bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom onun hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about it.
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about cooking Chinese food.
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.Tom isn't the kind of person who is intimidated by anyone or anything.
Tom'un cüzdanında neredeyse bir şey yok.Tom has next to nothing in his wallet.
Tom asla öyle bir şey söylemedi.Tom has never said such a thing.
Tom biri ya da bir şey tarafından asla korkutulmadı.Tom has never been intimidated by anyone or anything.
Tom, utanılacak bir şey yapmadı.Tom has done nothing to be ashamed of.
Tom'un başka birinin bir şey söylemesine asla izin vermeyen bir ünü vardır.Tom has a reputation of never letting anyone else say anything.
Tom'un elinde cin ve toniğe benzeyen bir şey vardı.Tom had what looked like a gin and tonic in his hand.
Tom'un Mary'ye göstermek istediği bir şey vardı.Tom had something he wanted to show Mary.
Tom'un aklında başka bir şey vardı.Tom had something else in mind.
Tom kaza hakkında bir şey duymamıştı.Tom had heard nothing about the accident.
Tom bir şey yapabilecek gibi hissetti.Tom felt like he could do anything.
Tom TV izlemekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but watch TV.
Tom yüzmekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but swim.
Tom yiyecek bir şey istemiyor.Tom doesn't want anything to eat.
Tom bir şey anlamıyor.Tom doesn't understand a thing.
Tom sorunla ilgili yapacağı bir şey olduğunu sanmıyor.Tom doesn't think that he has anything to do with the matter.
Tom yanlış bir şey yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think he did anything wrong.
Tom kötü bir şey olacağını sanmıyor.Tom doesn't think anything bad is ever going to happen.
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretmede hatalı bir şey görmüyor.Tom doesn't see anything wrong with letting Mary learn to drive.
Tom'un bir şey hakkında üzülmesine gerek yok. Mary her şeyle ilgilenecek.Tom doesn't need to worry about a thing. Mary will take care of everything.
Tom'un özür dilemesi gerekmez. O yanlış bir şey yapmadı.Tom doesn't need to apologize. He did nothing wrong.
Tom durum hakkında herhangi bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about the situation.
Tom çocukları yetiştirme hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about raising children.
Tom Avustralya hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about Australia.
Tom yatırım hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about investing.
Tom balıkçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about fishing.
Tom aşçılık hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about cooking.
Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.Tom doesn't have to worry. Nothing bad's going to happen.
Tom bir şey ödemek zorunda değildir.Tom doesn't have to pay anything.
Tom klasik müzik hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about classical music.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but complain.
Tom fazla bir şey söylemedi.Tom didn't say much.
Tom ne olduğu hakkında bir şey bilmiyordu.Tom didn't know anything about what was happening.
Tom'un başka bir şey yapacak yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to do anything else.
Tom bugün bir şey yaptırmadı.Tom didn't get anything done today.
Tom bir şey hissetmedi.Tom didn't feel anything.
Tom Mary'den bir şey ummuyordu.Tom didn't expect anything from Mary.
Tom bir şey yapmadı.Tom didn't do anything.
Tom herhangi bir şey yapmadı.Tom didn't do anything.
Tom yanlış bir şey yapmadı.Tom didn't do anything wrong.
Tom yasadışı bir şey yapmadı.Tom didn't do anything illegal.
Tom bir süre bir şey yapmadı.Tom didn't do anything for a while.
Tom Mary'ye bir şey sormadı.Tom didn't ask Mary anything.
Tom bir şey olduğunu reddetti.Tom denied that anything had happened.
Başka herkes fikrini söyleyinceye kadar Tom bir şey söylememeye karar verdi.Tom decided to say nothing until everyone else had given their opinions.
Tom olay hakkında Mary'ye bir şey söylememeye karar verdi.Tom decided that he wouldn't tell Mary anything about the incident.
Tom deneyecek başka bir şey düşünemedi.Tom couldn't think of anything else to try.
Tom başka bir şey hakkında düşünemedi.Tom couldn't think about anything else.
Tom Mary'yi ağlamaktan vazgeçirecek bir şey söyleyemedi.Tom couldn't say anything that would make Mary quit crying.
Tom kazayı önlemek için bir şey yapmış olamazdı.Tom couldn't have done anything to prevent the accident.
Tom bir şey hissedemedi.Tom couldn't feel a thing.
Tom öyle bir şey yapamadı.Tom couldn't do something like that.
Tom sorun hakkında bir şey yapamadı.Tom couldn't do anything about the problem.
Tom onun hakkında bir şey yapamadı.Tom couldn't do anything about it.
Tom Mary'nin nehrin aşağısına doğru sürüklenişini izlemekten başka bir şey yapamadı.Tom could do nothing but watch Mary being swept down the river.
Tom onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims that he knows nothing about that.
Tom kesinlikle o tür cezayı hak edecek bir şey yapmadı.Tom certainly hadn't done anything that deserved that kind of punishment.
Tom kesinlikle böyle bir şey ummuyordu.Tom certainly didn't expect anything like this.