binme ile cümle
binme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, bir ata binmede iyidir.He is good at riding a horse.
O, bayanın arabaya binmesine yardımcı oldu.He helped the lady into the car.
O trene biner binmez, o istasyondan yola çıktı.As soon as she got on the train, it pulled out of the station.
O, bisiklete binmeyi geçen yıl öğrendi.She learned to ride a bicycle last year.
Bir bisiklete binme girişiminde bulundu.She made an attempt to ride a bicycle.
O, uçağa binmeden önce bana el salladı.She waved at me before she got on board the plane.
Bisiklete binmeyi yürümeye tercih ederim.I prefer riding to walking.
Ben arabaya binmekten usanıyorum.I'm getting sick of the ride.
Bir ata binmek istiyorum.I want to ride a horse.
Ben trenlere binmekten hoşlanırım.I like to ride on trains.
Otobüse binmediğimden dolayı,henüz evde değilim.Because I didn't take the bus, I'm not home yet.
Bir taksiye binmene gerek yoktu.You didn't need to take a taxi.
Bir bisiklete iki kişi binmesi tehlikelidir.Riding double on a bicycle is dangerous.
İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.It's hard to get a taxi outside the station.
Kaldırımda bisiklete binmemelisin.You shouldn't ride a bicycle on the sidewalk.
Yürüyerek arabaya binmekten daha hızlı işe varabilirim.I can get to work faster by walking than by taking the car.
5 numaralı otobüse binmelisin.You should take bus no. 5.
Mary atına binmeyi sever.Mary loves to ride her horse.
O ona binmeye çalışırken otobüs zaten hareket halindeydi.The bus was already in motion when he tried to board it.
Uçağa binmeden önce her zaman gergin olurum.I am always tense before I get on an airplane.
12 numaralı otobüse binmen gerekiyor.You have to take bus number 12.
Otobüse binmek zorunda mıyız?Do we have to take the bus?
Yürümektense bisikletime binmeyi tercih ederim.I'd rather ride my bike than walk.
Pedro'nun motosikleti var ve ona binmeyi sever.Pedro has a motorcycle and loves to ride it.
O, ona otobüse binmek yerine yürümesini tavsiye etti.She advised him to walk instead of taking a bus.
O, onu bir ata binmeye ikna edemedi.She couldn't convince him to ride a horse.
Kendi güvenliğin için, sarhoş bir sürücüsü olan bir arabaya asla binme.For your own safety, never ride in a car with a drunk driver.
Tom bir taksiye binmek zorunda.Tom had to catch a taxi.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardımcı oldu.Tom helped Mary into the car.
Tom Mary'ye onun atına binmek isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted to ride his horse.
Tom motorsiklete binmeye alışkın değildir.Tom isn't used to riding a motorcycle.
Tom bir bisiklete binmeyi öğrenmede zor zamanlar geçirdi.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom bisiklete binmeyi öğrenirken çok zorluk yaşadı.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom ve Mary her ikisi de atlara binmeyi severler.Tom and Mary both like riding horses.
Hem Tom hem de Mary ata binmeyi sever.Tom and Mary both like riding horses.
Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.Riding a unicycle is one thing I'm not very good at.
Ben bisiklete binmeyi tercih ederim.I prefer biking.
Tom bir bisiklete binmek için gitti.Tom went for a bike ride.
Bu şehirde bir taksiye binmek çok zor.It's very hard getting a taxi in this city.
Bir dönme dolaba binme yapmak için en sevdiğim şey.Riding in a Ferris wheel is my favorite thing to do.
Hangi otobüse binmemiz gerektiğini bilmiyorduk.We didn't know which bus we should take.
Ata binmek çok eğlencelidir.Riding a horse is a lot of fun.
Örneğin, şehir merkezine gitmek istersem hangi otobüse binmeliyim?For example, if I want to get downtown what bus should I take?
Bisiklete binmeyi bilmiyor.He doesn't know how to ride a bike.
Arabasına binmesi için bekliyorum.I'm waiting for her to climb into her car.
Tom'un o trene binmesine izin veremezsin.You can't let Tom get on that train.
Bu gemiye binmek için izin alabilir miyim?May I have permission to board this ship?
Tom bir boğaya binmek istiyor.Tom wants to ride a bull.
Arabaya binmeni istiyorum.I want you to get in the car.
Arabana binmeni istiyorum.I want you to get in your car.
Neden Tom'la binmek isteyeyim?Why would I want to ride with Tom?
O, ata binmeyi sever.He enjoys horseback riding.
O dans etmeyi ve ata binmeyi sever.She enjoys dancing and horseback riding.
Bu sabah at-binmeye gitti.She went horse-riding this morning.
Bizimle binmek ister misin?Do you want to ride with us?
Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.I want to take a plane back to Boston.
Ben Tom'la binmekten mutluyum.I'm happy to ride with Tom.
Bisiklete binmeyi öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to ride a bicycle?
Bir midilliye binmek istiyorum!I want to ride a pony!
Henüz trene binme.Don't get on the train yet.