bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Meksika'da bir devrim patlak verdi.A revolution broke out in Mexico.
Her birinin kendi tadı var.Each has his own taste.
Onlardan her biri kendi paketini taşıyordu.Each of them carried their own pack.
May bir yıldır Japonya'dadır.May has been in Japan for a year.
Hizmetçi her bir misafiri anons etti.The maid announced each guest.
Mary'nin önümüzdeki ay bir bebeği olacak.Mary is going to have a baby next month.
Mary bir kitap kurdu.Mary is a bookworm.
Mary bir kitap kurdudur.Mary is a bookworm.
Mary Japonya'ya gitmek için para biriktiriyor.Mary is setting by money to go to Japan.
Mary yanında uyuyan bir kediyle okuyordu.Mary was reading, with a cat sleeping beside her.
Mary mutfakta çalışırken genellikle bir melodi mırıldanır.Mary often hums a tune as she works in the kitchen.
Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.In her elementary school days, Mary dreamed of becoming a teacher.
Mary temiz kalpli bir öğrencidir.Mary is an ingenuous student.
Mary saf bir öğrencidir.Mary is an ingenuous student.
Mary'nin sosyal bir doğası vardır.Mary has a social nature.
Mary'nin bir sosyal mizacı vardır.Mary has a social nature.
Mary bana Amerikalı bir bebek verdi.Mary gave me an American doll.
Mary bana bir Amerikan bebeği verdi.Mary gave me an American doll.
Mary çocuklarını başıboş bıraktığı için John'u suçladı.Mary blamed Jack for leaving their children unattended.
Mary konuşması hoş olan bir kızdır.Mary is a girl who is pleasant to talk with.
Mary çok güzel bir kız.Mary is a very pretty girl.
Mary bir daktilocu oldu.Mary became a typist.
Mary oyunda, yaşlı bir kadın rolünü oynadı.Mary played the role of an old woman in the play.
Mary'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.Mary hit on a marvelous idea.
Mary konser için bir davetiyeyi geri çevirdi.Mary declined an invitation to the concert.
Mary ben aradığımda bir saattir örgü örüyordu.Mary had been knitting for an hour when I called.
Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştım.I met a friend of Mary's.
Mary'nin doğum günü için bir pasta yapacağım.I'm going to make a cake for Mary's birthday.
Kalbimde Mary için her zaman bir zaafım vardı.I have always had a soft spot in my heart for Mary.
Mary ve ben uzun yıllar boyunca birbirimizi tanıyoruz.Mary and I have been acquainted with each other for many years.
Mary ve benim aynı trende olmamız, tamamen bir tesadüftü.It was sheer coincidence that Mary and I were on the same train.
Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.Mary was wearing a black sweater when I met her.
Mary ve John tartıştılar, ancak bir süre sonra barıştılar.Mary and John quarreled, but made up after a while.
Ben onurlu bir ölümü tercih ederim.I would prefer an honorable death.
Biz orada bir kilise görebiliriz.We can see a church over there.
Bir zamanlar, Bu köyde yaşlı bir adam varmış.Once upon a time, there was an old man in this village.
Kavanozda biraz şekerleme var.There are some cookies in the jar.
Kavanozda birkaç kurabiye var.There are some cookies in the jar.
Benden sonra hep birlikte okuyun.Read after me all together.
Kalabalık ile birlikte gidin.Go along with the crowd.
Herkes Noel için bir kar sağanağı umuyordu.Everyone hoped for a snow flurry for Christmas.
Herkesten bir veda hediyesi aldım.I got a farewell present from everyone.
Herkes Nomo'un müthiş bir atıcı olduğunu düşünüyor.Everyone considers Nomo a great pitcher.
Herkes iyi bir yıl geçirdi.Everybody had a good year.
Milton klasik yazarlardan biridir.Milton is one of the classic writers.
Bir fincan süt iç, sana iyi gelir.Have a cup of milk. It will do you good.
Bama bir bardak süt verir misin?Will you give me a glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Bana da bir bardak süt getir.Get me a glass of milk.
Bir fincan süt ister misin?Would you like a cup of milk?
Süt bir bebeği besler.Milk nourishes a baby.
Biraz süte ne dersin?How about some milk?
Biraz süt istiyorum, ancak buzdolabında hiç yok.I want some milk, but there isn't any in the refrigerator.
Dr. Miller, bir süre beklemenizi istiyor.Dr. Miller wants you to wait for a while.
Bay Miller adında biri sizi görmek istiyor.A Mr Miller wants to see you.
Hepinize Mutlu Noeller ve mutlu bir yeni yıl diliyorum.I wish you all a merry Christmas and a happy new year.
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.Ladies and gentlemen, due to an accident at the airport, our arrival will be delayed.
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.Red, as opposed to green, is a sign of danger.
Az pişmiş et ve bir patates, lütfen.Medium-rare and a potato, please.
Suçiçeği, çocuklar için kaşıntılı bir baş belasıdır.Chicken pox is an itchy nuisance for kids.