İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Isus S'a suit într'o corabie, şi ucenicii Lui au mers după El.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Ja hän astui venheeseen, ja hänen opetuslapsensa seurasivat häntä.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Kế đó , Ðức_Chúa_Jêsus xuống thuyền , các môn_đồ theo Ngài .
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Kế đó, Ðức Chúa Jêsus xuống thuyền, các môn đồ theo Ngài.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.배에 오르시매 제자들이 좇았더니
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Och han steg i båten, och hans lärjungar följde honom.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Og da han gik om Bord i Skibet, fulgte hans Disciple ham.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Und er trat in das Schiff, und seine Jünger folgten ihm.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Yesus naik ke perahu dan pengikut-pengikut-Nya ikut bersama Dia
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.Και οτε εισηλθεν εις το πλοιον, ηκολουθησαν αυτον οι μαθηται αυτου.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.И когато влезе в една ладия, учениците Му влязоха подир Него.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.И когда вошел Он в лодку, за Ним последовали ученикиЕго.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.І, як увійшов у човен, поввіходили слїдом за Ним ученики Його.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.וירד אל האניה וירדו אתו תלמידיו׃
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.ولما دخل السفينة تبعه تلاميذه.
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.耶 穌 上 了 船 、 門 徒 跟 著 他
İsa tekneye binince, ardından öğrencileri de bindi.耶穌 上 了 船 、 門徒 跟著 他
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.A vstoupiv na lodí, přeplavil se, a přišel do města svého.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.A vstúpiac do lode preplavil sa na druhú stranu a prišiel do svojho vlastného mesta.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Da trat er in das Schiff und fuhr wieder herüber und kam in seine Stadt.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Ðức Chúa Jêsus xuống thuyền lại trở qua biển và đến thành mình.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Ðức_Chúa_Jêsus xuống thuyền lại trở qua biển và đến thành mình .
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.E entrando Jesus num barco, passou para o outro lado, e chegou � sua própria cidade.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.És hajóra szállva átkele, és méne a maga városába.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Habiendo entrado en la barca, Jesús pasó a la otra orilla y llegó a su propia ciudad
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.In stopi v ladjo ter se prepelje in pride v svoje mesto.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Isus S'a suit într'o corabie, a trecut marea, şi a venit în cetatea Sa.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.예수께서 배에 오르사 건너가 본 동네에 이르시니
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Och han steg i en båt och for över och kom till sin egen stad.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Og han gikk i båten og fór over og kom til sin egen by.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Og han gik om Bord i et Skib og for over og kom til sin egen By.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Salito su una barca, Gesù passò all'altra riva e giunse nella sua città
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Tedy wstąpiwszy w łódź, przewiózł się, i przyszedł do miasta swego;
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Yesus naik ke dalam perahu, lalu menyeberangi danau, kembali ke kampung halaman-Nya
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Και εμβας εις το πλοιον, διεπερασε και ηλθεν εις την εαυτου πολιν.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.І ввійшов Він у човен, та й переплив, і прийшов у свій город
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Тогава Той влезе в една ладия, премина и дойде в Своя Си град.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Тогда Он, войдя в лодку, переправился обратно и прибыл в Свой город.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.וירד באניה ויעבר ויבא אל עירו׃
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.فدخل السفينة واجتاز وجاء الى مدينته.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.耶 穌 上 了 船 、 渡 過 海 、 來 到 自 己 的 城 裡
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.耶穌 上 了 船 、 渡過海 、 來到 自己 的 城裡
Kamyona binip uzaklaşın. -Ama ben vuruldum yarbayım. -Herkes vuruldu.Métete en ese camión y maneja. -¡Pero estoy herido! -¡Todos están heridos!
Kamyona binip uzaklaşın. -Ama ben vuruldum yarbayım. -Herkes vuruldu.תיכנס לרכב ותנהג. -אבל .אני פצוע, קולונל. -כולם פצועים
Kamyona binip uzaklaşın.Budete řídit.
Kamyona binip uzaklaşın.Kom så.
Kamyona binip uzaklaşın.- Mete-te no camião e arranca.
Kamyona binip uzaklaşın.Počasi, počasi!
Kamyona binip uzaklaşın.-Te urci în camion şi conduci!
Kamyona binip uzaklaşın.Μπες στο χάμβι και ξεκίνα.
Kamyona binip uzaklaşın.Ти ще караш.
Londra'dan bir trene binip그러한 통합된 운송 시스템을
Londra'dan bir trene binip New York'ta bir gemiden inebilmesinin mumkun oldugu.Londonban vonatra szállhasson, majd New York-ban egy hajóról szállhasson partra.
Londra'dan bir trene binipברכבת מלונדון
Londra'dan bir trene binipالقطار في لندن
Londra'dan bir trene binip考えだしたのです
Mobilete biniyordum, arabaya değil.Aku naik scooter, bukan mobil.
Mobilete biniyordum, arabaya değil.Eu estava na minha scooter, não em um carro.
Mobilete biniyordum, arabaya değil.Iba con el scooter no en coche.
Mobilete biniyordum, arabaya değil.스쿠터 타고 가다 걸렸다니까 자동차 운전한 게 아니라