Cadde boyunca bir araba sürüyordu.He was driving a car along the street.
Sonunda yeni bir araba alması için babasıyla konuştu.He finally talked his father into buying a new car.
Onların yeni bir araba almasını ummuyoruz.We do not anticipate their buying a new car.
Yardım fonunu yükseltmek için bir araba gezintisine başladılar.They started a drive to raise a charity fund.
Onlar televizyonda yeni bir arabanın reklamını yaptılar.They advertised a new car on TV.
Ona yeni bir araba aldım.I bought her a new car.
Ben ona yeni bir araba satın aldım.I bought her a new car.
O bir araba sürebildi.She managed to drive a car.
O bir araba daha alma hakkında şüpheye düşüyor.She is having second thoughts about buying another car.
O bir araba sürebilir.She can drive a car.
Oğlunu bir araba kazasında kaybetti.She lost her son in a car accident.
Bir araba kazasında hayatını kaybetti.She was killed in an automobile accident.
O bir araba ile geldi.She arrived in a car.
O neredeyse bir araba tarafından eziliyordu.She was almost knocked down by a car.
O, caddeyi geçerken bir araba tarafından çarpıldı.She was hit by a car while she was crossing the street.
Babam gençken bir araba alamadı.My father couldn't afford a car, when he was young.
Babam yeni bir araba satın aldı.My father has bought a new car.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.My friend wants a car of his own.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezildi.The old man was run over by a car.
Oraya gitmek için bir arabam olsa kütüphaneye giderim.I would go to the library if I had a car to get there.
O, yabancı bir araba almak için çok çalıştı.In order to buy a foreign car, he worked very hard.
O yabancı bir araba alabilmek için çok çalıştı.He worked very hard so he could buy a foreign car.
Bir araba sürmek için, bir ehliyete ihtiyacın var.To drive a car, you need a license.
O, bir araba satın almak istiyor fakat göze alamıyor.She wants to buy a car, but she can't afford to.
O bir araba tarafından ezildi.She was run over by a car.
Köpek bir araba tarafından çarpıldı.The dog was hit by a car.
O neredeyse bir araba tarafından ezilecekti.She came very near to being run over by a car.
O neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.She was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.He was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordumI was almost hit by a car.
Güzel bir araba alacağımı düşünüyorum.I think I would buy a nice car.
Biz her biri için bir araba alacağız.We'll buy one car for each.
Gördüğüm bir araba mıydı yoksa bir kedi miydi?Was it a car or a cat I saw?
Chris'in süreceği bir arabası yoktu.Chris didn't have a car to drive.
O ikinci el bir araba almalıydı.She should have bought a used car.
Onun yabancı bir arabası var.He has a foreign car.
Dün kırmızı bir araba aldım.Yesterday, I bought a red car.
Yeni bir araba alıyorum.I am buying a new car.
Bir arabam, bir motosikletim ve iki bisikletim var.I have a car, a motorcycle, and 2 bicycles.
Ben yeni bir araba satıyorum.I am selling a new car.
Bir araba kiralamak isterim.I would like to hire a car.
Yaşlı adama bir araba çarptı ve derhal hastaneye götürüldü.The old man was hit by a car and was immediately taken to the hospital.
Ona bir araba çarptı ve hemen öldü.He was hit by a car and died right away.
Carole kiralık bir araba kullanıyor.Carole is driving a rental car.
Bir araba için gerekeni aldım.I got the need for a car.
Yeni bir araba almak için bir fırsatım yok.I don't have an opportunity to get a new car.
Bu bir araba.This is a car.
Manüel vitesli bir araba kullanabilir misin?Can you drive a manual transmission?
Bir araba aldım.I have bought a car.
Bir araba tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a car and died instantly.
Onlar bir araba satın aldı.They bought a car.
Onlar yeni bir araba satın almayı ertelediler.They delayed buying a new car.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom is making spare parts in a car factory.
Bir arabada kaç tane sıvı kullanılır?How many fluids are used in a car?
Tom ücretsiz bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bedava bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bir araba kazasında yaralandı.Tom was injured in a car accident.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Bir araba, bir uçak ve bir bilgisayar hepsi makinedir.A car, an airplane, and a computer are all machines.
Evimin önüne garip bir araba park edildi.A strange car was parked in front of my house.