Ana içeriğe geç
Sözlük

bir anda ile cümle

bir anda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Man weiß recht schnell was man zu tun hat, um eine Antwort zu finden.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Nagyon hamar rájössz, hogy mit is kell tenned, hogy átlásd az egészet.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Rapidamente nos damos conta do que temos de fazer para atingir um objectivo.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Rychle přijdete na to, co je třeba, abyste tomu porozuměli.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Szybko dochodzi się do tego, co trzeba zrobić, aby to ogarnąć.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Uno pronto se da cuenta que es lo que tiene que hacer para llegar a comprenderlo.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Vous découvrez très rapidement ce que vous devez faire pour pénétrer ce mystère :
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Πολύ γρήγορα αντιλαμβάνεσαι τι είναι αυτό που πρέπει να κάνεις για να το κατανοήσεις.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Выработать план действий было не так уж и трудно.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Много бързо се учим какво да правим, за да разрешим това.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.Якось швидко розумієш, що треба зробити, щоб виконати задумане.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.מהר מאד אתה מבין מה עליך לעשות בשביל לתפוס את זה.
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.وعلى الفور عملنا على ما يجب علينا فعله لسبر غور المشكلة
İş başa düştüğünde, yapman gerekenleri bir anda idrak ediveriyorsun.物事を迅速にすすめなくてはならないのです いかにして 世界各国の元首から投票を募り
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Apoi deodatǎ, un gând mi-a umbrit planul meu uimitor.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Dann kam mir plötzlich ein Gedanke, der meinen tollen Plan etwas durchkreuzte.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.E então, de repente, surgiu-me uma ideia que me apontou um defeito neste meu fantástico plano.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Ekkor eszembe jutott, hogy a fantasztikus tervemmel van egy kis baj.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.그때 갑자기 저의 굉장한 계획의 흠집을 찾았습니다.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Luego, de repente, caí en la cuenta de que había una mácula en mi plan increíble.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Nagle pojawiła się myśl, która nieco osłabiła mój niesamowity plan.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Poi, improvvisamente, mi è sorto un dubbio, qualcosa che potrebbe rovinare il mio meraviglioso piano.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Potom mi zrazu napadlo čosi, čo trošku skazilo môj úžasný plán.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Puis, soudain, une pensée m'est venue, jetant une ombre à mes plans extraordinaires.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Rồi đột nhiên, tôi có một suy nghĩ mà có thể vạch ra một khuyết điểm trong kế hoạch tuyệt vời này của tôi
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Sedan slog mig en tanke plötsligt, som liksom fläckade ner min otroliga plan.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Toen bedacht ik plotseling iets dat een beetje een smet op mijn geweldige plan wierp.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Μετά, ξαφνικά, μου ήρθε μία σκέψη στο μυαλό μου κάπως σαν λεκές στο εκπληκτικό σχέδιο μου.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.И вдруг у меня возникла мысль, указывавшая на явный изъян в моём потрясающем плане.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.І раптом у мене виникла думка, що вказувала на певну ваду у моєму приголомшливому плані.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Тогава изведнъж ме осени една мисъл, която леко помрачи гениалния ми план.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.ואז, פתאום, מחשבה עלתה
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.وعندئذ وفجأة خطرت لي فكرة والتي نوعاً ما أضافت خلل في خطتي المدهشة.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.僕の素晴らしい研究計画に ちょっとした影を落とすようなものです がんの研究をするには 家のキッチンでは
İşte bu yüzden yumruk atıp kolumuzu çekip kasımızı gevşetmemiz sadece bir anda olabiliyor. .Proto jsme tak dobří v zastavování kontrakcí, proto můžu natáhnout ruku, pak ji stáhnout zpět a uvolnit ji.
İşte bu yüzden yumruk atıp kolumuzu çekip kasımızı gevşetmemiz sadece bir anda olabiliyor. .Затова толкова добре регулираме съкращенията.
İşte bu yüzden yumruk atıp kolumuzu çekip kasımızı gevşetmemiz sadece bir anda olabiliyor. .לכן אנו מצטיינים ביכולתנו להפסיק התכווצויות. לכן אנו יכולים להכות ולמשוך חזרה את הזרוע
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?Accidentes, señor-se producen en un momento, no que?
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?Acidentes, senhor, acontecem em um momento, não eles?
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ? "Ama ziyaretçi böylece çizilmiş olması değildi kolay."Men besökaren inte dras så
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?Incidenti, signore, avviene in un momento, non vero?
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?Onnettomuudet, sir, tapahtuu hetkessä, älä he?
Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?Unfälle, Sir, in einem Moment geschehen, nicht sie?
-ki beni anlayabilesin Sanırım mutlu bir anda yaptığın gibi...Mert te megértesz engem
Komik, değil mi? Bu fikirlerin kafanıza bir anda esmesi çok komik.Det är lustigt hur de där tankarna på sätt och vis smög sig på.
Komik, değil mi? Bu fikirlerin kafanıza bir anda esmesi çok komik.Es gracioso cómo esos pensamientos nos dan vueltas en la cabeza.
Komik, değil mi? Bu fikirlerin kafanıza bir anda esmesi çok komik.Grappig hoe die gedachten boven komen drijven in je hoofd.
Komik, değil mi? Bu fikirlerin kafanıza bir anda esmesi çok komik.Je to zábavné, ako sa takéto myšlienky vkradnú do vašej hlavy.
Komik, değil mi? Bu fikirlerin kafanıza bir anda esmesi çok komik.Zvláštní, jak nám tyhle myšlenky tak nějak vplují do hlavy.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.핵심은 플라토의 역사가 겨우 50년 밖에 되지 않는다는 것입니다.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.A lényeg, hogy PLATO csak 50 évvel ezelőtt volt, egy szemvillanás az időben.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Cái chính là PLATO mới chỉ 50 năm tuổi, một khoảng thời gian ngắn mà thôi.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Ce qui importe c'est que PLATO a été créé seulement il y a 50 ans, il y a quelques instants.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.El punto es que PLATO apareció hace 50 años, un instante en el tiempo.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Es geht darum, dass PLATO vor 50 Jahren nur eine winzige Momentaufnahme war.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Het gaat erom dat PLATO nog maar 50 jaar geleden was, een oogwenk in de tijd.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Il punto è che PLATO risale a soli 50 anni fa, un istante.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Important e că PLATO a fost cu doar 50 de ani în urmă, o clipită în timp.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Intinya adalah, PLATO ada baru 50 tahun yang lalu, baru sekejap.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Jde o to, že PLATO bylo před pouhými 50 lety, pouhý okamžik v čase.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod