binlerce ile cümle
binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yalnız Kahire'de 250.000 protestocu olmak üzere,yüz binlerce kişi Mısır şehirlerinde protestoya devam etti.Csak Kairóban 250 000 ember vonult az utcákra.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Mindazonáltal 1010-ben úgy döntött, hogy elhagyja a várost.
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Naponta 30 ezer utas fordul meg itt.
On binlerce insan Baksi’yi son yolculuğuna uğurladı.Tízezrek kísérték utolsó útjára.
27 Ocak'ta ülke genelinde on binlerce numaralandırılmış protestocular.A múlt héten 27 ezerrel nőtt Amerikában a munkanélküliek száma.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.Kínában a gyógyászati alkalmazása is több évezredre tekint vissza.
Basit gözlerin her biri binlerce küçük üniteden oluşmaktadır.Összetett szemük nagyszámú facettából áll.
Orada bulunduğu sırada kendisine binlerce kişi bîat etti.Ez uralkodása alatt több tízezer főt jelentett.
Esir kampına gönderilmeden önce binlerce Sovyet komiseri öldürüldü.Októbertől több ezer szovjet hadifogoly érkezett a táborba.
Bugun binlerce makro virüsü bulunmakta.A műholdak eddig több ezer gamma-kitörést észleltek.
Cenazesi binlerce insanın katılımıyla devasa bir ulusal bütünlük gösterisine dönüşmüştür.A temetés százezres tömegdemonstrációvá vált.
Vorlonlar ile Gölgeler'in binlerce yıldır birbirleriyle neden savaştıkları da artık günyüzüne çıkar.Az Ősök és az ördögszerű Kreeganek már több ezer éve háborúznak egymással.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Évente tízezrek menekültek a diktatúra elől Nyugat-Berlinbe.
Cenazesine on binlerce insan katıldı.Temetésén több tízezren vettek részt.
Taksim Meydanı'nda binlerce kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi.A tüntetésen a CasaPound pár ezernyi aktivistája is részt vett.
Protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı.A tüntetésen ezrek vettek részt.
Yerleşmeden binlerce çanak çömlek parçası toplanmıştır.A díszes épületből több ezer faragványtöredék került elő.
Bağımsızlık vaddi için gösteri yapan halktan binlerce sivil katledilmiştir.Számos, a független államért harcoló milicista csoport tűnt fel.
"Binlerce Yıllık Astronomi Aleti: Usturlap".Csillagászati pályaszámítások szerint 6000 év alatt (kr. e.
Tayvan'da insan yerleşimine ait kanıtlar on binlerce yıl geriye uzanır.Ezen a területen az emberi élet nyomai négyezer évre nyúlnak vissza.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Havonta egymilliárd ember nézi a megosztott videókat.
Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler.A közönséges holló több ezer éve él együtt az emberrel.
Macaristan sınır kapılarını açmasıyla binlerce DAC vatandaşı Batı'ya geçti.Kelet-Szíriában több ezer kurd nemzetiségű vonult az utcákra.
On binlerce kalabalıkta kadınlar arasında ilk kez uluslararası maçlar oynandı.A világbajnokságok történetében először vett részt az eseményen 24 csapat.
Metacafe kullanıcıları her gün binlerce video yüklerler.Metacafen käyttäjät jakavat tuhansia uusia videoita päivittäin.
Çok büyük değerler sestertia milia(binlerce sestertia) olarak ifade edilirdi.Suuret summat mitattiin tuhansina sestertiuksina.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.Hän vapautti heti aluksi 600 poliittista vankia.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Tuhannet ihmiset joutuivat jättämään kotinsa.
Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta yaşayan yılanlar vardı.Tuhansia vuosia sitten oli käärmeitä, jotka elivät seitsemän kerrosta Tarsuksen maan alla.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Tätä on käytetty tuhansien vuosien ajan kasvien ja eläinten domestikaatioon.
Fakat genellikle binlerce meteor bir aradadır.Tavallisesti kuitenkin näkyy vain muutama meteori tunnissa.
Diğer binlerce kişi nerededir.Paikalla oli useita tuhansia ihmisiä.
On binlerce Arakanlı yerlerinden edilmiştir.Se tunnetaan kymmenestätuhannesta norsustaan.
Önerdiğim herşeyi gözardı ettiler çünkü binlerce yıldır onlar gibi film işlerinde bulunmadım" dedi.Ja minun oli helppo sanoa näin, koska kukaan ei ole minua parin viime vuoden aikana filmiin pyytänytkään.”
Bunun için binlerce kişiden imza toplamıştır.Tuhannet järjestöt ovat allekirjoittaneet sen.
