Ana içeriğe geç
Sözlük

bir araba ile cümle

bir araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, Mary'ye bir araba satın aldı.Tom bought Mary a car.
Tom piyangoda kazandığı parayla yeni bir araba satın aldı.Tom bought a new car with the money he won in the lottery.
Tom ve Mary oğulları için bir araba satın aldı.Tom and Mary bought a car for their son.
Gerçekten yeni bir araba almalıyım.I really should buy a new car.
Gerçekten yeni bir araba almam gerekiyor.I really ought to buy a new car.
Sadece ikinci el bir araba almayı göze alabilirim.I can only afford to buy a used car.
Gerçekten artık bir araba satın almak istiyor musun?Do you really want to buy a car now?
Burası Tom'un bir araba tarafından çarpıldığı köşedir.This is the corner where Tom got hit by a car.
Tom dışarıda park etmiş koyu mavi bir araba fark etti.Tom noticed a dark blue car parked outside.
Tom beyaz bir araba kullanıyor.Tom drives a white car.
Tom son üç yıldır yeni bir araba alma hakkında konuşuyor.Tom has been talking about getting a new car for the last three years.
Tom'a yeni bir araba alması gerektiğini söyledim.I told Tom he should buy a new car.
Onlar bir araba süremezler.They can not drive a car.
Tom saygın bir bayiden kullanılmış bir araba satın aldı.Tom bought a used car from a reputable dealership.
Yeni bir araba almak için para biriktirmemiz gerekiyor.We need to save up money to buy a new car.
Gezim için bir araba kiralamak istiyorum.I want to rent a car for my trip.
O yeni bir araba mı?Is that a new car?
Tom yeni bir araba istiyor.Tom wants a new car.
Tom yaya geçidi üzerindeyken ona bir araba çarptı.Tom was struck by a car on the pedestrian crossing.
Ne tür bir araba kullanıyorlardı?What kind of car were they driving?
Ben bir araba kiralamak istiyorum, lütfen.I'd like to rent a car, please.
Kendine yeni bir araba satın aldı.He bought himself a new car.
Bu yeni bir araba değil.This is not a new car.
Başka bir araba almak zorundayız.We've got to get another car.
Önümüzde uzun bir araba gezintimiz var.We have a long drive ahead of us.
Tom manuel vitesli bir araba nasıl kullanılır bilmiyor.Tom doesn't know how to drive a manual.
Çok param olursa yeni bir araba alırım.If I have a lot of money, I'll buy a new car.
Çocuklu bir arabada sigara içmek, çocuk istismarına eşdeğer olarak kabul edilir.Smoking in a car with children is considered as tantamount to child abuse.
16 yaşın altındaki bir çocukla bir arabada sigara içmek yasalara aykırıdır.Smoking in a car with a child under 16 is against the law.
Tom bir araba almak istiyor ama parası yetmiyor.Tom wants to buy a car, but he can't afford to.
Tom kötü bir araba kazası geçirdi.Tom has been in a bad car accident.
Tom'a bir araba çarptı.Tom got hit by a car.
Tom'un köpeği bir araba tarafından ezildi.Tom's dog was run over by a car.
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordu.Tom came very near being hit by a car.
Yeni bir araba almaya gittiğini söyledin.You said you were going to buy a new car.
Tom tıpkı babası gibi bir araba satıcısı oldu.Tom became a car salesman, just like his dad.
Yeni bir araba satın almayı göze alamıyoruz.We can't afford to buy a new car.
Tom bir araba kazasında oğlunu kaybetti.Tom lost his son in a car accident.
O harika küçük bir araba.It's a great little car.
O komik görünümlü bir araba.That's a funny looking car.
Bunun ne tür bir araba olduğunu düşünüyorsun?What kind of car do you think that is?
Ne tür bir araba satın almak istiyorsun?What kind of car would you like to buy?
Bu zamanda bizim bile yeni bir araba almayı düşünmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should even consider buying a new car at this time.
Böyle pahalı bir araba almamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think that we should buy such an expensive car.
Onun ne tür bir araba olduğunu bilmiyorum.I don't know what kind of a car it was.
Eğer param yetse elektrikli bir araba satın alırım.If I could afford it, I would buy an electric car.
Bir araba geri tepmesi duydum.I heard a car backfire.
Uzun bir araba gezintisi oldu.It's been a long drive.
Adam bir araba sürüyor.The man is driving a car.
Tom elektrikli bir araba kullanıyor.Tom drives an electric car.
Eski bir arabadan ziyade, yeni bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a new car rather than an old one.
Bir araba kiralamak zorunda kaldım.I had to rent a car.
Bir araba kiralamak zorunda mısın?Do you have to rent a car?
Bir araba kiralamak zorunlu mu?Is it obligatory to rent a car?
Tom yeni bir araba yerine kullanılmış bir araba almaya karar verdi.Tom decided to buy a used car instead of a new one.
Neden böyle bir araba satın aldın?Why did you buy a car like this?
Tom kendine bir araba satın alamaz.Tom can't buy himself a car.
Ben başka bir araba istemiyorum, arabamı istiyorum.I don't want another car, I want my car.
Tom bir araba kiralamak zorunda kaldı.Tom had to rent a car.
Tom daha büyük bir araba aldı.Tom bought a larger car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod