bir şey ile cümle

bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evde bir şey oldu mu?Did something happen at home?
Bir şey mi kaybettin?Did you lose something?
Bir şey kaybettin mi?Did you lose something?
Bir şey gördün mü?Did you see something?
Yapacak başka bir şey bulmaya git.Go find something else to do.
Git yapacak başka bir şey bul kendine.Go find something else to do.
Bana içecek bir şey getir.Get me something to drink.
İşte sana vermek istediğim bir şey.Here's something I need to give you.
İçecek bir şeye ne dersin?How about something to drink?
Yiyecek bir şeye ne dersin?How about something to eat?
Tom için bir şeyim var.I have something for Tom.
Benim de senin için bir şeyim var.I have something for you, too.
Yapman için bir şeyim var.I have something for you to do.
Bavulumda senin için bir şey var.I have something in my suitcase for you.
Bende seninle ilgili bir şey var.I have something of yours.
Bir şeyin yanlış olduğunu biliyorum.I know something's wrong.
Sanırım bir şey duydum.I think I hear something.
Sanırım yalnızca bir şey gördüm.I think I just saw something.
Buzdolabında bir şey bulacağına eminim.I'm sure you'll find something in the refrigerator.
Bu akşam yapacak bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something to do this evening.
Yemek için mutfakta bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something in the kitchen to eat.
Bunu yapma tarzımla ilgili hatalı bir şey var mı?Is something wrong with the way I'm doing this?
Belki de Tom'un gizleyecek bir şeyi var.Maybe Tom has something to hide.
Belki Tom bir şey biliyordur.Maybe Tom knows something.
Belki Tom bir şey gördü.Maybe Tom saw something.
Belki Tom yardım için bir şey yapabilir.Maybe Tom can do something to help.
Lütfen bir şey söyle.Please say something.
Lütfen bir şey yap.Please do something.
Bir şey biliyor gibi davran.Pretend you know something.
Tom'a korkunç bir şey oldu.Something terrible happened to Tom.
Dün gece olağan dışı bir şey oldu.Something unusual happened last night.
Acil bir şey ortaya çıktı.Something urgent came up.
Nasıl bir şey söyleyemedin?How could you not say something?
Yanlış bir şey yapıyor olmalıyım.I must be doing something wrong.
Sana içecek bir şey alacağım.I'll get you something to drink.
Sana bir şey söylemek zorundayım.I've got to tell you something.
Bir şey hakkında seninle konuşmak zorundayım.I've got to talk to you about something.
Tom'a bir şey vermek zorundayım.I've got to give Tom something.
Bir şey yapmak zorundayım.I've got to do something.
Bir şeyi kontrol etmem gerekiyor.I've got to check something out.
Bende senin istediğin bir şey var.I've got something you want.
Ocağın üstünde bir şeyim var.I've got something on the stove.
Aklımda bir şey var.I've got something on my mind.
Şu anda aklımda daha önemli bir şey var.I've got something more important on my mind at the moment.
Fırında bir şeyim var.I've got something in the oven.
Çantamda sana vermem gereken bir şey var.I've got something in my bag that I need to give you.
Tom'un sahip olmasını istediğim bir şeyim var.I've got something I'd like Tom to have.
Sana anlatmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to tell you.
Yapmam gereken bir şeyim var.I've got something I need to do.
Burada görmen gerektiğini düşündüğüm bir şeyim var.I've got something here I think you should see.
Bu gece bir şey olabileceği içime doğdu.I've got a hunch something might be happening tonight.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde bir his var.I've got a feeling something's gone wrong.
Sana anlatmam gereken bir şey var.There's something I've got to tell you.
Söylemek zorunda olduğum bir şey var.There's something I've got to say.
Söyleyecek bir şeyin varsa, söyle.If you've got something to say, say it.
Sanırım senin isteyebileceğin bir şeye sahibim.I think I've got something you might want.
Belki biz bir şeyi gözden kaçırdık.Perhaps we overlooked something.
Bir dahaki sefere daha uygun bir şey giymelisin.Next time, you should wear something more appropriate.
Bana bir şeyde yardım edebilir misin?Could you help me with something?
En azından bir şey yapmaya çalıştım.At least I tried to do something.

İlgili Sayfalar