bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin gizleyecek bir şey yok.Mary has nothing to hide.
Yapacak bir şey yok.There's nothing to it.
Senin için küçük bir şeyim var.I have a little something for you.
Gerçekten öyle bir şey yaptığına inanamıyorum.I can't believe you actually did something like that.
Sana söyleyecek bir şeyim var, bilmediğimi söylediğimde yalan söyledim.I have something to tell you. I lied when I said I didn't know.
Birden beklenmedik bir şey oldu.Suddenly, something unexpected happened.
Aniden umulmadık bir şey meydana geldi.Suddenly, something unexpected happened.
Utanılacak bir şey yok.There's nothing to be ashamed of.
Çin'deyken tuhaf bir şey yedim.I ate something funny when I was in China.
O bana bir şey hatırlatıyor!It reminds me of something!
Şu anda başka bir şey düşünemiyorum.Right now I can't think of anything else.
Başka bir şey yapamam. Üzgünüm.I can't do anything else. I'm sorry.
Tom bize gösterecek bir şeyi olduğunu söylüyor.Tom says he has something to show us.
Boş yere oturmayalım. Dışarı çıkalım ve bir şey yapalım.Let's not just sit around. Let's go out and do something.
Bir şey istersem onu alırım.If I want something, I get it.
Bir şey göremiyoruz.We can't see anything.
Bir şey yapmak zorundayız.We have to do something.
Yarın o en azından bir şey içebilecek.Tomorrow he'll at least be able to drink something.
Tom kötü bir şeyin ona olabileceğini düşünüyor.Tom thinks that nothing bad can happen to him.
Tom'un çocukluğu hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom's childhood?
Tom'un çocukluğu hakkında bir şey biliyor musunuz?Do you know anything about Tom's childhood?
Tom'un ailesi hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom's family?
Tom'un anne ve babası hakkında herhangi bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom's parents?
Tom ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.Tom and Mary discovered something amazing.
Kim bunun gibi bir şeyi yapardı?Who would do something like this?
Tom senin için masanın üstüne bir şey bıraktı.Tom left something on the table for you.
Bir şey olacak. Bunu hissedebiliyorum.Something's going to happen. I can feel it.
Biri bir şey görmüş olmalı.Somebody must have seen something.
Bana söylemek istediğin bir şey var mı?Is there something you want to tell me?
Ben sadece birinin neden böyle bir şey yapacağını anlamaya çalışıyorum.I'm just trying to figure out why someone would do such a thing.
Sana bir şey göstereceğim.I have something to show you.
Bir şey buldun mu?Did you find anything?
Yılbaşı için özel bir şey yapıyor musunuz?Are you doing anything special for New Year's Eve?
Tom ona bir şey olabileceği konusunda endişeli.Tom is worried that something might happen to him.
Orada bir şey var.There's something out there.
O, siyaset hakkında bir şey bilmez.He doesn't know anything about politics.
Daha az pahalı bir şey arıyorum.I'm looking for something less expensive.
Senin, hakkında üzülecek bir şeyin yok.You have nothing to be sorry about.
O sanki konuşacakmış gibi ağzını açtı ama bir şey söylemedi.She opened her mouth as if to speak, but didn't say anything.
Böyle bir şeyi asla söylemezdim.I would never say such a thing.
Hiç kimsenin önermek için yeni bir şeyi olmadığı açıktır.It is clear that no one has anything new to suggest.
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.If you want something done, ask a busy person to do it.
Bir şey duydun mu?Did you hear something?
Bir şey yapmaya çalışalım.Let's try to do something.
Bir şey çok hatalı.Something is very wrong.
Yakında gerçekten bir şey olacağını hissediyorum.I feel that something is going to happen really soon.
Arkadaşlardan daha önemli bir şey yoktur.There is nothing more important than friends.
Bugün ona tatlı bir şey yemesi için izin verilmiyor.Today, he is not allowed to eat anything sweet.
O kişi bir şey yapmak istemiyor.That person doesn't want to do anything.
O yeni bir şey söylemedi.He didn't say anything new.
Yanlış bir şey söylemedim.I didn't say anything wrong.
Fincanımda bir şey yok.There's nothing in my cup.
Okulda bir şey öğrenmedi.He didn't learn anything in school.
Bir şey yapamadım.I could do nothing.
Hiç doğru bir şey yaptın mı?Have you ever done anything right?
Biri bir şey duydu mu?Did someone hear something?
Böyle hiç böyle aptalca bir şey demedim.I've never said such a stupid thing.
Burada bir şey yok.There is nothing here.
Ağlamaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but cry.
Tom daha önce hiç böyle bir şey yapmadı.Tom has never done anything like this before.