Ana içeriğe geç
Sözlük

binmiş ile cümle

binmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama ne yazık ki sıvı helyumda, helyum atomları birbirlerinin üzerine binmiş halededirler.Но, к сожалению, в жидком гелии они сидят друг на дружке.
Ama ne yazık ki sıvı helyumda, helyum atomları birbirlerinin üzerine binmiş halededirler.ולרוע המזל, האטומים של הליום במצב נוזלי הם ממש אחד על השני.
Ama ne yazık ki sıvı helyumda, helyum atomları birbirlerinin üzerine binmiş halededirler.ولكن لسوء الحظ .. في الهيليوم السائل تكون ذرات الهيليوم متراصة فوق بعضها البعض
Ama ne yazık ki sıvı helyumda, helyum atomları birbirlerinin üzerine binmiş halededirler.互いに近接しています ファインマンは ヘリウムに疎い物理学者でしたが
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.미국을 공격하기 위해 암스테르담에서 비행기에 올랐습니다
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.וטס לאמסטרדם כדי לבצע פיגוע בארה"ב.
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.سافر على طائرة في أمستردام ليهاجم أمريكا .
Amerika'ya saldırmak için Amsterdam'dan bir uçağa binmiş.しばらくして
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Also haben Sie vielleicht ein ähnliches Flugzeug benutzt um heute herzukommen.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Deci poate că aţi luat un avion asemănător ca să ajungeţi azi aici.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Dus misschien heeft u vandaag wel met zo'n soort vliegtuig gevlogen om hier naartoe te komen.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Forse avrete preso un aereo simile per venire qui oggi.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Jadi mungkin Anda menggunakan pesawat terbang sejenis untuk menuju ke sini.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Kanske tog ni ett liknande plan för att komma hit idag.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.아마 오늘 타고 오신 비행기와 비슷한 크기일 것입니다.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Lehet, hogy egy ilyen repülővel jöttél ma ide.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Pewnie lecieliście podobnymi aby dziś się tu znaleźć.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Quizás tomaron un avión similar para llegar hoy aquí.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Rất có thể bạn đã ở trên một chiếc tương tự khi đến đây hôm nay.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Talvez tenham viajado num avião semelhante para cá chegarem hoje.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Vous avez peut-être pris un appareil similaire pour venir ici aujourd'hui.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Ίσως φτάσατε εδώ με ένα παρόμοιο αεροσκάφος σήμερα.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Може би сте взели подобен самолет, за да стигнете тук днес.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Так что может быть вы летели на подобном самолете чтобы присутствовать сегодня здесь.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.Так що, можливо, сюди ви летіли на подібному літаку.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.אז אולי גם אתם הגעתם לכאן עם מטוס דומה.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.ربما ركبتم طائرة مماثلة للقدوم إلى هنا اليوم.
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.しかし私たちはただ飛んでいたのではなく、イソプレン計測のため
Belki de buraya gelmek için benzer bir uçağa binmiş olabilirsiniz.你們今天有可能是乘坐類似的機型抵達這裡
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Angkatan perang surga mengikuti Dia dengan menunggang kuda-kuda putih, dan berpakaian lenan yang putih bersih
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A rytířstvo nebeské jelo za ním na bílých koních, jsouce odíni v kment bílý a čistý.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A vojská, ktoré sú na nebi, išly za ním na bielych koňoch, odiati kmentom, bielym a čistým.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A wojska, które są na niebie, szły za nim na koniach białych, obleczone lnem cienkim, białym i czystym.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn , trắng và sạch , cỡi ngựa_bạch theo Ngài .
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn, trắng và sạch, cỡi ngựa bạch theo Ngài.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.De hemelse legers volgen Hem op witte paarden; zij hebben kleren van zuiver wit linnen aan.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.És mennyei seregek követik vala õt fehér lovakon, fehér és tiszta gyolcsba öltözve.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Gli eserciti del cielo lo seguono su cavalli bianchi, vestiti di lino bianco e puro
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.In vojske, ki so v nebesih, so šle za njim na belih konjih, oblečene v tenčico belo in čisto.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.하늘에 있는 군대들이 희고 깨끗한 세마포를 입고 백마를 타고 그를 따르더라
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Les armées qui sont dans le ciel le suivaient sur des chevaux blancs, revêtues d`un fin lin, blanc, pur.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Los ejércitos en el cielo le seguían en caballos blancos, vestidos de lino fino, blanco y limpio
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Och honom följde, på vita hästar, de himmelska härskarorna, klädda i fint linne, vitt och rent.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og Hærene i Himmelen fulgte ham på hvide Heste, iførte hvidt, rent Linklæde.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og hærene i himmelen fulgte ham på hvite hester, klædd i hvitt og rent fint lin.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Oştile din cer Îl urmau călări pe cai albi, îmbrăcate cu in supţire, alb şi curat.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Seguiam-no os exércitos que estão no céu, em cavalos brancos, e vestidos de linho fino, branco e puro.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Und ihm folgte nach das Heer im Himmel auf weißen Pferden, angetan mit weißer und reiner Leinwand.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Και τα στρατευματα τα εν τω ουρανω ηκολουθουν αυτον εφ' ιππων λευκων, ενδεδυμενοι βυσσινον λευκον και καθαρον.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.А війська, що на небі, йшли слїдом за Ним на білих конях, з'одягнені у виссон білий і чистий.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.И воинства небесные следовали за Ним на конях белых, облеченные в виссон белый и чистый.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.וצבאות השמים יצאים אחריו על סוסים לבנים מלבשים בגדי בוץ לבן וטהור׃
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.والاجناد الذين في السماء كانوا يتبعونه على خيل بيض لابسين بزا ابيض ونقيا
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.在 天 上 的 眾 軍 、 騎 著 白 馬 、 穿 著 細 麻 衣 、 又 白 又 潔 、 跟 隨 他
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.在 天上 的 眾軍 、 騎著 白馬 、 穿著 細 麻衣 、 又 白 又 潔 、 跟 隨他
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.Abordaron y no supieron a dónde iban, y acabaron en Canadá.
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.A hajón voltak, és nem tudták, hogy hova tartanak, de végül Kanadában kötöttek ki.
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.Eles embarcaram mas não sabiam para onde iam, e acabaram no Canadá.
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.Họ lên tàu mà không biết sẽ đi đâu, cuối cùng họ đã tới Canada.
Bilmeden binmişler, sonunda Kanada'ya çıkmışlar.Ils montèrent sans savoir où ils débarqueraient, et sont finalement arrivés au Canada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod