bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir şey söylemeliydim.I should have said something.
Sanırım bir şey Tom'u korkuttu.I think something scared Tom.
Biri bir şey yapmak zorunda.Somebody has to do something.
Biri bir şey yapmalı.Somebody should do something.
Boston'da bir şey oldu.Something happened in Boston.
Burada yanlış bir şey var.There's something wrong here.
Tom bir şey duyduğunu biliyor.Tom knows he hears something.
Tom bir şey yapmalıydı.Tom should've done something.
Bir şey yapmak zorundayız, Tom.We have to do something, Tom.
Başka bir şeyimiz olabilir.We might have something else.
Yardım etmek için bir şey yapmalıyız.We must do something to help.
Burada bir şey kaçırıyoruz.We're missing something here.
Bir şey ters giderse ne olur?What if something goes wrong?
Bir şey bekliyor musun?Are you waiting for something?
Bir şeyi mi bekliyorsun?Are you waiting for something?
Yanında okuyacak bir şey getir.Bring along something to read.
Yanlış bir şey mi yaptım, Tom?Did I do something wrong, Tom?
Tom tekrar bir şey kırdı mı?Did Tom break something again?
Tom tekrar bir şey döktü mü?Did Tom spill something again?
Tom yine mi bir şey çaldı?Did Tom steal something again?
Başka bir şey bekledin mi?Did you expect something else?
O gürültü hakkında bir şey yap.Do something about that noise.
Tom'a bir şey oldu mu?Has something happened to Tom?
Hey, sana bir şey sormama izin ver.Hey, let me ask you something.
Onun hakkında bir şey yapabilirim.I can do something about that.
Gerçekten aptalca bir şey yaptım.I did something really stupid.
Sadece okuyacak bir şey istiyorum.I just want something to read.
Sanıyorum burada bir şey unuttum.I think I left something here.
Burada bir şey unuttuğumu sanıyorum.I think I left something here.
Sanırım bir şey bulduk.I think we've found something.
Dışarıda bir şey yapıyordum.I was doing something outside.
Millet size bir şey sormama izin verin.Let me ask you guys something.
Sana bir şey sormama izin ver, Tom.Let me ask you something, Tom.
Bir şey çok yanlış gitti.Something has gone very wrong.
Az önce bana bir şey oldu.Something just occurred to me.
Bir şey Tom'u korkutmuş olmalı.Something must've spooked Tom.
Onlar bir şey bekliyor.They're waiting for something.
Tom bir şey duyduğunu düşünüyor.Tom thinks he hears something.
Tom bir şey bildiğini düşünüyor.Tom thinks you know something.
Tom bir şey arıyordu.Tom was looking for something.
Yiyecek bir şey alabiliriz.We could get something to eat.
Daha iyi bir şeyimiz var.We have something even better.
Bir şey kırılırsa ne olur?What if something gets broken?
Neden onlar bir şey söylemedi?Why didn't they say something?
Yapacak bir şeyin yok mu?Don't you have something to do?
Sana yiyecek bir şey getirdim.I brought you something to eat.
Sana yiyecek bir şey alabilirim.I can get you something to eat.
Sadece bir şey kontrol etmek istiyorum.I just want to check something.
Tom'un bir şeye bağlı olduğunu biliyordum.I knew Tom was up to something.
Gerçekten bir şey yemek zorundayım.I really have to eat something.
Sanırım az önce bir şey duydum.I think I just heard something.
Sanırım Tom bir şey peşinde.I think Tom is up to something.
Bir şeyi kabul ettiğimize sevindim.I'm glad we agree on something.
Sana bir şey soracağım.I'm going to ask you something.
Sana bir şey hatırlatayım.Let me remind you of something.
Sana başka bir şey göstereyim.Let me show you something else.
Belki bu önemli bir şeydir.Maybe it's something important.
Bana benim bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bana bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bize bir şey bulduğunu söyle.Tell us you've found something.