bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benim için, onunla konuşmaktan daha eğlenceli bir şey yok.For me, there is nothing more fun to do than to talk with him.
Benim için onunla konuşmaktan daha eğlenceli yapacak bir şey yok.There's nothing more fun for me to do than to talk with him.
Yemek sırasında bir şey okumayınız.Do not read during the meal.
Hiç benzer bir şey duydun mu?Have you ever heard of something similar?
Herkes bana renk körü olmanın nasıl bir şey olduğunu soruyor.Everyone asks me what it's like to be colour-blind.
Şikâyet edecek bir şeyimiz yok.We have nothing to complain about.
O onun için bir şey ifade etmiyor.She means nothing to him.
O bir şey görmedi.He didn't see anything.
Aptalca bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should do something stupid.
Senin için bir şey ekleyeceğim.I'll put in a word for you.
Yatağın altında bir şey var.There's something under the bed.
Bir şey oldu.Something happened.
Bana yiyecek bir şey al.Get me something to eat.
Çok önemli olmayan bir şey hakkında neden endişe ediyorsun?Why are you worrying about something that doesn't matter so much?
Komik bir şey yapmaya çalışma.Don't try anything funny.
Komik bir şey deneme.Don't try anything funny.
Üzgünüm, bir şey yanlış gitti.Sorry, something went wrong.
Bu iğrenç bir şeydir.This is an abomination.
Orada bir şey yiyebilir misin?Can you eat something there?
Bir şeyin doğru olmadığına dair bir önsezim vardı.I had a premonition that something wasn't right.
"O hastaydı." "Oh gerçekten mi, umarım ciddi bir şey değildir.""He's been sick." "Oh really, I hope it's nothing serious."
Gürültüden dolayı bir şey duyamıyorum.I can't hear anything because of the noise.
O seni görmediyse, öyleyse endişelenecek bir şey yok.If she didn't see you then there’s nothing to worry about.
Eğer açsan yiyecek bir şey al.If you’re hungry, have something to eat.
Bir şey duydum.I heard something.
Bir şey hiçbir şeyden son derece daha iyidir.Anything is infinitely better than nothing.
Bu bir şey çağrıştırıyor mu?Does this ring a bell?
O çok iyi bir şey.That is a very good thing.
Tom daha önce bu tür bir şey asla yapmadı.Tom had never done that kind of thing before.
O günü gününe bilgi ediniyor, bu yüzden o bir şey bilebilir.She's well-informed, so she might know something.
Şimdi başka bir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything else right now.
Şu anda başka bir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything else at this time.
Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.You'd better tell me if you did something wrong.
Bir şey bana dank etti.Something's dawned on me.
Her şeyi son yudumuna kadar iç, böylece içinde bir şey kalmaz.Drink everything up, so that nothing remains inside.
Sana harika bir şey göstermek istiyorum.I want to show you something great.
Sana büyük bir şey göstermek istiyorum.I want to show you something great.
Yarına kadar bir şey bilmek istemiyorum.I don't want to know anything until tomorrow.
Bana ailen hakkında bir şey söyleyebilir misin?Could you tell me something about your family?
Bana kendin hakkında bir şey söyler misin?Could you tell me something about yourself?
Böyle bir şey bir daha olmayacak.Nothing like that will happen again.
Tom onun hakkında sana bir şey sordu mu?Did Tom ask you anything about that?
Bana bir şey sorma.Don't ask me anything.
Tom bir şey söyledi mi?Did Tom say anything?
Açlıktan ölüyorum! Acele et ve bana yiyecek bir şey ver.I'm starving! Hurry and give me something to eat.
Onun kafasında tuhaf bir şey vardı.She had something weird on her head.
Ya konuşmayı kes ya da duymaya değer bir şey söyle.Either stop talking or say something worth hearing.
Aceleniz olduğunda bu tür bir şey olabilir.That sort of thing can happen when you're in a hurry.
Onlar için bir şey yapamadık.We couldn't do anything for them.
O ona bir şey söyledi ve o gülümsedi.He told her something and she smiled.
Sana çok nadir bulunan bir şey vermek istiyorum.I want to give you something rare.
Başka bir şey düşünüyorum.I'm thinking about something else.
Güvenli bir gelir benim için önemli bir şeydir.A secure income is an important thing for me.
Hmm, bence bir şey oldu. Bir saniye bekle, onu anlamaya çalışacağım.Hmm, I think something happened. Wait a second, I will try to figure it out.
O konuda bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.She pretended to know nothing about it.
O böyle harika bir şey.That's such a wonderful thing.
Bir şey yapacağım.I'll do something.
İnan bana, asla yanlış bir şey yapmadım.Believe me, I never did anything wrong.
Bu genellikle iyi bir şeydir.It's usually a good thing.
Tom alenen bir şey söyleyemedi.Tom couldn't say anything publicly.