Cenazesinde bulunmak için binlerce insan toplandı.Tuhannet ihmiset kerääntyivät hänen hautajaisiinsa.
26 Ocak 1531'de il binlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem geçirdi.Tuhansia kuolonuhreja vaati 26. tammikuuta 1531 sattunut järistys.
Çok geçmeden binlerce yurttaşları onlara katılır.Ennen pitkää paikalle kokoontui tuhansia ihmisiä lisää.
Bazı göllerde varv katmanları binlerce yıl geriye gidebilmektedir.Joillakin kuivilla alueilla kitukasvuiset puut voivat elää jopa tuhansia vuosia.
Orada bulunduğu sırada kendisine binlerce kişi bîat etti.Leirillä kuoli sen olemassaolon aikana monta tuhatta ihmistä.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Kisoja järjestettiin näin yli tuhannen vuoden ajan, yhteensä lähemmäs 300 kertaa.
Baharat günümüzden binlerce yıl önce Doğu ülkelerinde kullanılıyordu.Menetelmä kehitettiin nykyisen Lähi-idän alueella tuhansia vuosia sitten.
Yeryüzünde binlerce meslek bulunmaktadır.Kentällä työskentelee usea tuhat henkeä.
Var olan binlerce farklı yazı yüzü var, yenileri sürekli geliştiriliyor.Eri tyylilajeista voi olla jopa tuhansia eri variaatioita ja lisää syntyy jatkuvasti.
Ancak, koyun bulunduğu yerde binlerce yıl öncesi yerleşim birimi olduğu gayri resmi kazilardan bilinmektedir.Voidaan vain arvailla, millaisia työtapoja tuhansia vuosia sitten eläneillä rakentajilla on ollut käytössään.
Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm." şeklindedir. ^ "Yasa'nın Tekrarı 4:13".Jos tahdot, sinä pidät käskyt; sinä olet uskollinen, jos se sinulle kelpaa." (15:14-15).
Bazıları tüm varlıklarını hibe etmiş olan binlerce izleyici umutla bekledi.Tuhannet menettivät kaiken omaisuutensa assignaateilla keinottelun vuoksi.
Dünya üzerinde her yıl binlerce insan bu hastalığa yakalanmaktadır.Vuosittain siihen sairastuu Suomessa tuhatkunta ihmistä.
Örneğin, her sene Kuzey Amerika’da binlerce orman yangını yıldırım düşmesi sonucu oluşur.Vuosittain saaren harvoja metsiä tuhoutuu metsäpaloissa.
Binlerce üyesi tutuklandı ve askeri mahkemelerde yargılandılar.Osa pidätetyistä sai syytteen kansankiihotuksesta ja tuomittiin sotilastuomioistuimissa.
Binlerce Şilili insan hakları ihlalinden yurt dışına kaçtı ya da sürgüne gönderildi.Sadat tuhannet chileläiset pakenivat tai karkotettiin maasta.
Binlerce Vica ve Jack klonunu görür.Sawyer ja Miles kohtaavat Jackin ja Katen.
Bunun sonucunda binlerce kişi Türkiye sınırına yığılmıştır.Piirityksen johdosta tuhansia kaupungin asukkaita on paennut Turkin puolelle.
Binlerce insana istihdam sağlayan 100'den fazla işletmeye sahipti.Lisäksi hän haastatteli yli sataa Jobsin tavalla tai toisella tuntenutta ihmistä.
On binlerce insan yaşamını yitirdi ve pek çok yerleşim yeri yıkıma uğradı.Tuhansia kyliä hävitettiin kokonaan ja asumuksia tuhottiin paljon.
Binlerce yeni okul inşa edildi.Yli tuhat koulua tuhoutui.
Bunların büyük kısmının çok az, bazılarının binlerce, çok azının da milyonlarca üyesi vardır.Sinne saapuikin melko pieni määrä, vain muutamia tuhansia ihmisiä.
1999 - Belgrad'da on binlerce Sırp, Devlet Başkanı Slobodan Milošević'in isifasını isteyen gösteri yaptı.19. elokuuta – Kymmenet tuhannet mielenosoittajat vaativat presidentti Slobodan Miloševićin eroa Belgradissa.
Moğolistan'da yüzlerce manastır yıkıldı ve binlerce rahip katledildi.Valloituksen aikana ja sen jälkeen satoja moskeijoita tuhottiin ja tataareja tapettiin tuhansittain.
Yalnız Kahire'de 250.000 protestocu olmak üzere,yüz binlerce kişi Mısır şehirlerinde protestoya devam etti.Kymmeniä tuhansia liittyi protestiin Kairossa, ja tuhansia muualla Egyptissä.