binlerce ile cümle

binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İran'daki LGBT bireylerin tarihi binlerce yıla yayılıyor.The history of LGBT people in Iran spans thousands of years.
Göstergeler, mamutların on binlerce yıldır Taimyr bölgesinde dolaştığını gösteriyor. [1]Indications are that mammoths roamed the Taimyr region for tens of thousands of years.[1]
Eylül 1944'te Market Garden Operasyonu sırasında binlerce paraşütçü indi.Thousands of paratroopers descend during Operation Market Garden in September 1944.
2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgal etmesinin ardından binlerce Kürt Kerkük'e döndü.Thousands of Kurds returned to Kirkuk following the 2003 U.S. invasion of Iraq.
Devlet çalışanları tarafından binlerce çukur kazıldı ve 120 ceset çıkarıldı.Thousands of holes were dug by government workers, where 120 bodies recovered.
Ağustos 2014'te binlerce Ezidi'nin IŞİD tarafından Kuzey Irak'ta katledildiği sırada bakandı.He was minister in August 2014 when thousands of Yazidis were massacred in northern Iraq by ISIS.
Mezar-ı Şerif'teki cenazesine yüz binlerce kişi katıldı.Hundreds of thousands attended his funeral in Mazar-i Sharif.
Pekin'e binlerce ziyaretçi gelecek.Grammar, words, culture, everything.
Halep'te binlerce Türkmen Alevi yaşamaktadır, ancak bunların birçoğu Türkiye'ye kaçtı.[2]Thousands of Turkmen Alevis are living in Aleppo, though many of them fled to Turkey.[16]
O zamandan beri binlerce küçük asteroit daha bulundu.Since then, many thousands of smaller asteroids have been found.
Web sitesi binlerce fotoğraf, yüzlerce ses klibi ve sanal bir müze içermektedir.The website includes thousands of photographs, hundreds of sound clips, and a virtual museum.
Aşısının yüz binlerce kişinin hayatını kurtardığına inanılıyor.[4][5]His vaccine is believed to have saved hundreds of thousands of lives.[4][5]
Dört saatlik televizyonda binlerce eğlenceli, eğlenceli reklama maruz kalıyorlar.In the four hours of television, they're exposed to thousands of amusing, fun advertisements.
Binlerce yıl önce Zilie Kalni denen yapı Baltık buz gölünün en eski kıyısını oluşturdu.Thousands of years ago, the Zilie Kalni formed the ancient shore of the Baltic ice lake.
Kuşlar binlerce kilometre uzağa uçup, her yıl aynı yere dönebilirler.Vögel können Tausende von Kilometern fortfliegen und kommen jedes Jahr an denselben Ort zurück.
Güzel bir kalp binlerce güzel yüzden daha iyidir.Ein schönes Herz ist besser als tausend schöne Gesichter.
Binlerce kez günaydınlar!Tausendmal guten Morgen!
Bunlardan başka, vücutta binlerce ortak sinir vardır.Zu den Nganasanen (oder Tawgg- und Awam-Samojeden) gehören nur etwa tausend Menschen.
Kendisine ait binlerce beste bulunmaktadır.Wahrlich tausendmal und aber Tausende Male!
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.Sie werden in der chinesischen Medizin seit Jahrtausenden eingesetzt.
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Kugelsternhaufen bestehen im Allgemeinen aus hunderttausenden metallarmer Sterne.
Bunların büyük kısmının çok az, bazılarının binlerce, çok azının da milyonlarca üyesi vardır.Viele dieser Gruppen haben nur wenige Tausend oder sogar nur einige Hundert Mitglieder.
Diğer binlerce kişi nerededir.Zu tausenden liegen sie da.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Rund 100 Menschen mussten ihre Häuser verlassen.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.In H-II-Gebieten entstehen tausende neuer Sterne in einer Zeitperiode von einigen Millionen Jahren.
Devamında bu sözleşmeyi binlerce kişi imzalamıştır.Auch wenn du tausendmal dein Versprechen gebrochen hast.
Nüfus düzeyi muhtemelen binlerce yıldır aynı kalmaya devam etmiştir.Die Bevölkerungszahl war sehr wahrscheinlich über tausende von Jahren hin konstant.
Binlerce yeni okul inşa edildi.Mehrere neue Schulen wurden gebaut.
Yüzlerce Allende yanlısı bu günlerde öldürüldü, binlercesi tutuklandı.Hunderte seiner Anhänger kamen in diesen Tagen ums Leben, Tausende wurden inhaftiert.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Mirka Döring: Eis am Stiel und tausend Tote.
Ve Binlerce Hatta Milyonlarcadırlar.Und plötzlich sind’s Millionen.
