Bir anda konuya giriverdik.Раптом ми знайшли спосіб почати розмову.
Bir anda konuya giriverdik.ולפתע נפתחה לפנינו אפשרות לשיחה.
Bir anda konuya giriverdik.فجأة، كانت المحادثة تسير بشكل جيّد.
Bir anda konuya giriverdik.「自分の話をする」 他の例は 子ども達のルーツを話す事です
Bir anda , küçük bir şehirdeon binlerce insan öldürülüyordu , katlediliyordu.Also plötzlich gibt es in einer kleinen Stadt, es war eine grössere
Bir anda , küçük bir şehirdeon binlerce insan öldürülüyordu , katlediliyordu.Et finalement, les gens devinrent suspicieux envers
Bir anda , küçük bir şehirdeon binlerce insan öldürülüyordu , katlediliyordu.그러니까 갑자기 이 작은 도시에서, 물론 주요 도시입니다만, 그러나 수만이나 되는 사람들이 대학살을 당한 것입니다
Bir anda , küçük bir şehirdeon binlerce insan öldürülüyordu , katlediliyordu.وفجأة في مدينة واحدة أساسية هنالك عشرات الآلاف من الناس
Bir anda , küçük bir şehirdeon binlerce insan öldürülüyordu , katlediliyordu.何万人もの人が、虐殺された。 この男や、その周りの勢力
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Atât de rar observăm cât de mult se schimbă din moment în moment, cu norii care vin și pleacă.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Het valt ons bijna nooit op hoe ze voortdurend verandert, met de wolken die komen en gaan.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Notamos tan poco cómo cambia de un momento a otro, con nubes que van y vienen.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.Olyan ritkán vesszük észre, hogy mennyit változik egyik pillanatról a másikra, amikor a felhők jönnek-mennek.
Bir andan diğerine ne kadar değiştiğini çok nadir fark ederiz, bulutların gelip gittiğini.אנו כה ממעטים להשגיח כמה הם משתנים מרגע לרגע, כשהעננים באים וחולפים.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.갑자기 12마리 정도의 가리알이 죽은 채로 강 위에 나타났습니다.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.All'improvviso apparivano decine di gaviali morti in superficie.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.De pronto docenas de gaviales aparecían en el rio, muertos.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Dintr-o dată au apărut pe râu zeci de gaviali morți.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Dlaczego?
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Dutzende Gangesgaviale tauchten plötzlich tot im Fluss auf.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Hàng tá con bất ngờ chết nổi lên mặt sông.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Hirtelen gaviálok tucatjai jelentek meg a folyón holtan.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Plotseling lagen er tientallen gavialen dood in de rivier.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Tout d'un coup, des dizaines de gavials flottaient, morts, dans la rivière.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Ξαφνικά, δεκάδες νεκρά γκάριαλ εμφανίστηκαν στο ποτάμι.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Вдруг, в реке начали появляться дюжины мёртвых крокодилов.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.Изведнъж дузини гариали се появяваха по реката, мъртви.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.לפתע עשרות גאביאלים הופיעו בנהר, מתים.
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.فجأة ظهر علي السطع الألاف من تماسيح الججاريال المتوفية
Bir anda nehrin üzerinde düzinelerce timsah ölüsü görüldü.なぜこんなことに?
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Det var blevet trendy at tale om "fedme-epidemien."
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Đội nhiên nói về 'bệnh dịch béo phì' trở thành trào lưu.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.És hirtelen divatos lett az elhízásról beszélni,
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Et tout d'un coup, c'était devenu à la mode de parler de l'épidémie d'obésité.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Improvvisamente era diventato di moda parlare dell"epidemia di obesità".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.I tak oto nagle stało się trendy opowiadanie o epidemii otyłości.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.언젠가 갑자기, 비만이 전염병처럼 확산중이라고 거론하는 것이 유행이 되었죠.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Náhle začalo byť veľmi moderné hovoriť o tzv. epidémii obezity.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Plots was het trendy geworden om te spreken over de zwaarlijvigheidsepidemie.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Și dintr-o dată devenise la modă să se vorbească despre "epidemia de obezitate".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Sudah menjadi kecenderungan untuk berbicara tentang "wabah kegemukan."
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Tinha-se tornado moda falar sobre a "epidemia da obesidade".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Und plötzlich wurde es modern über "ansteckende Fettleibigkeit" zu sprechen.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Y, de repente, se había puesto de moda hablar de la epidemia de obesidad.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Ξαφνικα ειχε γινει μοδα να μιλαμε για την "επιδημια της παχυσαρκιας".
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.[В тот период] неожиданно пошла мода рассуждать об эпидемии тучности.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.Изведнъж стана модно да се говори за епидемията от затлъстяване.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.וכך, הנושא הראשון שלי ביחס לזה, לא היה מוות, אלא, השמנת יתר.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.وفجأة، لقد أصبحت موضة شائعة التحدث عن وباء السُمنة.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.にわかに流行になっていましたが 私は共同研究者のジェームス・ファウラーと共に
Bir anda olmadı tabi.Υπέγραψαν ως "Ριχαρδιανοί και Ηλίθιοι".
Bir anda önüme fýrladý. Baba, buna bakýyordum.Αδελφέ, χρειαζόμαστε ένα ταξί.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.Ale natychmiast Prusy dołączyły i zaczęły atakować Francję, mówiąc, że chcą przywrócić króla do władzy.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.A najednou se přiřítí Prusko, útočí na Francii a říká, že chce dosadit krále.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.그런데 그 즉시 프러시아가 끼어 들어서는 프랑스를 공격하기 시작했습니다 그리고 이렇게 말했지요 "우리는 왕을 다시 세울 거야!"
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.Poi immediatamente, la Prussia entra, comincia ad attaccare la Francia, e dice noi inseriremo il re.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.Si apoi imediat Prusia intra in razboi, incepe sa atace Franta si spune ca or sa-l reinvesteasca pe rege
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.Изведнъж Прусия скача и атакува Франция и твърди, че ще върне краля на престола.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.І тоді, моментально, Пруссія входить, починає атакувати Францію, і каже я маю намір повернути короля.
Bir anda Prusya Fransa'ya saldırdı ve krallığı geri getireceğini söyledi.وعندها وفوراً بروسيا بدأت تهاجم فرنسا وتقول بأنها ستُعيد الملك لسلطته