Ana içeriğe geç
Sözlük

bir araba ile cümle

bir araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir araba aldığını duyuyorum.I hear you bought a new car.
Tom yeni bir araba almak istediğini söylüyor.Tom says he wants to buy a new car.
Tom neden yeni bir araba aldı?Why did Tom buy a new car?
Dışarıda bir araba duydum.I heard a car outside.
Yeni bir araba satın almak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to buy a new car.
Gerçekten yeni bir araba satın almak istiyorum.I'd really like to buy a new car.
Sanırım yeni bir araba almalıyız.I think we should buy a new car.
Daha küçük bir araba alalım.Let's get a smaller car.
Köpeğime bir araba çarptı.My dog was hit by a car.
Marco oğluna bir araba aldı.Marco bought his son a car.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw him get hit by a car.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını ördüm.I saw her get hit by a car.
Onlara bir araba çarptı.A car hit them.
Ona bir araba çarptı.A car hit him.
Biri onlara bir araba verdi.Someone gave them a car.
Biri ona bir araba verdi.Someone gave him a car.
Tom bir araba aldı.Tom bought a car.
Tom bir araba sürebilir.Tom can drive a car.
Onlar bu fabrikada her on dakikada bir araba üretirler.At this factory, they produce a car every ten minutes.
Tom, hapiste iken, kötü şöhretli bir araba hırsızı olan John'la arkadaş oldu.While in jail, Tom befriended John, an infamous car thief.
Dan yerel bir araba kiralama ajansında görüldü.Dan was spotted at a local car rental agency.
Bu eski model bir araba mı?Is this a vintage car?
Tom geçen hafta bir araba satın aldı.Tom bought a car last week.
O ne tür bir araba?What kind of car is that?
Tom'un pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tom bought an expensive car.
Tom pahalı bir araba satın aldı.Tom bought an expensive car.
Ortalama bir araba için önerilen lastik basıncı yaklaşık 32 psi'dir.The recommended tyre pressure of the average car is around 32 psi.
Piyangoyu kazanırsam bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy you a car.
Piyangoyu kazanırsam yeni bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy a new car.
Arada bir yanımdan bir araba geçti.Every once in a while, a carriage passed by me.
Onların yeni bir araba almasını beklemiyorduk.We didn't expect them to buy a new car.
Şimdiye kadar ilk kez bir araba sürdüm.That was the first time I had ever driven a car.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Ten years ago, our parents died in a car crash.
Arkadaşım sarı bir araba aldı.My friend bought a yellow car.
Arkadaşım sarı bir araba satın aldı.My friend bought a yellow car.
O, ikinci el bir araba aldığını söyledi.He said that he had bought a used car.
Nereden bir araba ödünç alabilirim?Where can I borrow a car?
Kırmızı bir araba aldım.I bought a red car.
Keşke öyle bir araba almak için yeterince zengin olsam.I wish I were rich enough to buy a car like that.
Arkadaşlarımdan biri kırmızı bir araba aldı.One of my friends bought a red car.
Tom oğluna bir araba aldı.Tom bought his son a car.
Yaklaşan bir araba var.There's a car approaching.
Tamam, yarın bir araba alacağım!OK, I'll buy a car tomorrow!
Tom her üç yılda genellikle yeni bir araba aldığını söylüyor.Tom says he usually buys a new car every three years.
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Tom böyle bir araba sürmezdi.Tom wouldn't drive a car like this.
Tom yeni bir araba satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy a new car.
Tom'un bir araba alacak maddi gücü yok.Tom can't afford to buy a car.
Tom uygun fiyatlı bir araba istedi.Tom wanted a moderately priced car.
Tom bir arkadaştan bir araba ödünç aldı.Tom borrowed a car from a friend.
Tom bir araba almak için para biriktiriyor.Tom has been saving money to buy a car.
İşte bir araba.Here's a car.
Dikkatli ol, bir araba var!Be careful, there's a car!
Tom yeni bir araba satın almayacak.Tom isn't going to buy a new car.
Tom'un bir araba alacak kadar parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a car.
Ben bir araba sürmüyorum.I don't drive a car.
Tom daha eski bir araba sürmektedir.Tom drives an older car.
Dikkat et! Bir araba geliyor!Watch out! There's a car coming!
Dikkat et! Gelen bir araba var!Watch out! There's a car coming!
Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.A truck typically uses more gas than a car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bir araba ile cümle - Sayfa 10 - bir araba kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App