Bir çift ktenidyum içerirler.Integra o grupo Couple Coffee.
Babası Ralif Safin zengin bir çiftçidir.Seu pai é um fazendeiro rico.
Bir çift sayıdır.Elas formam um par.
Muhafazzakar görüşte olup bir çiftçi hareketi olarak ortaya çıkmıştır.Acabou, no entanto, firmando-se como produtor rural.
Ergin erkekler bir çift kanatlıdır.As fêmeas possuem um par de mamas.
Ayrıca çift yılanlı Hermes'in Caduceus'unun üzerinde de bir çift kanat bulunmaktadır.É uma serpente com muitas cabeças descendente de Kadru.
Yeni bir çift bot almam lazım.Tenho que comprar um novo par de botas.
Havada, Sonic bir çift atlama yapabilir.In de lucht kan Sonic een dubbele sprong uitvoeren waarmee meerdere vijanden geraakt kunnen worden.
1953'te Roger Jennison ve M K Das Gupta bunun bir çifte kaynak olduğunu gösterdiler.In 1953 werd door Roger Jennison en M. K. Das Gupta ontdekt dat het een dubbele radiobron is.
Hakaret örneklerinden bir tanesi şöyle: Bir çiftçi gibi dövüşüyorsun.Men krijgt een belediging naar het hoofd geworpen (bijvoorbeeld: "Je vecht als een melkboer").
Bir çiftçiydi.Hij was landbouwer.
Daha sonra katedralin bulunduğu arsa Hüseyin isimli bir çiftçiye 28.005 lira karşılığında satıldı.De grond waarop de kathedraal stond werd later verkocht aan een boer voor TL 28.005.
Ummagumma bir çift albümdür.Ummagumma is een dubbelalbum.
Uzun çiftlerin üzerinde bir çift göz mevcuttur.Boven de ogen stonden twee lange hoorns.
O bir çift göz ve yüzden başka bir şeyi gözüm görmüyordu.Met het blote oog was het verschil niet te zien.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Hij was afkomstig uit een familie van boeren.
Evli bir çift, göç sırasında edindikleri arkadaşlarını ziyarete gitmektedirler.Een pasgetrouwd echtpaar viert thuis Kerstmis.
Bir çiftçinin oğluydu.Hij was de zoon van een boer.
Kristensen meslek tarafından bir çiftçiydi.Gontier was landbouwer van beroep.
Bir çift sayıdır.Het is een tweevoeter.
Bir çift lens, R1 ila R4 arasındaki yarıçaplı dört yüzeye sahiptir.Een doubletstelsen heeft vier lensoppervlakken, met kromtestralen R1 tot R4.
Konik kesit, eliptik veya dairesel bir çift taraflı koninin, düzlemle kesitinden meydana gelen eğriler.De verschillende onderdelen zijn aan elkaar gesoldeerd, gelijmd, getapet, geschroefd of geklemd.
Tom, arabasının bagajında fazladan bir çift ayakkabı bulunduruyor.Tom bewaart een extra paar schoenen in de achterbak van zijn auto.
Bir zamanlar köyde, yoksul bir çiftçi vardı.Er was eens een arme boer in het dorp.
Fransız bir çift kendisini ve kız kardeşini küçükken evlatlık edindi.Został adoptowany przez francuską parę jako niemowlę wraz ze swoją siostrą.
Sonyetka ise bunun bedeli olarak bir çift külotlu çorap talep eder.You must get yourself a pair of socks → Musisz sobie kupić parę skarpetek.
Kürt bir çiftçinin beş çocuğundan biriydi.Był jednym z pięciorga dzieci ubogich rolników.
Bir çift çizme ve bir torba ister.W zamian prosi o buty oraz worek.
Uzun çiftlerin üzerinde bir çift göz mevcuttur.Na głowie jedna para długich czułków.
Bir çift sayıdır.Znamy kolejną parę.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Pochodził z farmerskiej rodziny.
O bir çift göz ve yüzden başka bir şeyi gözüm görmüyordu.Miał zaćmę i nie widział na jedno oko.
Ayrıca Incirrina alt takımı üyelerinin iç kabukları ya hiç yoktur ya da bir çift stile şeklindedir.W dodatku szkielet wewnętrzny Incirrina przyjmuje formę pary sztyletów bądź nie ma wcale.
Bir çiftçiydi.Był farmerem.
Bir çiftçinin oğluydu.Był synem rolnika.
Büyük Macellan Bulutu'nun 20 derece doğusundadır ve bir çift oluşturur.Tworzy parę z Wielkim Obłokiem Magellana (LMC), położonym o około 20 stopni na wschód.
Elle çalışan bir ayakkabıcı ise günde yaklaşık bir çift ayakkabı yapabilir.Na parterze mieściła się fabryka obuwia, która mogła dostarczyć do 100 butów dziennie.
Bazı resimlerinde ise kollarında bir çift kanat görülür.Kali bywa przedstawiana z kilkoma parami rąk.
1990'ların başında genç bir çift lambaları başarılı bir şekilde üretmeye ve pazarlamaya başladı.Under det tidiga 1990-talet började ett ungt par att tillverka och sälja lamporna med framgång.
"Bir Çift Ucubeyiz İşte"."Herregud vilken häst dom har".
Böyle bir çift yüzük bulma ihtimali 10.000 'de 1’dir.Oddsen att hitta en dubbelring är inte särskilt stora, de är 1 på 10 000.
Eserde birbirlerini öperek kucaklayan bir çift resmedilmiş.Den föreställer ett medeltida par som förenas i en kyss.
İçeride bir çift Siber veritabanı bulurlar.Inuti finns ett dopfat av silver.
Ergin erkekler bir çift kanatlıdır.Muwarna är ett släkte av tvåvingar.
Bir çift sayıdır.De två blev ett par.
2* tipi bir çift yıldızdır.Stjärnan som faktiskt är två, är en dubbelstjärna.
Bir çift kurt da cesedi yiyordu.Därefter dödar gruppen en varg och äter den.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.Observera att det ofta finns två likvärdiga lösningar till problemet.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Han kom från en bondefamilj.
O bir çift göz ve yüzden başka bir şeyi gözüm görmüyordu.För andra betydelser, se Nyuydi.
Bir çiftçiydi.Був селянином.
Eserde birbirlerini öperek kucaklayan bir çift resmedilmiş.На печатці зображено двох чоловіків, що дружньо обіймаються.
Ancak Kate bu evin aslında başka bir çifte ait olduğunu fark eder, eve geri dönerler.Майк розуміє, що інший будинок насправді — це його будинок, і заглядає всередину.
Bu da sevgili olan bir çifte benzetilir.Гліб із дружиною виглядають такою ж щасливою парою.
4.sezonda gerçekten ilişkiye baslıyorlar ve mükemmel bir çift oluyorlar.На перший погляд, вони — цілком звичайні люди та ідеальна пара.
Bazı diğer türlerde ise bir çift ömür boyu beraber kalır.Пара птахів залишається разом протягом усього життя.
Elle çalışan bir ayakkabıcı ise günde yaklaşık bir çift ayakkabı yapabilir.Всього їх підприємство виробляє щодня 1000 пар взуття.
2* tipi bir çift yıldızdır.Існує різновид з 2-а зірками.
Bir çiftçi ailesinden geliyordu.Походив з фермерської родини.
Bir çift zehir dişi üst çenenin önünde yer alır.Має 2 отруйних ікла, які сидять у передній частині верхньої щелепи.