Abhisit küresel ekonomik kriz ve iç siyasi gerginliklerin arttığı bir dönemde bir anda Başbakan oldu.布雷维耶在大萧条之始以及当地经济处于衰退时就任。
Ve bir anda bir adama çarparlar.會以是計偕有人。
Namaz kılanlar kendilerini bir anda kuşatma altında buldular.親眼目睹瞬將自己沉入地底。
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?」-引申到「我到底看了什麼?
Hitler, 14 Mayıs'ta, Hollanda direnişinin bir anda ezilmesini emretti.5월 14일 히틀러는 네덜란드의 저항에 화가 나 한번에 저항을 진압하라고 명령했다.
Her şey bir anda oldu.순식간에 벌어진 일이었다.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?하느님이 "네가 무엇을 보느냐?"
Yıldız bir anda çok fazla ısınır ve genişler.다른 별은 더 뜨겁기도, 차갑기도 한 광구를 가지고 있다.
İstasyonda dolaşmaya devam ederlerken bir anda istasyonun yer çekimi kalkanı bozulur.시간표가 혼잡해지면 이 역에서 운전이 중단되어 사고 발생시에는 이 역 동부 구간의 운행이 일시 중단되는 경우가 있다.
Sonra bir anda ışıklar söndü.이 시간동안 빛은 중단했다.
“Bir anda Pascal evinde savaş çıkmıştı."לפתע הייתה מלחמה בבית של פסקל.
İstediği yere böylece bir anda ulaşır.אני נוסע איפה שבא לי.
Sonra bir anda ışıklar söndü.לפתע, כבו האורות.
Grup bir anda popüler oldu ve her yerde şarkıları söylenmeye başlandı.אחרי זמן קצר הוא נעשה פופולרי ושיריו הושמעו בכל מקום.
Her şey bir anda oldu.הכל בא בבת אחת.
Sonra bir anda odaya elinde silahla Asker girer.לפתע, נכנס לחדר חייל ומאיים ברובה.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.וכל זה היה יודע בכל עת ובכל שעה ורגע.
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.לאחר עשרים יום הם אף פתחו בשביתת רעב.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?אמור לי עכשיו, מתי אראה אותך?
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Дъждът продължава непрестанно да вали.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Всички присъствуващи изпадат в паника.
Bir anda ortaya çıkan eli silahlı gruplar Alevi mahallelerine uzun namlulu silahlarla saldırmaya başlamıştır.Група разрушители пристига по това време, за да предостави поддържащ артилерийски огън.
Bir anda çarpışırlar; ama kim olduklarını hatırlayamazlar.Някой места са забранени а някой са виждани, но не се помни къде са.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?Нейната реплика е "Какво правиш?".
Nüfus bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayıdır.Населението на света е общият брой хора, който живее на Земята в точно определен момент.
Her şey değişti bir anda.Беше годината, в която всичко се промени.
Böylece bir anda güçleri artar.В един момент те наистина политат.
Grup bir anda popüler olmuştur.Групата бързо набира популярност.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Može se primijetiti na svakom sportskom susretu kad jednu ekipu uhvati panika.
Ancak yolda başlarına gelen aksi tesadüflerle kendilerini bir anda çölün ortasında bulurlar.Istina je po svojoj prilici negdje u sredini.
İstediği yere böylece bir anda ulaşır.Do), put kojim se nekud želi stići.
Bir anda gülbang sesi yükseldi: “Alla!Jedan od glasnijih šapata jasno kaže: "Sve će se vratiti".
Bir anda ülke çapında tanındı ve büyük hayran kitlesine ulaştı.Napokon je postao opće poznat i uživao je veliki ugled.
İşe başlar fakat bir anda kendisini gizli bir tehlikenin içerisinde bulur.Prvi će napasti ako osjeti ikakvu opasnost.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Zanedlho však začne pršať.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Chátrajúci skelet autobusky možno prestane strašiť .
Her şey bir anda oldu.To všetko sa zrazu otvorilo.
Makinelerin arasına girer girmez bir anda güçlerini kaybetmeye başlar.Pri jej prekročení motor začne strácať kroky.
Dizi bir anda popüler olunca müzikleri de büyük bir ilgi görür.S rastúcou popularitou sa dostáva i do vážnej hudby.
En azılı suçlular bir anda hapishanede özgür kalır.Do tohoto väzenia posielajú len tých najhorších zločincov.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.V istom zmysle všetko existuje všade a vo všetkých okamihoch.
Onu Kaybedince Bir Anda Her Şeyimi Kaybettim Sandım.Mali sme chvíle, kedy sme si mysleli, že to všetko nikam nevedie.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Sčasoma je začelo deževati.
Bu nedenle, belirli bir anda dalga ve parçacığın tam özelliklerinin ölçülmesi imkânsızdır.Zaradi tega je v poljubnem trenutku nemogoče meriti vse značilnosti valovanja in delca.
Bir anda gülbang sesi yükseldi: “Alla!Nasmejal se je in zaklical na ves glas: »O, ljudje!
Öğrendikleri bir anda hayatını değiştirir.Njen svet se spremeni, ko spozna Vita.
Sonra bir anda odaya elinde silahla Asker girer.Vstopil je v stavbo s puško v roki.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Staiga pradėjo lyti.
Milli takıma bir anda en çok sporcu gönderen takımdır.Tai daugiausiai sportininkų atsiuntusi šalis.
Her şey değişti bir anda.Bet kartą viskas pasikeitė.
Daha sonra Evcimik sayısız konserle bir anda Türkiye'nin en çok konuşulan pop müzik sanatçısı olmuştur.Duetas vėliau tapo sėkmingiausia Rusijos pop muzikos grupe.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Oro uoste kyla panika.
Bir anda, makineyi alev aldı.Deja, ši mašina greitai sudegė.
Onu gören herkes lanetten ötürü bir anda taşa dönüşür.Igaüks, kes neid vaatas, muutus otsekohe kiviks.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?Naine küsis: "Mis sa nüüd siis teed?"
Hızlı kısımda bir anda baştaki dansçı hızlı şekilde dans etmeye başlar.Mõnikord jalutavad tantsijad laval tükk aega niisama ringi enne kui tantsimist alustavad.
Parça bir anda patladı ve yılın en iyi parçaları arasına girdi.Üks tema neerudest plahvatas ja ta oli aasta aega halvatud.
Bir anda takıma liderlik etme görevi Hill’in olmuştu.Sel ajal oli leidangi juhatamine jarli kohustus.
Bir anda ülke yönetiminde azınlık durumuna düşerler.Halduslikult jääb madalik Pärnu maakonda.
Çok yorulduğu bir anda tek kişilik bir sipere sığınır.Üksiksaatuste varal kujutab ta allegooriliselt inimest üldse.