bir an ile cümle
bir an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir an için suskundum.I was speechless for an instant.
Tom bir an için ürkmüş göründü.Tom looked startled for a moment.
Tom bir an için gözlerini kapattı.Tom closed his eyes for a moment.
Bir an için sendeledim.I was staggered for a moment.
Asla sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment.
Tom bir an için yüzünü çevirdi.Tom looked away for a moment.
Tom buralarda olduğunda sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment when Tom is around.
Tom bana bir anahtar verdi.Tom gave me a key.
Bir an için ona inanmıyorum.I don't believe that for one moment.
Tom bir an için şüpheli görünüyordu.Tom looked dubious for a moment.
Lütfen bana sadece bir an için izin verin.Please excuse me for just a moment.
Bir an için nerede olduğumu hatırlayamadım.For a moment, I couldn't remember where I was.
Bir an için Tom sanki ağlamaya başlayabilir gibi görünüyordu.For a moment, it looked as if Tom might start crying.
Sadece bir an için dinleniyorum.I'm just resting for a moment.
Bir yerde bir anahtar olması gerekir.There should be a key somewhere.
Tom bir an bile Mary'ye inanmadı.Tom didn't believe Mary for a second.
Ben bir an bekledim.I waited a moment.
Tom'u bir an önce görmem gerek.I need to see Tom at once.
Lise Fransızca öğretmenim bir ana dil konuşuruydu.My high school French teacher was a native speaker.
Karmaşık konuları hatırlamanıza yardımcı olması için bir anahtar kelime kullanabilirsiniz.You can use a keyword to help you remember complicated topics.
Fransızcanın bir anadil konuşuru musun?Are you a native speaker of French?
Tom düşünmek için bir an durakladı.Tom paused a moment to think.
Bunun hakkında bir an düşünün.Think about this for a moment.
Bunun hakkında bir an düşün.Think about this for a moment.
Seninle asla sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment with you.
Tom ile asla sıkıcı bir an yoktur.There's never a dull moment with Tom.
Sami'nin aklına geçmişindeki korkunç bir an takıldı.Sami is haunted by a terrible moment in his past.
Tom sadece bir an bekledi.Tom only waited a moment.
Gözlerimi bir an için kapattım.I closed my eyes for a moment.
Masada senin için bir anahtar bırakacağım.I'll leave a key for you on the table.
Benim bir anadilim yok.I do not have a mother tongue.
Bir an önce buraya gel.Get here as soon as you can.
Bir an için gözleri kesişti.Their eyes met for a brief moment.
Bunların hepsini bir an önce öğrenmesi gerekiyor.He needs to learn all of this as soon as possible.
Bir an önce gidip Tom'a yardım et.Go help Tom as soon as possible.
Neden bir an ara vermiyoruz?Why don't we take a break for a second?
Umarım polisler o adamı bir an önce yakalar.I hope the cops catch that guy soon.
"Yeni sarkilarimi bir an once paylasmak icin sabirsizim"."Yeni sarkilarimi bir an once paylasmak icin sabirsizim".
"Her an iyi bir an değil, değil mi?Not every moment is a good moment, right?
Yazar şöyle dedi: "Hangi kız, bir an için de olsa, annesini öldürmeyi istememiştir?He asks, "What girl has not, at one time or another, wished to kill her mother?
SPH-N270, günlük kullanım için bir ana telefon olarak tasarlanmamıştı.The SPH-N270 was not intended as a mainstream phone for everyday use.
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım")."Satan's Satyrs: Band Of The Day".
Bir an ile olsa da bana koş gel ve bana seni seviyorum de.")"Did ye at all fast unto me, even to me?"
Southampton, bir ana liman kentidir ve New Forest'a en yakın kenttir.Southampton is a major port and the closest city to the New Forest.
1970'lerin sonuna doğru, Jan Nahum yeni bir Anadol dizaynı için birçok prototip çalışması yaptı.During the late 1970s, Jan Nahum developed several prototypes and worked on new Anadol designs.
Bu sefer Prens cevap vermeden önce bir an düşünür ve doğru cevabı verir: "Kan".The Prince thinks for a moment before replying, Sangue – "Blood".
Her bir ana türbin 700 MW kapasiteye sahiptir.Each main water turbine has a capacity of 700 MW.
Onu korumak için bir an önce proje gemisine ulaşmalıdırlar.He gets them to the ship so they will be safe.
Havalimanı Kazakistan Burundaiavia Havayolları için bir ana üsse sahiptir.The airport is a main base for Kazakhstan airline Burundaiavia.
Bir ana yöntem, çok zayıf uyaranların durumlar için geliştirilen sinyal algılama teorisine bağlıdır.One leading method is based on signal detection theory, developed for cases of very weak stimuli.
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.Each episode has a main topic to explore regarding the human body.
Çok duygusal bir an.A very, very emotional time.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.The two share a moment before LeChuck's skeletal army seizes them.
Yalnız kaldığı bir an annesini arar.He takes a moment alone and calls his mom.
Size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde.My whole life appears to me as one beautiful moment.
Bir an Onun oğlu olduğunu hisseder.At the time, he reveals that he now has a child.
Justin bunu şöyle açıklamıştır; "Bu herhangi bir turne için akılda kalıcı bir an olacaktır.Bieber explained, "It's going to be such a memorable moment from any tour.
Öyle bir an geldi ki, bacaklarımı kıpırdatamaz oldum.When I came back I couldn’t find my feet.
Ermenistan’ı ateşkese uymaya ve çatışmalara bir an önce son vermeye davet etti.Lt. Colonel Herman observed and then ordered an immediate cease fire.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.The British felt that the war would be ended quickly.