Bir anda çağ atladılar.Chúng như những con cóc được nhảy khỏi ao tù
Bir anda çağ atladılar.Dokonały ogromnego skoku.
Bir anda çağ atladılar.Estos niños han progresado.
Bir anda çağ atladılar.Hanno scavalcato l'ostacolo.
Bir anda çağ atladılar.Ils ont fait un bond de géant.
Bir anda çağ atladılar.그들은 소통을 바탕으로 한 문화발전을 향한 초석을 다지게 될 것입니다.
Bir anda çağ atladılar.Mereka telah melompat tinggi.
Bir anda çağ atladılar.Mintha rakétából lőtték volna ki őket.
Bir anda çağ atladılar.Puderam dar o salto em frente.
Bir anda çağ atladılar.Sie haben einen riesigen Sprung nach vorne gemacht.
Bir anda çağ atladılar.Udělali obrovský skok vpřed.
Bir anda çağ atladılar.Ze hebben haasje-over gespeeld.
Bir anda çağ atladılar.Έχουν κάνει ένα τεράστιο άλμα.
Bir anda çağ atladılar.Направили са скок.
Bir anda çağ atladılar.Они спровоцировали резкий скачок.
Bir anda çağ atladılar.Це шалений стрибок уперед.
Bir anda çağ atladılar.הם ביצעו זינוק ענקי קדימה.
Bir anda çağ atladılar.لقد تفوقوا.
Bir anda çağ atladılar.変化は歴史に残るもので、
Bir anda daha fazla kurabiye yaratmamı mı istiyorsun?Vuoi che faccia apparire degli altri biscotti?
Bir anda daha fazla kurabiye yaratmamı mı istiyorsun?Willst du, dass ich mehr Kekse erscheinen lasse?
Bir anda daha fazla kurabiye yaratmamı mı istiyorsun?Ти хочеш щоб я дістав більше печива?
Bir anda değil de yavaş yavaş olduğunu düşünürdüm."Nevěděl jsem, že voda najednou zmrzne.
Bir anda değil de yavaş yavaş olduğunu düşünürdüm.الماء تحول فجأةً إلي ثلخ
Bir anda, eğim tekrardan artmaya başlıyor.Es menos negativo allí, entonces es incluso menos negativo
Bir anda, eğim tekrardan artmaya başlıyor.فجأة، يبدأ بلدي الميل زيادة مرة أخرى.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.De súbito convertemos energia num electrão numa superfície plástica que se pode afixar na janela.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Di colpo si converte energia in elettroni su una superficie plastica che puoi attaccare alla tua finestra.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Instantaneu poţi transforma energia în electroni, pe o suprafață de plastic, pe care o poți lipi pe fereastră.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.갑자기 여러분은 창문에 찔러넣을 수 있는 플라스틱 표면에 일렉트론 안으로 에너지를 변조했습니다
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Nagle przekształciliśmy energię w elektron na plastikowej powierzchni, którą możemy nakleić na twoje okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Najednou jste přeměnili energii v elektron na umělém povrchu, který můžete připevnit na vaše okno.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Plots heb je energie geconverteerd in een elektron op een plastic oppervlak dat je op je raam kan plakken.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Внезапно вы превращаете энергию в электроны на пластиковой поверхности, которую можно прикрепить к окну.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.Раптово ви перетворили енергію на електрон на пластичній поверхні що ви можете приліпити на своє вікно.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.פתאום המרתם אנרגיה לאלקטרון על משטח פלסטיק שאתם יכול להדביק על החלון שלכם.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.فجأة نكون حولنا الطاقة إلى إلكترون على سطح بلاستيكي يمكنكم لصقه على نافذتكم.
Bir anda enerjiyi camınıza yapıştırabileceğiniz plastik bir yüzey üzerinde elektrona çevirdiniz.窓に貼り付けられるプラスチックの表面で エネルギーを電子に変換できることになります また柔軟であるため
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .De repente, Había alguien más que podía obtener financiación para comprarse una casa.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .Ineens was er een nieuwe persoon die financiering kreeg om een huis te kopen.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .Nagle pojawia się nowa osoba, która może sobie pozwolić na kupno domu.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .Najednou je zde nová osoba, která může získat finance k nákupu domu.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .Защото човек може да намери банка, която да го финансира.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .Раптом, знаходиться людина, яка може профінансувати купівлю житла.
Bir anda, ev satın almak amacıyla konut kredisi kullanabilecek kişi sayısı arttı. .現れました。 そして、2003年の状況に行くと、
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Być może przeskoczymy trochę, ale to jest właśnie definicja kombinacji.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.저도 제가 조금 왔다갔다 한다는 걸 알고 있지만, 이게 바로 조합(combination)이 무엇인가에 대한 답입니다.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E eu sei que eu estou dando algumas voltas mas isso é o que uma combinação é essencialmente.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E lo so che sto tipo un po' saltellando, ma essenzialmente una combinazione e' questo.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Ik weet dat ik een beetje van de hak op de tak ga, maar dat is eigenlijk wat een combinatie is.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Знаю, что я немного забегаю вперед, но, по сути, это определение сочетания.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.И сега знам, че вървя малко неопределено, но това е същността на една комбинация.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.A ona - nejenže se ta bezprostřední touha vrátila zpět, ale musela zastavit na kraji silnice a začala brečet.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.Begäret efter honom kom plötsligt kom tillbaka, dessutom var hon tvungen att köra åt sidan av vägen och gråta.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.En ze -- niet enkel kwam haar plotse verlangen terug maar ze moest aan de kant van de weg gaan staan en wenen.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.És -- nemcsak az azonnali vágyakozás tért vissza, de le kellett húzódnia az út szélére és sírni.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.Hasratnya akan pria ini langsung kembali, dan ia harus meminggirkan mobil ke pinggir jalan dan menangis.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.이 노래를 듣자마자 옛 애인에 대한 그리움이 다시 솟구쳐올라 재빨리 갓길에 차를 대고 한참을 울어야 했답니다.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.Não só o desejo por ele voltou, como ela teve de encostar na berma da estrada e chorar.
Bir anda hasretin geri dönmesi bir yana, arabayı kenara çekmiş ve ağlamış.Si -- nu numai ca acea dorinta puternica a revenit, dar a fost nevoita sa traga pe dreapta ca sa poata plange.