bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha ağır yağmur sele neden olabilir.A little heavier rain might cause a flood.
Eğer fiyat biraz daha düşük olsaydı uçak biletlerini alırdık.We would have bought the plane tickets if the price had been a little lower.
Bana bir indirim yapar mısın?Can you give me a discount?
Fiyatı biraz indiremez misin?Can't you bring down the price a bit?
Daha ucuz bir odanız var mı?Do you have a cheaper room?
Biraz daha ucuz olan bir odanız var mı?Do you have a room that's a little cheaper?
Bana daha iyi bir fiyat verebilir misiniz?Could you give me a better price?
Radyoyu biraz kıs.Turn the radio down a little.
Lütfen biraz daha yavaş konuşun.Please speak a little more slowly.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musun?Would you speak more slowly, please?
Biraz daha yavaş konuşur musun?Would you mind speaking more slowly?
Sanırım biraz daha yapmalıyız.I think we should do some more.
Ateşe biraz daha odun koy.Put some more wood on the fire.
Biraz daha sığır eti ister misiniz?Would you like some more beef?
Biraz daha ekmek istiyorum, lütfen.I'd like some more bread, please.
Neredeyse mükemmel bir skor yaptım.I almost got a perfect score.
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Biraz daha salata ister misin?Would you like some more salad?
Biraz daha biber ekle.Add a little more pepper.
Biraz daha kahve almaz mısınız?Won't you have some more coffee?
Biraz daha pasta alır mısın?Will you have some more cake?
Biraz daha kek ister misin?Would you like some more cake?
Biraz daha çay alabilir miyim?Can I have some more tea?
Niçin bir süre kalmıyorsun?Why don't you stay a little while?
Bir tatil yapmamın zamanı geldi.It is time for me to take a vacation.
Henüz bir karara vardın mı?Have you arrived at a decision yet?
Bu saçmalığa bir son verme zamanın.It is time you put a stop to this nonsense.
Lütfen bir tane daha al.Please take another one.
Sadece biraz daha çaba sarfetse, başarırdı.With just a little more effort, he would have succeeded.
Bir içki daha içelim ve sonra seni eve geri götüreceğim.Let's have one more drink, and then I'll take you back home.
Bir bardak şarap daha içer misin?Will you have another glass of wine?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha bira ister misin?Would you care for another glass of beer?
Canım bir bira daha istiyor.I feel like another beer.
Bir fincan daha kahve içmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my drinking another cup of coffee?
Bir fincan daha kahve almaz mısınız?Won't you have another cup of coffee?
Bana bir fincan daha çay verin.Give me another cup of tea.
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Bir fincan çay daha ister misin?Will you have another cup of tea?
Bir fincan daha çay alır mısın?Will you have another cup of tea?
Bir ya da iki gün daha sabret.Have patience for another day or two.
Lütfen bana bir kopya daha gönder.Please send me another copy.
Başka bir savaş çıkarsa hepimiz öldürüleceğiz.Another war, and we all will be killed.
Onu bir kez daha açıkla, Jerry.Explain it once more, Jerry.
Bunu bir kez daha deneseydi, başarırdı.Had he tried it once more, he would have succeeded in it.
Bir kez daha denememe izin verir misin?Will you let me try once more?
Bir kez daha denememe izin verir misiniz?Will you let me try once more?
Onu bir kez daha okuyun, lütfen.Read it once more, please.
Bir hata daha yaparsa, kovulur.Another mistake, and he will be fired.
Bana ikinci bir şans ver.Give me a second chance.
Bana bir şans daha verin.Give me another chance.
Onu bir kez daha okuyun.Read it once more.
Bir kere daha dene.Try it once again.
Onu ikinci bir kez yap.Do it a second time.
Niçin bir kez daha denemiyorsun?Why don't you give it another try?
Ben bir kez daha oraya gitmek istiyorum.I want to go there once more.
Bu kitabı bir defa daha okursam, üç defa okumuş olacağım.If I read this book once more, I shall have read it three times.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmek için can atıyorum.I am anxious to visit Britain once again.
Bir kez daha deneyelim.Let's try once again.
Lütfen bana başka bir tane daha gösterin.Please show me another one.