Bir anda Bayram hiç görmediği babasının mirasına konar.Пожарный Нэш неожиданно получает наследство от отца, которого он никогда не видел.
Bir anda bağımlısı oldum.Как-то сразу сошлись.
Doktor ve Martha da hastanedeyken, hastane bir anda Ay'a taşınır.Доктор и Роза тем временем идут в больницу.
Bir anda yaşamı altüst olur.И мгновенно ты избавишься от бед.
Bir anda ülke çapında tanındı ve büyük hayran kitlesine ulaştı.Он много ездил по стране и приобрёл известность.
Grup bir anda popüler olmuştur.Группа сразу же стала популярной.
Her şey bir anda oldu.Всё это произошло одномоментно.
Savaş bölgesinden kaçmaya çalışan bir çocuk bir anda el şeklindeki mayınların arasında kalarak tuzağa düşer.Через военную зону бежит маленький мальчик, который попадает в ловушку на поле «ручных мин».
Genellikle beklenmedik bir anda ortaya çıkar.Часто внезапно появляется в неподходящий момент.
Binanın önündeki kalabalık bir anda yaklaşık 250 kişiye ulaştı.На следующее утро перед зданием собралась толпа численностью не менее пяти тысяч человек.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?Что-нибудь да сделаем…» «Что вы сделаете?
Sonra bir anda ışıklar söndü.Через какое-то время свет исчез.
Her şey bir anda oldu.حدث ذلك فجأة.
1 Mart, 2010 yılında RapidShare.de bir anda kapandı, ve kullanıcıların çoğu RapidShare.com'a girdiler.في 1 مارس 2010، كان RapidShare.de مغلق تماما، وأحيلت المستخدمين الذين يزورون الموقع لRapidShare.com.
Herhangi bir anda, açlıktan ölmeye sadece birkaç saat uzaktadırlar.وبعد أسابيع قليلة، ماتوا من الجوع.
Bu nedenle, belirli bir anda dalga ve parçacığın tam özelliklerinin ölçülmesi imkânsızdır.ولذلك، فإنه من المستحيل قياس كامل خصائص الموجات والجسيمات في لحظة معينة.
İşe başlar fakat bir anda kendisini gizli bir tehlikenin içerisinde bulur.في البداية تجده مزعجاً، لكن سرعان ما تقع في حبه وتكتشف أن يخفي سراً.
Ama bütün bunlar olurken, Marion bir anda öldürülür.أي لمسه منه ستموت فيونا على الفور.
İstediği yere böylece bir anda ulaşır.أما فريقة يعود إليه متى شاء.
Ancak bir anda Jericho'ya saldırdı.وعلى الفور بدأت بانك مهاجمة جيروكو.
Grup bir anda popüler olmuştur.وسرعان ماكتسب شعبية على مستوى العالم.
Ancak bir anda ışıklar kesildi ve TitanTron kayboldu.وبعد أن انطفأت الأنوار بوقت قصير، انشطرت تيتانيك إلى نصفين.
Her şey bir anda oldu.Tudo saiu de uma só vez.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Porém em menos de um segundo, um feixe de luz desceu do céu e incendiou a floresta".
Her olay bir anda gerçekleşir ve sistemde bir durum değişimini gösterir .Cada evento ocorre em um determinado instante de tempo e marca uma mudança de estado no sistema.
İkisinin de bir anda en az bir kız arkadaşı olur.Cada um tem pelo menos uma esposa.
Bir anda yaşamı altüst olur.A vida muda num instante.
Sonra bir anda ışıklar söndü.Por um momento, se apagaram todas as luzes.
Bir anda içeride toplam 11 kişi olur.Eram num total 11 integrantes.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Em poucos minutos começou a chover.
ASIS bir anda MO9 olarak sevk edildi.Nasr foi empurrado para nono.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Todos em volta dele entram em pânico.
Her şey değişti bir anda.Até que em uma má noite tudo mudou.
Bir anda içeri Gerard girer, kızın bir sevgilisi olduğunu anlamıştır.Logo a polícia descobre que Scott tinha uma amante.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Sempre que há um problema, aparece na hora certa.
Eylemin veya durumun gelecekteki bir anda tamamlanmış olacağını bildirir.Acredita-se que o debate será continuado e finalizado em um momento apropriado no futuro.
Bir anda yağmur yağmaya başlar.Plots begint het te regenen.
CD bir anda başarılı oldu.De cd was in een dag opgenomen.
Eylemin veya durumun gelecekteki bir anda tamamlanmış olacağını bildirir.Deze werkwoordstijd drukt een handeling of toestand uit die ergens in de toekomst voltooid zal zijn.
İkisinin de bir anda en az bir kız arkadaşı olur.Samen kregen ze minstens een dochter.
Yıldız bir anda çok fazla ısınır ve genişler.Hierop zijn de sterren koeler en veel feller in lichtkracht.
Sonra bir anda ışıklar söndü.Daarna ging snel het licht uit.
Bir anda, makineyi alev aldı.Met die machine viel hij uit.
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Ieder die zijn naam hoort, gaat er meteen in paniek vandoor.
"Bir anda durmadan çalışır olmuştum."Hier heb ik altijd snel gelopen.
Onu gören herkes lanetten ötürü bir anda taşa dönüşür.Ieder die hen aankeek zou in steen veranderen.
Bosko bir anda şişeden fırlar ve geri döneceğine söz verir.Bosko wyłazi z buteleczki i obiecuje powrócić.
“Bir anda Pascal evinde savaş çıkmıştı."Nagle w domu Pascalów rozpoczęła się wojna.
Bir anda çarpışırlar; ama kim olduklarını hatırlayamazlar.Nieco później powraca, jednak nie pamięta kim jest.
Her şey bir anda oldu.To musiało kiedyś się stać!
Otobüste bulunan herkes bir anda paniğe kapılır.Gdy ktoś ma kłopoty, wpada w panikę.
En azılı suçlular bir anda hapishanede özgür kalır.Przynajmniej jeden podejrzany nadal pozostaje na wolności.
Ve bir anda bir adama çarparlar.Nagle zauważa jakiegoś człowieka.
Saray bir anda karışır ve muhafızlar gelecekten gelen bu 3 kişinin peşine düşer.Świat wtedy opanowany jest przez obserwatorów przybyłych z przyszłości.
Bir anda Orton göründü ve English'a RKO yaptıktan hemen sonra bir tane de Rusev'e yaptı.Do ringu wkroczył Orton, który Englishowi i Rusevowi wykonał po RKO.
Yani dalganın sıklığını belli bir anda ölçmek olanaksızdır.Co ciekawe, nie da się jednoznacznie ocenić stopnia estetyki osiedla.
"Bir anda "Hey, ne yapalım biliyor musunuz?I am reading → Co robisz?
Bir anda yaşamı altüst olur.W porę udaremnia zamach na swoje życie.
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.Przykład atrybucji zewnętrznej: Na pewno usłyszała właśnie coś śmiesznego.
Görüş alanı belirli bir anda görülebilen gözlemlenebilir alandır.Synfältet är det område som i ett givet ögonblick kan observeras av synen.