bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary ile yapacak bir şey istemediğini açıklığa kavuşturdu.Tom made it clear that he didn't want anything to do with Mary.
Böyle bir şeyi yapmak isteyecek birini düşünebiliyor musun?Can you think of anyone who would want to do this kind of thing?
Yapmak istediğin bir şey varsa yapabiliyorsan onu sen yapmalısın.If there's anything you want to do, you should do it if you can.
Sana bir şey vermek istiyordum ama ne istediğinden emin değildim.I wanted to give you something, but I wasn't sure what you'd like.
Açık ki, yapmak istemediğin bir şeyi yapmaya zorlayamam seni.Obviously, I can't force you to do something you don't want to do.
Kesinlikle yapmak istemediğin bir şey Tom'dan ödünç para almaktır.One thing you definitely don't want to do is borrow money from Tom.
Biz sonuçları hakkında düşünmeden bir şey yapmak istemiyoruz.We don't want to do anything without thinking about the consequences.
Süpermarkette sana bir şey almamı istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to buy you something at the supermarket?
Yapmak istediğin bir şey varsa, seni mutlu ediyorsa onu sen yapmalısın.If there's anything you want to do, you should do it if it makes you happy.
Tom, Mary'yi başını belaya sokacak bir şey yapmaya teşvik etmek istemedi.Tom didn't want to encourage Mary to do anything that might get her in trouble.
Seninle görüşmek istediğim bir şey var.There's something I want to discuss with you.
Gelecek haftaya kadar erteleyebileceğin bir şeyi asla yarına kadar erteleme.Never put off until tomorrow what you can put off until next week.
Sana mutluluktan başka bir şey dilemiyorum.I wish you nothing but happiness.
Ben yapabileceğim herhangi bir şeyi yapmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to do anything I can.
Tom bir şey hakkında mutlu görünüyor.Tom seems to be happy about something.
Bu bir hayalin gerçekleşmesi gibi bir şeydi.It was like a dream come true.
Hiç bu kadar güzel bir şey gördün mü?Have you ever seen anything so beautiful?
Bir şey yapmakla meşgul müsün?Are you busy doing something?
Tom masasında bir şey yazmakla meşgul.Tom is busy writing something at his desk.
Tom bir şey hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.Tom seems to have made up his mind about something.
Tom dağın diğer tarafında tuhaf bir şey gördüğünü söyledi.Tom said he saw something weird on the other side of that mountain.
Bir şey ye.Eat something.
Her zaman yeni bir şey ama nadiren iyi bir şey.Always something new, but rarely something good.
İlginç bir şey buldun mu?Found anything interesting?
Bir şeyin yanlış olduğunu hemen hissettim.I sensed immediately that something was wrong.
Sen bugün yeni herhangi bir şey öğrendin mi?Did you learn anything new today?
Dinle ve bir şey öğrenebilirsin.Listen and you might learn something.
Dinle ki bir şey öğrenebilesin.Listen and you might learn something.
Pizza yapmak Tom'dan öğrendiğim bir şeydir.Making pizza is something I learned from Tom.
Bir şey öğrendiğini umuyordum.I was hoping you learned something.
"Ne tür müzik dinlemek istersin?" "Romantik bir şey koy.""What kind of music do you want to hear?" "Put on something romantic."
Bir şey söyleyebilirdin.You could've said something.
Bir şey yapmak zorundasın.You've got to do something.
Bir şeyi unutuyorsun.You're forgetting something.
Sen bir şey düşüneceksin.You'll think of something.
Yapmaktan zevk aldığın bir şey yapmalısın.You should do something you enjoy doing.
İçecek bir şey kullanabilirim.I could use something to drink.
Sen bir şey yemelisin.You must eat something.
Eksik bir şey var.There's something missing.
Masanın üzerinde bir şey var.There's something on the table.
Sana bir şey söylemeyi unuttum.I forgot to tell you something.
Bir şeyin ortasındayım. Daha sonra gelir misin?I'm in the middle of something. Could you come back later?
Bu, bir gencin söyleyeceği bir şey gibi gözüküyor.That sounds like something a teenager would say.
Uygun bir şey söylemek istiyorum ama ne söylemem gerektiğinden emin değilim.I'd like to say something appropriate, but I'm not sure what I should say.
Belki de bir şey söylemelisin.Maybe you should say something.
Bunu kesmek için bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something to cut this with.
Bu şişeyi açmak için bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something to open this bottle with.
Beklemediğim bir şey oldu.Something I hadn't anticipated happened.
Tuhaf bir şey oluyor.Something strange is happening.
Yanlış bir şey söyledim mi?Have I said something wrong?
Yanlış bir şey mi yaptım?Have I done something wrong?
Tom yiyecek bir şey hazırlıyor.Tom is fixing something to eat.
Tom bir şey arıyor.Tom is searching for something.
Neden başka bir şey yapmıyoruz?Why don't we do something else?
Bir şey unutmuyor musun?Aren't you forgetting something?
Bir şey unutmuyor musunuz?Aren't you forgetting something?
Bir şeyden korkuyor musun?Are you afraid of something?
Bir şey mi ima ediyorsun?Are you insinuating something?
Bir şeyden korkuyor musunuz?Are you scared of something?
İş başında bir şey oldu mu?Did something happen at work?