bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Ev almak isteyen birini duyarsan, lütfen bana bildir.If you happen to hear of anybody that wants to buy a house, please let me know.
Param olsa bir dünya seyahatine çıkardım.If I had the money, I would make a trip around the world.
Herhangi bir sorunun olursa bana bildir.If you have any questions, please let me know.
Kahve çok koyu olmuşsa biraz daha su ekle.If the coffee is too strong, add some more water.
Bir kek yersen seni azarlarım.If you eat any cake, I'll whip you.
Daktilonuzu ödünç almamla ilgili bir ihtimal var mı?Is there any chance of my borrowing your typewriter?
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Eğer bir süre evden uzak olursam, posta servisini bırakacağım.If I'm away from home for a period of time, I will stop mail delivery.
Amerikalılar Japonlardan farklı bir şekilde cevap verirdi.Americans would have responded differently from Japanese.
Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim görmek istiyorsan bir öğrenci vizesi almalısın.If you want to study in the United States, you need to get a student visa.
Eğer gelemiyorsan senin yerine birini gönder.If you can't come, send someone in your stead.
Eğer bir diyetteysen kahvaltıyı atlamanın sana yardım etmeyeceğini unutma.Don't forget that, if you are on a diet, skipping breakfast will not help you.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
Moteller hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information on motels.
Mozart bir müzisyen olmak için getirildi.Mozart was brought up to be a musician.
Motorda herhangi bir sorun yok.There is nothing the matter with the motor.
İlacından bir doz almanın zamanı geldi.It's time you had a dose of your medicine.
Ben dehşete düştüm. Beni nutku tutulmuş bırakıyorsun.I'm appalled. You leave me speechless.
Ben tekrar bir köpek bulundurmamaya karar verdim.I've decided not to keep a dog again.
Birkaç ay içerisinde İngilizceyi akıcı olarak konuşabileceksin.You will be able to speak fluent English in another few months.
Şimdi kapatmak zorundayım. Biri telefonu kullanmak için bekliyor.I've got to hang up now. Someone is waiting to use the phone.
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.It is about time we bought a new microwave oven.
Bir üniversite öğrencisi olduğundan, daha fazla çalışmalısın.Now that you're a college student, you should study harder.
Şimdi sen bir üniversite öğrencisisin. Sen daha iyisini bilmelisin.Now that you are a college student, you should know better.
Birkaç saat boyunca bunu okuyorum.I have been reading this for a few hours.
Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.You should get yourself a new car now.
Bir lokma daha yiyemedim.I could not eat another bite.
Biraz daha uyumak istiyorum.I want to sleep a little more.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Keşke biraz daha uzun olsam.I wish I were a little taller.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha kalamaz mısın?Can't you stay a little longer?
Biraz daha dikkat etmeliydim.I should have paid a little more attention.
Biraz daha bilgelikle, o, sıkıntı içinde olmazdı.With a little more wisdom, he would not have got in trouble.
Biraz daha yüksek.A little louder.
Biraz daha büyük olan başka bir tane yok mu?Don't you have another one that's a little larger?
Bana birkaç dakika daha verebilir misin?Could you give me a few more minutes?
Eğer biraz daha erken gelseydin, onunla karşılaşabilirdin.Had you come a little earlier, you could have met her.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Bir adım ileriye ilerle.Move forward one step.
Bana biraz daha su verin.Give me a little more water.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
Lütfen sesi biraz daha kısın.Please turn down the volume a little bit more.
Biraz daha küçük olanı var mı?Do you have one a little smaller?
Biraz daha ister misiniz?Would you like some more?
Ben size birkaç soru daha sorabilir miyim?May I ask you some more questions?
Biraz daha şeker koyun.Put in a little more sugar.
Etrafıma biraz daha bakınmayı düşünüyorum.I think I'll look around a little more.
Ben biraz daha süt alabilir miyim?Can I have some more milk?
Keşke daha iyi bir hafızam olsa.I wish I had a better memory.
Biraz daha bekler misiniz?Can you hold on a little longer?
Eğer biraz daha sabırlı olsaydı, başarılı olabilirdi.If she had been a little more patient, she could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın başarabilirdin.If you had been a little more patient, you could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın, başarırdın.If you had been a little more patient, you would have succeeded.
Onu biraz kısmak ister misin?Would you like to turn it down a little?