bir an ile cümle
bir an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar bir an sohbet ettiler.They chatted for a moment.
Tom bir an için okumayı bıraktı.Tom stopped reading for a moment.
Tom bir an için onun hakkında düşündü.Tom thought about it for a moment.
Onlar bir an için sessiz kaldılar.They were silent for a moment.
Tom Havard'a girebileceğini bir an için asla hayal etmedi.Tom never for one moment imagined that he'd be able to get into Harvard.
Tom Mary'nin onunla çıkacağını bir an için düşünmedi.Tom never thought for a second that Mary would ever go on a date with him.
Sana bir anahtar vereceğimi düşündüm.I thought I'd give you a key.
Burada bir an kal.Stay here a moment.
Bir anahtarın yok, değil mi?You don't have a key, do you?
Bir an için sizi görebilir miyim?Could I see you for a moment?
Tom bir an dinlenmedi.Tom didn't rest for a moment.
Tom bir an için tereddüt etmedi.Tom didn't hesitate for a moment.
Bir an için kendimden geçtim.I was distracted for a moment.
Tom koridorda bir an bekledi.Tom waited for a moment in the hall.
Bir an için, sadece bir an, beni gerçekten sevdiğini düşündüm ama yanılmışım.For a second, just a second, I thought that you really loved me, but I was wrong.
Bir an için benimle kal.Stay with me for a moment.
Bir an için onunla kal.Stay with him for a moment.
Bir an bekler misin?Will you wait a moment?
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan didn't hesitate even a second to do that.
Seninle bir an konuşabilir miyim, lütfen?Could I speak to you for a moment, please?
Bana sadece bir an izin verir misin?Would you excuse me just one moment?
Bize bir an için izin verir misin?Will you excuse us for one moment?
Siz ikiniz bana bir an izin verir misiniz?Would you two excuse me one moment?
Sadece bir an burada bekler misiniz?Would you mind waiting here just a moment?
Sadece bir an için sözünüzü kesebilir miyim?Can I interrupt you for a moment?
Bir an için sizinle konuşabilir miyiz?Can we speak to you for a moment?
Bir an için sizinle konuşabilir miyim?May I speak to you for a moment?
Bir an için seni görebilir miyim?May I see you for a moment?
Bir an için bana izin verir misiniz?Would you excuse me for a moment?
İkiniz de bana bir an izin verir misiniz?Would you both excuse me a moment?
Lütfen bize bir an izin verin.Please excuse us a moment.
Kaybedecek bir an yok.There isn't a moment to lose.
Hâlâ ev için bir anahtarın var mı?Do you still have a key to the house?
Tom işaretin ne söylediğini okumak için bir an durakladı.Tom paused a moment to read what the sign said.
Tom bir an sessizdi.Tom was quiet for a moment.
Mary bir an için suskundu.Mary was quiet for a moment.
Mary bir an için sessizdi.Mary was quiet for a moment.
O bir an için tereddüt etti.She hesitated for a second.
Tom bir an için tereddüt etti.Tom hesitated for a second.
Bir an için videoyu duraklatabilir misin?Can you pause the video for a moment?
"Toast", "stoat"un bir anagramıdır.'Toast' is an anagram of 'stoat'.
Bir an için gözlerinizi kapatın ve cevabı bulmaya çalışın.Close your eyes for a moment and look for the answer.
Bir anahtarım yoktu.I didn't have a key.
Onu bir an için düşünelim.Let's ponder that for a moment.
Bir an kavga edip bir an öpüşüyorlardı.One moment, they were arguing and the next they were kissing.
Bir an önce Tom'a söylemelisin.You should tell Tom as soon as possible.
Bir anahtar yazı masasının üstünde duruyor.A key is lying on the writing-table.
Tom bir an önce evlenmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to get married right away.
Noel Baba bir Anadolu ereniydi.Santa Claus was an Anatolian saint.
Tren bir an için durdu.The train stopped for a moment.
Gözlerimiz bir an için bir araya geldi.Our eyes met for a moment.
Gözlerimiz bir an için karşılaştı.Our eyes met for an instant.
Onlar zor bir an yaşıyor.They're having a hard time.
Bir an için geri adım atalım.Let's take a step back for a moment.
Bir an için bu konuda düşünelim.Let's think about that for a moment.
Bir an için seninle konuşmak istiyorum.I want to speak to you for a moment.
O bir an için seninle konuşmak istiyor.He'd like to talk to you for a moment.
Tom bir ana müteahhit.Tom is a general contractor.
Tom Mary'ye onun apartman dairesi için bir anahtar verdi.Tom gave Mary a key to his apartment.
Tom bir an için dinlendi.Tom rested for a moment.