binlerce ile cümle
binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu dinleyen binlerce insan “Hissediyoruz!Puis des milliers de gens me verront, quelle honte ! ».
Bir hidroelektrik santral binlerce parçadan meydana gelir.Il est associé à une centrale hydroélectrique de 1 000 MW.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Des milliers de gens sont dans les rues.
Binlerce insana istihdam sağlayan 100'den fazla işletmeye sahipti.Elle est si lourde qu’il a fallu plus de cent hommes pour la mettre en place.
Öncüler savaştaki kahramanlıklarından dolayı binlerce madalya ile ödüllendirildi.Il est récompensé de plusieurs médailles lors des combats.
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Les festivités ont duré une semaine et attiré plusieurs milliers de visiteurs.
Ve binlerce müşteri, binlerce olası kurban demekti.Des milliers de clients potentiels s'inscrivent.
Bu isyanlarda binlerce sivilin ölümüne neden olunmuştur.Ces raids entraînèrent la mort de milliers de civils.
Bunlar binlerce yıllıktır.Elles sont ainsi millénaires.
Bunun için binlerce kişiden imza toplamıştır.Dès lors, sa pétition fut signée par des milliers de citoyens.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Au total, seulement trois cents personnes ont réussi à passer à l'Ouest.
Dünya üzerinde her yıl binlerce insan bu hastalığa yakalanmaktadır.Chaque jour, des milliers d'habitants sont vaccinés contre cette épidémie.
1987 - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.Hongrie : ouverture des frontières avec l'Autriche; l'exode des Allemands de l'Est devient massif.
Binlerce Mira (uzun dönemli değişen yıldız) bilinmektedir.Environ 500 nébuleuses par réflexion sont connues.
Binlerce kişi de yaralandı.Il y a aussi un millier de blessés.
Kömür'den her yıl binlerce kişi erken ölüyor.Mille personnes meurent chaque année d’accident de travail.
Bunların arasında binlerce kadın arkadaşımız var.Il y a là des millions de personnes avec nous.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.Des milliers de conseillers militaires et économiques soviétiques sont envoyés en Europe de l'Est.
Şenlik geleneksel hale gelmiş olup, her yıl binlerce insan katılmaktadır.Cette fête traditionnelle réunit chaque année des milliers de personnes.
Hint Ayaklanması'nın bastırılması altı ay sürdü ve her toplamda yüz binlerce can kaybına sebep oldu.La répression se poursuivra durant tout l'été, et fera au total environ un millier de morts.
Bunun sonucunda binlerce kişi Türkiye sınırına yığılmıştır.Des centaines de milliers de réfugiés franchissent la frontière.
Ne var ki; her iki taraf savaştan bıkıp usanmış ve yüz binlerce kayıp vermişlerdi.Puis il en affréta deux mille autres dont il prit le commandement, mais ne revint jamais de son expédition.
Öyle ki bazı absent kaşıkları binlerce dolara alıcılar buldu.Dans les placards, il a ainsi découvert plusieurs centaines de milliers d’euros d’impayés.
Diğer tür ise çok uzun yolculuklara (genelde yüzler ya da binlerce yıl) hazır gemilerdir.Il épouse aux alentours de l'an mil une certaine Auxiliende ou Ancilie (ou Ancilia, Ancilla, Auxilia).
Spor salonunda yapılan o doğum yıl dönümüne binlerce insan katılmışken bir tek Tarık Akan'a dava açılmıştır.Il assista ensuite au bal inaugural dans la soirée avec près de mille personnes.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Ceci implique le déménagement de 10 000 civils depuis la capitale.
Kuzeyden çekilmeden önce, Magyarlar binlerce tutsağı Bizans'a sattılar.Les Magyars vendirent alors aux Byzantins des milliers de captifs avant de retourner vers le nord,.
Her kıtada binlerce mürit edindi.C'est à ce moment que des milliers de rats seraient sortis de toutes parts.
Gökyüzünde binlerce yıldız görebiliriz.Podemos ver miles de estrellas en el cielo.
Binlerce insan evlerini kaybettiler.Miles perdieron sus hogares.
Binlerce genç asker savaşa hazırlanıyor.Miles de jóvenes soldados se están preparando para la guerra.
