Mobilete biniyordum, arabaya değil.Я їхала на скутері, а не на машині.
Mobilete biniyordum, arabaya değil.لقد كنت على دراجتي .ليس في سيارة
Mobilete mi biniyordun?Jadi kau benar-benar membeli scooter ?
Mobilete mi biniyordun?그 놈의 스쿠터 결국 샀구나
Mobilete mi biniyordun?¿Te compraste un scooter al final?
Mobilete mi biniyordun?Você comprou uma scooter, afinal?
Mobilete mi biniyordun?Все-таки купила собі скутер?
Mobilete mi biniyordun?لقد قمتِ بشراء دراجة بعد كل شيء؟
Nasılsa büyük aktör için önemli değil, ata sağlam biniyor olmalı.Spójrz na tê w drugim rzêdzie.
Nasılsa büyük aktör için önemli değil, ata sağlam biniyor olmalı.Не дело великому актёру играть какую-то лошадь.
Neden bir erkeğin arabasına biniyorsun? Biliyorsun ki dünyanın çivisi çıkmış.Γιατί αφήνεις έναν άντρα να σε γυρίσει σπίτι ξέρεις το σημερινό κόσμο.
Neden bir erkeğin arabasına biniyorsun?Maga miért egy fickó autójával ment?
Neden bir erkeğin arabasına biniyorsun?Pourquoi es-tu rentrée dans la voiture d'un homme ?
Neden bir erkeğin arabasına biniyorsun?لماذا تعودين للمنزل في سيارة رجل الا تعرفين في اي عالم نعيش؟
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin.- Adu Armadillo.
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin. Bir fikrim var.Wsiadajcie do "Pancernika".
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin. Bir fikrim var.- Качвай се в Армадило.
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin. Bir fikrim var..נגיע יותר עמוק אם תעזור לנו
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin. Bir fikrim var.لماذا؟ أدخل فقط إلى المدرعة لدى فكرة
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin.- Hvorfor?
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin.-Miksi?
- Neden? - Hemen Armadillo'ya binin.- Varför?
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Algo que nunca se menciona en las docenas de libros sobre caballos y sus jinetes que yo devoraba en esos días.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Dat feit vond ik nooit terug in de stapels boeken over paarden en hun berijders die ik in die tijd verslond.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.어떤 건 절대 거론되지 않았지 내가 그 시절 탐독했던, 말과 기수에 관한 수십 권의 책 중에서도 결코.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Una cosa questa mai menzionata nelle dozzine di libri sui cavalli e i loro fantini che divoravo a quei tempi.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.Нищо, никога неспоменавано в дузините книги, за коне и техните ездачи, които поглъщах в онези дни.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.То, о чем никогда не говорилось в десятках книг о лошадях и наездниках, которые я тогда жадно поглощал.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.דבר שמעולם לא הוזכר בעשרות הספרים שעסקו בסוסים וברוכביהם שאותם בלעתי בימים ההם.
O günlerde atlar ve binicileri hakkında yalayıp yuttuğum düzinelerce kitapta hiç bahsi geçmeyen bir şey.شيء لم يذكر أبدا في عشرات الكتب التي تحدثت عن الخيول وفرسانها التي التهمتها في تلك الايام
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Ani nesmilnime, jako niektorí z nich smilnili, a padlo ich v jeden deň dvadsaťtri tisíc.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Aniž smilněme, jako někteří z nich smilnili, a padlo jich jeden den třimecítma tisíců.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Chúng ta chớ dâm dục như mấy người trong họ đã dâm dục, mà trong một ngày có hai vạn ba ngàn người bị bỏ mạng.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.저희 중에 어떤 이들이 간음하다가 하루에 이만 삼천 명이 죽었나니 우리는 저희와 같이 간음하지 말자
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Lader os ej heller bedrive Utugt, som nogle af dem bedreve Utugt, og der faldt på een Dag tre og tyve Tusinde.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.La oss heller ikke drive hor, likesom nogen av dem drev hor og falt på én dag tre og tyve tusen!
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Nem nos prostituamos, como alguns deles fizeram; e caíram num só dia vinte e três mil.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Să nu curvim, cum au făcut unii din ei, aşa că într -o singură zi au căzut douăzeci şi trei de mii.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Se pedig ne paráználkodjunk mint azok közül paráználkodtak némelyek, és elestek egy napon huszonháromezeren.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Tudi ne nečistujmo, kakor so nekateri izmed njih nečistovali, in padlo jih je v enem dnevu triindvajset tisoč.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Μηδε ας πορνευωμεν, καθως τινες αυτων επορνευσαν και επεσον εν μια ημερα εικοσιτρεις χιλιαδες.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.Анї робім перелюбу, як деякі з них робили, та й полягло їх за один день двайпять три тисячі.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.ולא נהיה זנים כאשר זנו מקצתם ויפלו ביום אחד שלשה ועשרים אלף איש׃
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.ولا نزن كما زنى اناس منهم فسقط في يوم واحد ثلاثة وعشرون الفا.
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.我 們 也 不 要 行 姦 淫 、 像 他 們 有 人 行 的 、 一 天 就 倒 斃 了 二 萬 三 千 人
Onlardan bazıları gibi fuhuş yapmayalım. Fuhuş yapanların yirmi üç bini bir günde yok oldu.我 們 也 不要 行 姦淫 、 像 他 們 有 人 行的 、 一 天 就 倒斃 了 二萬三千 人
Otobüse binin!¡Todos al autobús!
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Am Montag verließ ich San Francisco, meinen Heimatort, und flog zu dieser Konferenz.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Am plecat din San Francisco, unde locuiesc, luni, şi mă urcam în avion pentru conferinţa aceasta.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Dejé San Francisco, donde vivo, el lunes y me iba a tomar el avión para venir a esta conferencia.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Hétfőn indultam el San Franciscóból, ahol élek, és repülőre szálltam ezért a konferenciáért.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Ik vertrok maandag uit San Francisco, naar het vliegtuig, voor deze conferentie.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Jag åkte från San Francisco, där jag bor, i måndags, och satte mig på ett plan för att komma hit.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,J'ai quitté San Francisco, où j'habite, lundi, et je montais dans l'avion pour venir à cette conférence.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Jeg forlod San Fransisco, hvor jeg bor, i mandags, og jeg steg om bord på flyet til denne konference.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,월요일, 이 대회를 위해 저는 샌프란시스코에서 이곳으로 비행기를 타고 왔습니다.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Odišla som zo San Francisca, kde žijem, v pondelok, a išla som na lietadlo na túto konferenciu.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Odjela jsem ze San Francisca, kde žiji, v pondělí, odlétala jsem na tuto konferenci.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Saí de São Francisco, onde resido, na segunda-feira.
Pazartesi günü yaşadığım yer olan San Francisco'dan ayrıldım bu konferansa gelmek için uçağa biniyordum,Tôi rời San Francisco, nơi tôi ở, vào thứ Hai và tôi lên má bay đến dự hội nghị này.