binme ile cümle

binme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un gemiye binmesine izin ver.Let Tom come aboard.
Binme için teşekkürler.Thanks for the lift.
O ata binme. O seni atacaktır.Don't ride that horse. He'll throw you.
Ben atlara binmek hakkında herhangi bir şey bilmem.I don't know anything about riding horses.
Tüm uçuşlar iptal edildiği için Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.I had to take a bus from Boston because all the flights had been canceled.
Boston'dan bir otobüse binmek zorunda kaldım.I had to take a bus from Boston.
Her zaman bir ata binmeyi denemek istedim.I've always wanted to try riding a horse.
O trene binmeliyim.I have to get on that train.
O trene binmem gerekiyor.I have to get on that train.
O trene binmek zorundayım.I have to get on that train.
Bacaklarım acıyor olmasına rağmen bisikletime binmeye devam ettim.I kept riding my bicycle even though my legs were hurting.
Ben ona bisiklete binmeyi öğrettim.I taught her to ride a bicycle.
Otobüse binmeyi tercih ederim.I'd rather take the bus.
Otobüse binmeyeceğim.I'm not taking the bus.
Ben bir ata binmeyeli çok oldu.It's been a while since I rode a horse.
Tom yağmurda motosikletine binmeyi sevmiyor.Tom doesn't like riding his motorcycle in the rain.
Tom Mary'nin motosikletinin arkasına binmedi.Tom didn't get on back of Mary's motorcycle.
Tom arkadaşlarından biriyle bisiklete binmeye gitti.Tom went cycling with one of his friends.
Tom Mary ile trene binmedi.Tom didn't get on the train with Mary.
Tom Mary'yi taksinin içine binmeye yardım etti.Tom helped Mary into the cab.
Tom uçağa binmedi.Tom didn't get on the plane.
Tom otobüse binmedi.Tom didn't get on the bus.
Tom arabaya binmedi.Tom didn't get in the car.
Neden otobüse binmedin?Why didn't you take the bus?
Eğer yağmur başlarsa biz bisiklete binmekten vazgeçmek zorunda kalacağız.If it starts raining we'll have to give up on our bike ride.
Hangi trene binmesi gerektiğini ona söyle.Tell her which train she should get on.
Aptallık frenleri olmayan bir bisiklete binmektir.Stupidity is riding a bike that doesn't have brakes.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak oldukça aptalca bir şey.Riding a bike that doesn't have brakes is a pretty stupid thing to do.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.Riding a bicycle without brakes is a stupid thing to do.
Bir ata binmeyi denemek istiyorum.I want to try riding a horse.
Kar kaykayı yapmayı ve bisiklete binmeyi severim.I like to snowboard and ride dirtbikes.
Bisiklete binmeye gitmek ister misin?Would you like to go for a bike ride?
Patronumuz, uçağa binmemizi istiyor.My boss wants us to take the plane.
Tom hiç uçağa binmedi.Tom never boarded the plane.
Uçağa kimse binmedi.Nobody got on the plane.
O asla trene binmez.He never takes the train.
Halkımız fırına gitmek için taksiye binmez.Our people don't take a taxi to the bakery.
Tom ata hiç binmedi.Tom has never ridden a horse.
Tom vurulduğunda arabasına binmek üzereydi.Tom was about to get into his car when he was shot.
Tom binmek için arabanın kapısını açtı.Tom opened the car door to get in.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardım etti.Tom helped Mary get in the car.
Her gün işe giderken bisikletine binmen yeniden forma girmene yardım etmeli.Riding your bicycle to work every day should help you get back into shape.
Tom atlara binme hakkında bildiğim her şeyi bana öğretti.Tom taught me everything I know about riding horses.
Tom Mary'ye tekerlekli sandalyesine binmesi için yardım etti.Tom helped Mary get into her wheelchair.
Daha önce hiç ata binmedim.I've never been on a horse before.
Bisiklete binmek çok eğlencelidir.Cycling is a lot of fun.
Ben metroya binmeyi sevmiyorum.I don't like riding the subway.
Tom asla trene binmez.Tom never takes the train.
Ata binmek pahalı bir hobidir.Horse riding is an expensive hobby.
Henüz evde değilim, çünkü otobüse binmedim.I'm not home yet because I didn't take the bus.
O ne zaman olursa olsun, bir otobüse binmekten hoşlanmaz.He does not like to take a bus, no matter when.
Bu trene binme.Don't get on this train.
Attan inip eşeğe binme, Tom.Get off your high horse, Tom.
Hayat hızlı bir lunapark trenine binmek gibi bir şey.Life is like a roller coaster ride.
Bu trene binmek zorundayım.I've got to get on this train.
Tom metroya binmeye korkuyor.Tom is afraid to ride the subway.
Tom hiç gemiye binmedi.Tom has never been on a ship.
Motosikletlere binmeyi severim.I like to ride motorcycles.
Tom motorlu tekneye hiç binmediğini söyledi.Tom said he'd never been in a motorboat.
Tom iş çıkış saatleri sırasında metroya binmeyi sevmez.Tom doesn't like to ride the subway during rush hour.

İlgili Sayfalar