Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına binerJe mag zelf bedenken hoeveel baggage dat is.
Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına biner자신의 십오톤이나 되는 자산과 함께 탈출했다.
Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına biner私は"ll どのくらいの荷物について考えることができますつまり。
Giriş, gelişme ve sonuçları. Uçağa binersin.Tienen principios, intermedios y finales.
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.무리가 거기 예수도 없으시고 제자들도 없음을 보고 곧 배들을 타고 예수를 찾으러 가버나움으로 가서
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.ויהי כראות המון העם כי ישוע איננו שם אף לא תלמידיו וירדו גם הם באניות ויבאו אל כפר נחום לבקש את ישוע׃
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.فلما رأى الجمع ان يسوع ليس هو هناك ولا تلاميذه دخلوا هم ايضا السفن وجاءوا الى كفرناحوم يطلبون يسوع.
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾 人 見 耶 穌 和 門 徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往 迦 百 農 去 找 耶 穌
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾人見耶穌 和 門徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往迦 百 農 去 找 耶穌
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A gdy wstąpił w łódź, prosił go on, co był opętanym, aby był przy nim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A když vstoupil na lodí, prosil ho ten, kterýž trápen byl od ďábelství, aby byl s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A keď vchádzal do lode, prosil ho ten predtým posadlý, žeby bol s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Comme il montait dans la barque, celui qui avait été démoniaque lui demanda la permission de rester avec lui.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.E, entrando ele no barco, rogava-lhe o que fora endemoninhado que o deixasse estar com ele.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.In ko stopi v ladjo, ga zaprosi oni, ki je bil obseden, da sme ostati ž njim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Ja hänen astuessaan venheeseen se riivattuna ollut pyysi häneltä saada olla hänen kanssaan.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.예수께서 배에 오르실 때에 귀신 들렸던 사람이 함께 있기를 간구하였으나
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc Ngài đương bước vào thuyền, người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc_Ngài đương bước vào thuyền , người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài .
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mentre risaliva nella barca, colui che era stato indemoniato lo pregava di permettergli di stare con lui
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mikor pedig a hajóba beszállott vala, a volt ördöngõs kéré õt, hogy vele lehessen.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.När han sedan steg i båten, bad honom mannen som hade varit besatt, att han skulle få följa honom.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gikk i båten, bad den besatte om å få være med ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gik om Bord i Skibet, bad den, som havde været besat, ham om, at han måtte være hos ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Pe cînd Se suia El în corabie, omul care fusese îndrăcit Îl ruga să -l lase să rămînă cu El.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Und da er in das Schiff trat, bat ihn der Besessene, daß er möchte bei ihm sein.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Και οτε εισηλθεν εις το πλοιον, παρεκαλει αυτον ο δαιμονισθεις να ηναι μετ' αυτου.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когато влизаше в ладията, тоя, който бе по-напред хванат от бесове, Му се молеше да бъде заедно с Него.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когда Он вошел в лодку, бесновавшийся просил Его, чтобы быть с Ним.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.І як увійшов Він у човен, просив Його той, що був біснуватий, щоб бути з Ним.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.ויהי ברדתו אל האניה התחנן אליו האיש אשר היה אחוז שדים לתתו לשבת עמו׃
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.ولما دخل السفينة طلب اليه الذي كان مجنونا ان يكون معه.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.耶 穌 上 船 的 時 侯 、 那 從 前 被 鬼 附 著 的 人 、 懇 求 和 耶 穌 同 在
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.耶穌 上船 的 時侯 、 那從 前 被 鬼 附著 的 人 、 懇求 和 耶穌 同在
"Kore yemekleri mi, Amerikan yemekleri mi?" "Taksiye mi, otobüse mi binersin?" Hiçbir şeyi cevaplama.هل تحبين اخد سيارة الاجرة ام الحافلة الاكل الغربي ام المحلي
"Kore yemekleri mi, Amerikan yemekleri mi?" "Taksiye mi, otobüse mi binersin?"Προτιμάς το λεωφορείο ή το ταξί...
o binerken, o bir çekti cebinden altın bir saat ve baktı ciddiyetle, 'Drive şeytan gibi,' diye그는 택시를 강화로서, 그는 꺼내 그의 주머니에서 금색 시계와 그것을 보았다 진지하게, '드라이브 악마처럼,'그
o binerken, o bir çekti cebinden altın bir saat ve baktı ciddiyetle, 'Drive şeytan gibi,' diyeכשהוא ניגש אל הנהג, הוא משך שעון זהב מכיסו והביט בו ברצינות, "דרייב כמו השטן," הוא
o binerken, o bir çekti cebinden altın bir saat ve baktı ciddiyetle, 'Drive şeytan gibi,' diye彼のポケットから金時計は、それを見て 真剣に、'ドライブ悪魔のような、彼 グロス&ハンキーさんの最初の'、叫んだ。
O da tam olarak 15 ton valizle Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına binerNastoupil do amerického dopravního letadla s 15 tunami zavazadel.
O istemezdi sanırım. Bunun yerine trenime binerdim.Maar dan bedacht ik dat ze toch niet zou willen en stapte in de trein.
Olumlu. Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Ja, han sågs gå ombord på ett militärt tåg-
Olumlu. Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Ja, man så ham gå om bord på et militærtog, -
Olumlu. Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Stava salendo su un treno militare diretto a Briggs.
Olumlu. Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Zauważono, że wskoczył do wojskowego pociągu, który jedzie do Briggs.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Bila cuma sulit,aku bisa menghadapinya dan naik.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Chỉ mức khó khăn thì tôi cũng sẽ nhịn mà cố đi.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Daca ar fi doar greu, as indura si as urca .
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Ha csupán nehéz lenne, erőt vennék magamon és beszállnék.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Kdyby to bylo jenom těžké, prostě bych se s tím vypořádal.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Se fosse solo difficile, stringerei i denti e ci salirei.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Si ce n'était que ça, j'aurais pu faire un effort.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Si fuera sólo duro, entonces lo soportaría y me subiría.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.Если б было просто трудно, я бы терпел и ездил.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.- Не е просто трудно.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.لو كان الامر صعباً فحسب, لتحملت و صعدت
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Daarna klom hij in z'n vliegtuig, misschien wel voor de laatste keer.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.E poi monta sul suo aereo, forse per l'ultima volta.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.Et puis il montait dans son avion, peut-être pour la dernière fois.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.그런 다음에야 비행기에 오릅니다. - 어쩌면 마지막으로.