bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım bir külah daha dondurma yiyeceğim.I think I will have one more ice cream cone.
Bir parça kek daha alabilir miyim?May I have another piece of cake?
Bir parça daha keke ne dersin?Would you like another piece of cake?
Bir parça daha kek ister misiniz?Would you like another piece of cake?
Bir şeyin doğrusunu bilecek kadar yeterince yaşlısın. Terbiyeni takın.You are old enough to know better. Behave yourself.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Başka bir tane deneyin.Try on another one.
Gerekli olan bir diğer şey bir sözlüktür.Another thing that is required is a dictionary.
Biraz daha gayret et ve zirveye ulaşacaksın.Make one more effort and you will reach the summit.
Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.I can't study anywhere in my house. It's too noisy.
Bir televizyon seti için daha fazla yer yok.There is no more room for a TV set.
TV izlemeyi bırakmanın zamanı geldi de geçti.It's about time you stopped watching television.
Biraz daha sıcak olsaydı çayımızı bahçede içebilirdik.We could have our tea in the garden, were it a little warmer.
O sadece biraz daha uzak.It's just a little further.
Biraz daha medeni olmayı deneyebilirsiniz.You could try and be a bit more civilized.
Biraz daha medeni olmayı deneyebilirsin.You could try and be a bit more civilized.
Biraz daha tuz eklemeye ne dersin?How about adding a little bit more salt?
Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?Could you please speak a little bit more slowly?
Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?Could you please speak a little bit more slowly?
Orada bir şey yok.There's nothing there.
Biraz daha çabayla.With a little more effort.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I was nearly hit by a car.
Neredeyse öğle vakti. Neden bir lokma yemek için durmuyoruz.It's nearly lunchtime. Why don't we stop to have a bite to eat?
Bir çocuğumuz olacak.We are going to have a baby.
Artık birbirimizi görmememiz daha iyi olur.It would be better for both of us not to see each other anymore.
Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Artık bira içemem.I can't drink the beer any more.
Onun başka bir DTP çekimine ihtiyacı var.She needs another DPT shot.
Garson, lütfen bana bir bardak daha bira getir.Waiter, please bring me another glass of beer.
Kötü bir haftaydı. Trenim üstüste iki gün gecikti.This was a bad week. My train was late two days in a row.
Bir dakika önce biz kraliçe görmüş olabiliriz.One minute earlier, and we could have seen the Queen.
Bir fincan daha iç.Have another cup.
İkinci bir yardıma ne dersin?How about a second helping?
Lisede bir yılım daha var.I have another year at high school.
Bir gece daha kalmak istiyorum. Mümkün mü?I'd like to stay one more night. Is that possible?
Ben bir kez daha hava yoluyla gidersem uçakta beş kez uçmuş olurum.If I go by air one more time, I'll have flown in an airplane five times.
Eğer tekrar yaşasam bir müzisyen olmak isterim.If I were to live again, I would like to be a musician.
Onu bir kez daha söyler misin?Would you say it once more?
Bir kez daha lütfen.Once more, please.
Bir konu ilave edebilir miyim?May I add a point?
Bir kişi için daha yer var mı?Is there any space for one more person?
Başka bir sorun arabayı nerede durduracağım.Another problem is where to stop the car.
Saat zaten on bir. Şimdi gidiyor olmalıyım.It's already eleven o'clock. I must be leaving now.
Üyelerden herhangi biri seninle aynı fikirde mi?Do any of the members agree with you?
Mary bir öğretmen olmak istiyor.Mary wants to become a teacher.
Mary duygu yüklü bir kız.Mary is a girl full of sentiment.
Mary'ye işvereni tarafından bir zam verildi.Mary was given a raise by her employer.
Mary Jane'den daha iyi bir yüzücü.Mary is a better swimmer than Jane.
Bir menü göreyim.Let me see a menu.
Lütfen bir menü görebilir miyim?May I see a menu, please?
Menünün içinde büyük bir çeşit yemek vardı.There was a great variety of dishes on the menu.
Nadiren bir kütüphaneye giderim.I seldom go to a library.
Mesjı bir kez daha okuyun.Read the message once more.
Meg birçok yeni arkadaş edindi.Meg acquired many new friends.
Meg'in diller için bir yeteneği var.Meg has a facility for languages.
Meg'in bir evcil hayvan olarak bir kedisi var.Meg has a cat as a pet.
Meg bir davul çalıyor.Meg is beating a drum.
Meg bir kutu domates satın aldı.Meg bought a can of tomatoes.
Meg'in güzel bir yüzü var.Meg has a lovely face.
Meg'in ayakkabıları biraz gevşek.Meg's shoes are a little loose.