Kripto paraya binlerce ₺ yatıran insanlar da var.También hay gente que invierte miles de liras turcas en criptomonedas.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Además, miles de personas tuvieron que abandonar sus casas.
Binlerce genin ifadesi ncRNA'lar tarafından düzenlenir.La expresión de muchos miles de genes son regulados por ncRNAs.
Çin aşırı üretimi durdurmak için son beş on yılda binlerce kömür madenini kapatmıştır.China ha cerrado miles de minas de carbón en la última década para reducir la sobreproducción.
Kendisine ait binlerce beste bulunmaktadır.Lo acompañan otros olivos, muchos de ellos milenarios.
Romalılar gelmeden önce İskoçya toprakları binlerce yıldır insanoğluna evsahipliği yapıyordu.Escocia había sido habitada miles de años antes de que los romanos llegaran.
Londra boyunca, Adipose doğmaya başlar ve kısa sürede binlerce sayıya ulaşır.Por todo Londres, los adiposos comienzan a nacer y pronto hay varios miles.
1914'te Broadheath sanayi bölgesinde 14 tane şirkette binlerce işçi çalışmakta idi.En 1914, 14 empresas operaban en Broadheath, empleando a miles de trabajadores.
Bu da galaksimizde binlerce kara delik olacağı anlamına gelebilir.Asimismo, cree que podría haber miles de civilizaciones en nuestra galaxia.
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Se transportan miles de pasajeros todos los días.
Limanda, binlerce gemi demir atarak, 123 ülkedeki 600'den fazla limana bağlanarak beş kıtaya yayılmaktadır.Miles de barcos pasan por el puerto, conectándolo con más de 600 puertos en 123 países del mundo.
Cenazesinde Hitlerjugend'in binlerce üyesi yan yana dizildi.Miles de miembros de las Juventudes Hitlerianas se alinearon en la ruta del funeral.
Sayıları binlerce ve binlerce kat artacak.Sus números se multiplicarán por mil millares.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Miles de cuadros del partido fueron asesinados y 36.000 fueron encarcelados.
Ve Binlerce Hatta Milyonlarcadırlar.Había millones y millones.
Cenaze törenine binlerce bölge sakini yanı sıra askerler ve askerlerin subayları da katıldı.En entierros de personas de alto rango puede haber además de soldados, oficiales también.
Binlerce X-ışını kaynağı bilinmektedir.En la actualidad se conocen miles de fuentes de rayos-x.
"Binlerce yıl sonra "Çay'dan öte"".«3 años después la leche es mejor».
Bu bu alan da birçok kafa karışıklığına sebep oldu ve binlerce nano konulu makale literatüre geçti.Esto ha causado mucha confusión en el campo y ha dado lugar a miles de papeles "nano" en la literatura.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.Al mismo tiempo, unos cuantos centenares de consejeros técnicos estadounidenses fueron enviados a Europa.
Adalarda yerleşim binlerce yıl öncesine dayanmaktadır.El asentamiento humano en esta zona viene de hace miles de años.
Bu teknolojilerde dizileme süreci paralelleştirilerek binlerce veya milyonlarca dizi aynı anda üretilir.Esta técnica genera cientos de millones de pequeñas lecturas de secuencia a la vez.
Tek başına karada, denizde binlerce mil yol katedip en sonunda Northrend’in buz tutmuş kıyılarına ulaştı.Viajando solo muchas leguas en mar y tierra, finalmente llegó a las heladas costas de Rasganorte.
Bunların arasında binlerce kadın arkadaşımız var.Entre éstos últimos, se cuentan varias mujeres.
Binlerce yeni okul inşa edildi.Cincuenta escuelas nuevas fueron construidas.
2012'de çatışmalar başladığından beri binlerce sivil hayatını kaybetmiştir.La violencia ha dejado miles de muertos desde que comenzó el conflicto.
Mazgallar binlerce yıldır kullanılmaktadır.El esparto se utiliza desde hace miles de años.
Tabutu Père-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katıldı.A su muerte diez mil personas acompañaron su cuerpo al Cementerio de Père-Lachaise.
Ve binlerce müşteri, binlerce olası kurban demekti.Miles de nombres fueron usados que cubrieron una gran cantidad de sujetos.