Ana içeriğe geç
Sözlük

bir çift ile cümle

bir çift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi.Він був п'ятим із вісьмох дітей селянської родини.
Bir çiftçi olan Mengotto onunla evlenmek için genç kıza kur yapmaktadır.Поступово Максимілліан так зацікавлюється молодою дівчиною, що одружується з нею.
Tom bir çiftçi.Том фермер.
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. července 2005 odmítla vydat soudkyně města Dénia manželskou licenci lesbickému páru.
Namazgâh Hamamı, kadınlar ve erkekler için ayrı bölümleri olan bir çifte hamamdır.U podstatných jmen rozeznáváme rod ženský a mužský, číslo a dva pády (základní a předmětný).
Bir çiftçiydi.Byl rolníkem.
1972'den 1995'e kadar her yıl bir çifte albüm yayımladı.V letech 1972–1995 publikovala dvě alba ročně.
Bir çift sayıdır.Jedná se o dva páry.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Pocházela z rodiny zemědělce.
Masaya otuduktan sonra yan masada kavga eden bir çift görür ve kendi ailesi aklına gelir.Na protějším nástupišti vidí mladý pár, jak se hádá.
Avia B.534 tek motorlu bir çift kanatlı avcıdır.Avia B-534 je jednomístný, jednomotorový vzpěrový dvojplošník.
Dişileri genelde bir çift yumurta yumurtlayıp kuluçkaya yatar.Samičky zpravidla nosí vajíčka po párech na zadečku.
Bir çiftçinin oğluydu.Byl synem zemědělce.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Od té doby se o někom neúspěšném říká, že „dopadl jak sedláci u Chlumce“.
O bir çift göz ve yüzden başka bir şeyi gözüm görmüyordu.Ztratil jedno oko a na druhé viděl velmi omezeně.
HD 167971, iki O türü anakol yıldızından oluşma etkileşen bir çift sistemdir.HD 189733 je dvojhvězda, u jejíž primární hvězdy byla potvrzena přítomnost exoplanety.
Bir çift kurt da cesedi yiyordu.Vlk z Vinohrad se nažral.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Začínal jako dělník a živnostník, později se stal zemědělcem.
Bir çiftçiydi.A fost agricultor.
Bonnie MacFarlane adındaki bir çiftçi, John'u yaralı bir halde bulur ve onu iyileşmesi için doktora götürür.Fermierul local Bonnie MacFarlane îl găsește grav rănit și îl duce la ferma sa pentru însănătoșire.
Evli bir çift, göç sırasında edindikleri arkadaşlarını ziyarete gitmektedirler.Un cuplu încearcă să-și vizite toți cei patru părinți divorțați în ziua de Crăciun.
Bir çift kelepçe vücudunun yanında yatıyordu.Lângă el se găsea o pereche de cătușe.
Hüseyin Bey, Vanlı bir çiftçi.Puta Emanuil a fost agricultor.
Bir çift küpe aldım.Am cumpărat o pereche de cercei.
Fransız bir çift kendisini ve kız kardeşini küçükken evlatlık edindi.Egy francia pár csecsemőkorában örökbe fogadta a testvérével együtt.
Nancy Cartwright'ın Bart seslendirmesi, bir çift çentik düşürülerek elektronikti.Nancy Cartwright hangját Bart szerepében néhány fokkal elektronikusan mélyítették.
İnsanlarda normalde bir çift olarak bulunur.Körülbelül kétszerese egy normál embernek.
Bir çiftçinin oğluydu.Egy farmer második fia volt.
Havada, Sonic bir çift atlama yapabilir.Úgyhogy átadom a Sonynak az összeállítást bármelyik két dalommal.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Földműves családból származott.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Nem akart más lenni, mint földművelő.
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. heinäkuuta 2005 tuomari Dénian kaupunissa kieltäytyi antamasta avioliittolupaa lesboparille.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Miesten oli vaikeaa löytää muuta työtä kuin maanviljelyä.
Havada, Sonic bir çift atlama yapabilir.Lisäksi Tails voi kantaa Sonicia ilmassa häntäkopterillaan.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Hän oli lähtöisin maanviljelijäperheestä.
Bir çiftçinin oğluydu.Carrier oli maanviljelijän poika.
Diğer başka bir çift de tamamen aynı şekilde işler. .Uusi pari sisään, sama systeemi.
Bazı diğer türlerde ise bir çift ömür boyu beraber kalır.Pari pysyy yhdessä koko elinikänsä.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Myöhemmin hän työskenteli työmiehenä ja myöhemmin maanviljelijänä Raippaluodossa.
Ergin erkekler bir çift kanatlıdır.Tämän vuoksi varsinaisia siipiä on vain yksi pari.
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.Hän käyttää aseenaan kahta laser-ruoskaa.
Bir çift solungaca sahiptir.Niillä on yksi pari saksia.
Ummagumma, Pink Floyd'un 1969'da çıkardığı progresif ve psychedelic müzik tarzında olan bir çift albümdür.Ummagumma on Pink Floydin vuonna 1969 julkaisema tupla-albumi.
Senaryo da bir çift boşanma yolları üzerinde duruluyor.Elokuva kertoo pariskunnasta, joka on avioeron partaalla.
Bir çift kelepçe vücudunun yanında yatıyordu.Ένα ζευγάρι χειροπέδων βρισκόταν κοντά στο σώμα του.
Bir çiftçi ailesinde yetişti.Μεγάλωσε σε μία αγροτική οικογένεια.
2* tipi bir çift yıldızdır.Ο ε της Ύδρας είναι διπλός αστέρας.
Bir çiftçiydi.Αρχικά ήταν αγρότης.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Έζησε μια ζωή ήρεμη, εργαζόμενος ως αγρότης, και αργότερα ως τοπικός αστυνομικός.
Bir çift antenleri ve basit yapılı gözleri vardır.Έχουν χαρακτηριστικά επιμηκυσμένα μάτια και δύο μικρά ραχιαία πτερύγια.
Babası George ise bir çiftçidir.Ο πατέρας του ήταν αγρότης.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.I de tidligere 1990ere begyndte et ungt par at producer og sælge dem succesrigt.
1495, Bir çiftçi olan João Fernandes ve Pedro Barcelos, Grönland’ı keşfeder.Mellem 1491 og 1494 udforskede Pêro de Barcelos og João Fernandes Lavrador Nordamerika.
Bir çift sayıdır.Et hold udgøres af to par.
Kristensen meslek tarafından bir çiftçiydi.Christiansen var en dygtig landmand.
Claire'e Los Angeles'ta bebeği evlat edinmek isteyen bir çift olduğunu söyler.Hun vender tilbage til Richard, der fortæller hende at barnet vil være i sikkerhed hos et par i Los Angeles.
Savaşa girmeden önce Häyhä, bir çiftçi ve avcıydı.Før han gikk inn i krigen arbeidet Häyhä som bonde og jeger.
Bir çiftçinin oğluydu.Han var sønn av en bonde.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Gårdsdrift hadde ikke bare med landbruk å gjøre.
Daha sonra rahat bir işçi olarak çalıştı ve mesleğine göre bir çiftçi oldu.Han levde et rolig liv, og arbeidet som bonde, senere i politiet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod