binlerce ile cümle

binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca silahsız binlerce sivil öldü.Daarbij worden tientallen duizenden ongewapende burgers om het leven gebracht.
Binlerce eylemci polis ateşiyle öldü ya da yaralandı, ve yüzbinlerce eylemci tutuklandı.Duizenden werden gedood of raakten gewond door politiekogels en honderdduizenden werden gearresteerd.
Ancak mağlup oldu ve binlerce müslüman öldürüldü ve denizde boğuldu.Het werd een bloedbad waarbij 3000 doden vielen en de Arabieren werden verslagen.
Limanda, binlerce gemi demir atarak, 123 ülkedeki 600'den fazla limana bağlanarak beş kıtaya yayılmaktadır.Vanuit de haven van Singapore vertrekken schepen naar meer dan 600 havens in 123 landen op zes continenten.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.Duizenden politieke tegenstanders werd gearresteerd.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Ongeveer driehonderd burgers verlieten de stad.
Burası binlerce yıl, birçok devlete kucak açmıştır.Tijdens die 1000 jaar zijn vele zwakkere naties verloren gegaan.
Devrim Mahkemesi, binlerce insanı giyotine sürükledi.De publiekslieveling trok tienduizenden mensen naar De Kuip.
Eylem binlerce kişi tarafından Facebook'ta da takip ediliyor.Meer dan tienduizend mensen volgen hem op Twitter.
Binlerce Çinli asker öldürüldü.Hierbij werden 28 Chinese soldaten gedood.
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Dagelijks worden 1 miljoen reizigers vervoerd.
Bankalar çöktü, ticari kuruluşlar başarısızlığa uğradı, fiyatlar düştü ve binlerce çalışan işini kaybetti.Minder tickets werden verkocht, de bedrijfsresultaten verslechterden en veel banen gingen verloren.
Diğer binlerce kişi nerededir.Drieduizend mensen waren aanwezig.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Wereldwijd overlijden per jaar tienduizenden mensen aan slangenbeten.
Katılan binlerce şarkının yalnızca otuz iki tanesini seçmek yedi aydan fazla sürer.Veel mensen die solo gaan, gaan solo op de 23.
Binlerce Hitit tableti okundu.In een daarvan zijn een aantal honderden tabletten aangetroffen.
Binlerce Kıbrıs Rumlarını kamplara göndermiş ve binlerce ölüme sebep olmuştur." ifadesi yer almaktadır.Hij trainde duizenden paarden, waar anderen voor werden toegejuicht."
Binlerce insan yıkıntılar altında gömülü kaldı.Honderden mensen werden bedolven onder het puin.
Bunların arasında binlerce kadın arkadaşımız var.Onder hen zijn ook veel vrouwen.
Sonunda ayrılık saati gelip çattığında, binlerce kez vedalaşıp ayrılırlar.Willen ze dit niet, dan zal er op termijn afscheid van hen genomen worden.
Örneğin, binlerce aktin molekülü bir araya gelerek mikrofilamanları meydana getirir.Zo worden met vele duizenden actinemoleculen een microfilament gevormd.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.De dokter wordt naar een onderaardse grot gebracht en ziet duizenden kaarsen branden.
Zaman Girdabı'ndan binlerce savaş gemisi geçirdiler.Het schip heeft in de oorlogsjaren duizenden soldaten vervoerd.
Atom bombası binlerce sivilin kaybına neden olmuştur.De mijn maakte veel burgerslachtoffers.
Binlerce ölü kıyıdan uzakta ortaya çıkmıştır.Beiden werden enkele kilometers uit de kust gevonden.
Bu yöntemle daha evvelden bilinmeyen binlerce fosforilasyon yeri tespit edilmiştir.Vroegere fossiele vormen zijn nog onbekend.
Orada bulunduğu sırada kendisine binlerce kişi bîat etti.Langs de route stonden bij zijn aankomst honderdduizenden belangstellenden.
Aynı zamanda bu patlama binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur.Dit Schietbevel kostte honderden mensen het leven.
Bazı göllerde varv katmanları binlerce yıl geriye gidebilmektedir.Ook in de bodem kunnen bepaalde lipiden zelfs duizenden jaren overleven.
Arabası ise binlerce ton beton ve enkazın altındadır.Bij de monding ligt veel los puin en beton.
Japonya'da binlerce insan öldü.Er zijn in Japan duizenden mensen omgekomen.
Kendisine ait binlerce beste bulunmaktadır.Oprócz niego brało w nim udział tysiąc innych mnichów.
Binlerce gönüllü topladı ve kiliseden gelen para ile teçhiz edildi.Tysiące ochotników zebrano i wyposażono za pieniądze kościelne.
1946 yılına gelindiğinde yüzlerce savaş suçlusu, binlerce Nazi ve faşist İspanya'da bulunmaktadır.W 1946 do Hiszpanii dotarły setki zbrodniarzy wojennych oraz tysiące nazistów i faszystów.
Binlerce yıl boyunca birkaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı.Przez wiele tysięcy lat ludzkość nie zdawała sobie sprawy z istnienia Układu Słonecznego.
Bu fikir binlerce yıl süregelmiştir lakin 17. yüzyılın sonuna doğru yaygın olarak kabul görmüştür.Ten pomysł był rozważany od tysiącleci, jednak został powszechnie zaakceptowany dopiero pod koniec XVII wieku.
Jack zor bir durumda kaçmaya çalışıyor fakat evinden binlerce kilometre uzaklıktadır.Richard wyrusza do lekarza, który mieszka wiele kilometrów od jego domu.
Sonucunda, on binlerce insan hayatını kaybetmiştir.Skutkiem tego, 10 tysięcy ludzi straciło życie.
Daha sonraki yıllarda binlerce asteroid daha bulundu.W 2000 roku znaleziono jeszcze setki kolejnych kawałków meteorytu.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Setki tysięcy ludzi zostało zmuszonych do ucieczki ze swych domów.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.W medycynie chińskiej stosowana od 4 tysięcy lat.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.W ciągu kilku milionów lat w obszarze H II może narodzić się kilka tysięcy gwiazd.
Diğer binlerce kişi nerededir.Jest ich tysiące.
Denize doğru yapılan bu yürüyüşte Gandi'ye binlerce Hint eşlik etti.W trakcie tego marszu do morza przyłączyły się do swojego Bapu tysiące Hindusów.
Uzun periyotlu kuyruklu yıldızların yörüngesi binlerce yıl sürer.Orbity komet długookresowych utrzymują się przez tysiące lat.
Sayıları binlerce ve binlerce kat artacak.Za wami pójdą setki i tysiące.
Ayrıca silahsız binlerce sivil öldü.Ponadto zginęła nieznana liczba cywili.
Fakat bununla birlikte binlerce izotopun kararsız olduğu karakterize edilmiştir.Niemniej istnieją tysiące dokładnie opisanych izotopów, które nie są stabilne.
Seferler sırasında binlerce senyör ve şövalye öldü.Zginęło wówczas kilkunasta bojowników i żołnierzy.
Binlerce Çinli asker öldürüldü.W walce zginęło kilka tysięcy żołnierzy chińskich.
Bronşlar akciğerde binlerce boruya ayrılır.Polacy łykają miliardy w tabletkach. .
Yazın adanın nüfusu binlerce kişiye çıkmaktadır.W sezonie letnim populacja wyspy sięga 3000 ludzi.
16 Nisan - Binlerce kişinin katılımıyla Dera'da bir protesto gösterisi düzenlendi.16 grudnia – w wielu miastach doszło do demonstracji.
Kıbrıs Vadisi oluşumu milyonlarca-binlerce yıldan bu yana devam eden bir jeolojik süreç içinde şekillenmiştir.Prawdziwa ewolucja biologiczna jest procesem trwającym miliony lat.
Kömür'den her yıl binlerce kişi erken ölüyor.Wkrótce dziennie umierało z głodu kilkaset osób.
Binlerce yeni okul inşa edildi.Przyczynił się do budowy kilkunastu nowych szkół.
İnsanoğlu binlerce yıllık uygarlık tarihinde çok çeşitli şekillerde savunma amaçlı yapı inşa etmiştir.Wojny albigeńskie wyryły się w ludzkiej pamięci z wielu powodów.
Kapakta rapçinin yüzü ve binlerce hapla oluşturulmuş bir kompozisyon bulunmaktadır.Znajduje się na niej zdjęcie głowy Eminema oraz tysiące pigułek w tle.
Akupresör-Düğümovma, Çin'de binlerce yıldır uygulanan bir tedavi yöntemidir.Akupresura – metoda leczenia pochodząca z Chin, znana już 7 tysięcy lat temu.
Ayrıca binlerce yapı ya yıkılır ya da hasar görür.Uszkodzeniu lub zniszczeniu uległy tysiące budynków.

İlgili Sayfalar