyorsun?Why don't you get yourself a decent house?
İyi bir evde yaşamak istiyorum.I'd like to live in a decent house.
Bütün çamaşırımı bir defada yıkayabilir miyim?May I wash all my laundry at once?
Madeira bir şarabın adıdır.Madeira is the name of a wine.
Matt ekibimiz için güçlü bir kazanımdır.Matt is a powerful acquisition for our team.
Oldukça farklı bir nedenden dolayı ona yazdım.I wrote to him for quite another reason.
O tam bir fiyaskoydu.It was a complete failure.
Şimdi her şey biraz çılgın.Everything's a little crazy right now.
Mac bir yabani at almak istediğinden beri, parasını biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Mac bir yabani at almak istediğinden dolayı para biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Mac yeni bir Mustang almak istediği için, para biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Başka bir zaman satranç oynayalım.Let's play chess another time.
Birisi seni tekrar yolda bıraktı.Somebody has let you down again.
Bizim gidecek uzun bir yolumuz var.We have a long way to go.
Adresimi henüz bilmiyorum. Bir süre arkadaşımla kalacağım.I don't know my address yet, I'm going to stay with my friend for a while.
Umarım tekrar birlikte olabiliriz. Evet, bunu dört gözle bekleyeceğim.I hope we can get together again. Yes, I'll be looking forward to it.
Mektubuma bir cevap almadım.I haven't had a reply to my letter.
Hâlâ bir sürü zamanımız kaldı.We still have plenty of time left.
Hâlâ boş birkaç oda vardı.There were several rooms still vacant.
Tekrar birlikte olalım.Let's get together again!
Onu başka bir zaman yapalım.Let's make it some other time.
Bir sonraki ziyaretin için sabırsızlanıyorum.I look forward to your next visit.
Eğer hâlâ açsan, bir hamburger daha ye.If you're still hungry, have another hamburger.
Bir ara tekrar birbirimizi göreceğimizi umuyorum.I hope we'll see each other again sometime.
Henüz bir bisiklet sürmediysen bir denemelisin.If you haven't driven a bike yet, you should give it a shot.
Seni başka bir zaman arayacağım.I'll call you some other time.
Günün birinde seni tekrar görmek isterim.I would like to see you again sometime.