Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Jeg lærte at alt kan ændre sig på et øjeblik.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.저는 모든 것이 순식간에 변한다는 것을 배웠습니다.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Megtanultam, hogy minden egy pillanat alatt változik meg.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Naučil sem se, da se vse spremeni v trenutku.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Naučil som sa, že všetko sa mení v okamžiku.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Nauczyłem się, że wszystko zmienia się w sekundę.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Saya belajar bahwa semuanya berubah dalam sekejap.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Tôi học được rằng mọi thứ thay đổi trong chốc lát.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Uvědomil jsem si, že se všechno může v okamžiku změnit.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Έμαθα ότι όλα αλλάζουν σε μια στιγμή.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Научих, че всичко се променя в един миг.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Я дізнався, що все змінюється за мить.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.Я узнал, что всё меняется за долю секунды.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.למדתי שהכל משתנה ברגע.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.و تعلمت أن كل شيء يتغير في لحظة.
Öğrendim ki bir anda her şey degişebilir.だれにでも やるべき事や
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.A jöttek, és egy pillanatra a termetes formája Tom meg a láthatáron, szinte szélén a szakadék.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Auf sie kamen, und in einem Moment der stämmige Form von Tom erschien in den Augen, fast Rande des Abgrunds.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.En que llegaron, y en un momento la forma de corpulento Tom apareció a la vista, casi en al borde del abismo.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde., 그들이 와서 순간 톰의 억센 형태는 거의에서 시야에 출연 단절의 직전.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Na przyszli, i po chwili tęgi formie Tom ukazał się w oczach, prawie na skraju przepaści.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Na so prišli, in v trenutku Krško obliki Tom pojavil v očeh, skoraj na robu prepada.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.On ne tulivat, ja hetken vanttera muodossa Tom ilmestyi näköpiirissä, lähes partaalla kuilu.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Pada mereka datang, dan pada saat bentuk kekar Tom muncul di depan mata, hampir di ambang jurang.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.På de kom, och i ett ögonblick bastant form av Tom dök upp i sikte, nästan randen till avgrunden.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.På de kom, og i et øjeblik den kraftige form af Tom dukkede op i syne, næsten på randen af kløften.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Pe au venit, şi într-un moment de formă voinic Tom a apărut în vedere, aproape la marginea prăpastie.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Sur ils sont venus, et dans un instant, la forme bohu de Tom paru dans la vue, presque à le point de l'abîme.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Su sono venuti, e in un attimo la forma corpulento di Tom è apparso in vista, quasi a sull'orlo del baratro.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.V přišli, a za chvíli statný formě Tom objevil v dohledu, téměř pokraji propasti.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.V prišli, a za chvíľu statný forme Tom objavil v dohľade, takmer pokraji priepasti.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На вони прийшли, і в момент огрядний формі Том з'явився в поле зору, майже на межі прірви.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На они пришли, и в момент дородный форме Том появился в поле зрения, почти на грани пропасти.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На те дойдоха и в момента плещест формата на Том се появи в погледа, почти на ръба на пропастта.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.على جاؤوا ، وفي لحظة شكل قوي البنية من توم يبدو في الأفق ، وتقريبا في حافة الهوة.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.裂け目の縁。 ジョージは、解雇 - 、負傷したものの、彼は後退することはありませんが、 - ショットは、彼の側に入って
O rolle parladı. Sonra bir anda bıraktı.Εννοείς ότι θιγόταν το εγώ σου, έχανες την προσωπικότητά σου;
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Chúng tôi đang ở thời điểm quan trọng như vậy của lịch sử chung của chúng ta.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Encontramo-nos num momento tão crítico da nossa história coletiva.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Estamos en un momento muy crítico de nuestra historia colectiva.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Jesteśmy właśnie w takim krytycznym momencie naszej wspólnej kultury.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Kita berada pada situasi yang kritis dari sejarah kolektif kita.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.우리 공동의 역사에 있어서 우린 아주 결정적인 순간에 처해있습니다.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Kollektív történelmünk rendkívül kritikus pillanatát éljük.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Nacházíme se v tak zásadní chvíli naší společné historie.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Ne aflăm într-un moment atât de critic al istoriei noastre colective.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Nous sommes à un moment si critique de notre histoire collective.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Siamo in un momento così critico per la nostra storia collettiva.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Sme v tak kritickom období našej spoločnej histórie.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.We zijn nu op zo een kritisch moment van onze collectieve geschiedenis aangekomen.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Wir befinden uns an so einem entscheidenden Moment unserer gemeinsamen Geschichte.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Βρισκόμαστε σε μία τόσο κρίσιμη στιγμή της κοινής μας ιστορίας.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Ми зараз в критичному моменті нашої спільної історії
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Мы переживаем такой важный момент нашей общей истории.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.Намираме се в такъв критичен момент от общата ни история.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.אנחנו ברגע כל כך קריטי של ההיסטוריה הקולקטיבית שלנו.
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.نحن في فترة عصيبة فيها خطرٌ على التاريخ متراكم
Ortak tarihimiz konusunda kritik bir andayız.危機的に難しい時代です
Öyle bir anda yaşıyoruz ki, bunu ve bunun gibi durumları toplumun kabul etmesi giderek artıyor.훨씬 더 목적 의식에 찬 삶을 살게 되었기에 저로서는, 이 경험을 세상 어떤 걸 위해서도 포기하지 않을 거에요."
Öyle bir anda yaşıyoruz ki, bunu ve bunun gibi durumları toplumun kabul etmesi giderek artıyor.Ma a szociális elfogadottsága ezeknek és sok más állapotnak egyre növekszik.