Küçük olduklarından binlercesini laboratuvarda tutmak mümkündür.Es wird im Labormaßstab in kleinen Mengen hergestellt.
Bu konuda binlerce web sitesi kuruldu.Es besteht aus einigen tausend Webseiten.
Her yıl düzenli olarak yapılan Kültür Sanat Festivaline şehir dışından binlerce kişi katılmaktadır.Zum chinesischen Neujahrsfest versammeln sich hier regelmäßig viele Tausende.
Bunun için binlerce kişiden imza toplamıştır.Ihm gelang es, dafür mehrere tausend Unterschriften zu sammeln.
Binlerce kişinin doğumunu gerçekleştirdi.Volk der tausend Götter.
Bunun üzerine binlerce insan gece kulübünün önünde belirdi.Tausende Menschen hatten sich zu diesem Ereignis vor der Kathedrale versammelt.
Ölüm haberinin duyulmasının ardından kuzeyden ve doğudan binlerce insan Jaffna'ya akın etti.Im Zuge der Hunderttageoffensive ging sie nördlich und östlich von Noyon vor.
Ayrıca silahsız binlerce sivil öldü.Mehrfach kamen dabei unbewaffnete Zivilisten ums Leben.
Binlerce mumyalanmış kedi Mısır'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.Unter Katzen: Löwenmumie in Ägypten entdeckt.
Binlerce makalenin hepsinin aramanın amacına yönelik olması beklenemez.Nicht auf etwaige 100 Punkte fürs Austeilen vergessen.
Binlerce siyasi tutukluyu serbest bıraktı.Tausende politischer Häftlinge wurden gerichtlich rehabilitiert.
Ama beni seven, buyruklarıma uyan binlerce kuşağa sevgi gösteririm." şeklindedir. ^ "Yasa'nın Tekrarı 4:13".Welche Liebe muss der haben, der sich euch so ganz geweiht! Lasst uns vor ihm niederfallen … 4. (9.)
Böylece yaklaşık bir saat onlarla beraber sürüklendik, binlercesi bizi geçti.Die Züge waren zusammen mit etwa 1.000 Reisenden besetzt.
Hükümet 10 binlerce kişiyi şehirden uzaklaştırdı .Hunderttausende Bewohner flohen aus der Stadt.
Bu isyanlarda binlerce sivilin ölümüne neden olunmuştur.Bei diesen Aktionen wurden Tausende Zivilisten erschossen.
Binlerce insana istihdam sağlayan 100'den fazla işletmeye sahipti.Mehr als 10.000 Augenoperationen soll er durchgeführt haben.
Cenazesine on binlerce insan katıldı.An seiner Beerdigung nahmen einige zehntausend Menschen teil.
On binlerce on binler hemen önünde ayakta duruyorlardı.Zehntausend Schritt (Pas carrés) waren das Maß.
30 yıl önce Allende ve binlerce Şililinin öldürülmesi) Spotless-Verlag 2003.Der Mord an Allende und Tausenden Chilenen vor 30 Jahren.
Binlerce insan yunusu görmek için plaja gitti.Des milliers de personnes sont allés à la plage pour voir le dauphin.
Onların devleti yıkılmadan önce, onlar her yıl Çin'i istila ettiler ve binlerce insanın ölümüne neden oldular.Avant la destruction de leur État, ils ont envahi la Chine chaque année et tué des milliers de personnes.
Jack zor bir durumda kaçmaya çalışıyor fakat evinden binlerce kilometre uzaklıktadır.Jack parvient à s'échapper mais se retrouve isolé à des milliers de kilomètres de toute habitation.
Şogun müttefiki Nagaoka daimyosu ise iki Gatling mitralyöz ve binlerce modern tüüfeğe sahipti.Le daimyo de Nagaoka, un allié du Shogun, possédait deux Gatling et plus de mille fusils modernes.
Binlerce gönüllü topladı ve kiliseden gelen para ile teçhiz edildi.Des milliers de volontaires s’enrôlèrent et furent équipés grâce à l’Église.
Binlerce arkeolojik sit bulunur.Son existence est attestée par un millier de sites archéologiques.
26 Ocak 1531'de il binlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem geçirdi.Le 26 janvier 1531, la ville subit un violent séisme qui fait des milliers de victimes.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Des milliers de cadres du parti furent exécutés et 36 000 membres furent emprisonnés.
Armorica krallığına ulaştığında Kralı yendi ve binlerce sakinini öldürttü.En atteignant le royaume d'Armorique, il défit le roi et tua des milliers d'habitants.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Des milliers d'habitants ont été cependant contraint de fuir leur foyer.

İlgili Sayfalar