Ana içeriğe geç
Sözlük

biner ile cümle

biner kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.كنت من هؤلاء الأطفال الذين كلما صعدوا إلى السيارة، يفتحون النافذة.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.窓を開けずにはいられない子供でした どんなに暑くても 息苦しくても 臭くても
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Han læste Euklid Elementer, når han red på sin hest, og han læste i bogen, når han var i Det Hvide Hus.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Hij las het tijdens het paardrijden, en ook terwijl hij in het Witte Huis was.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Kun hän ratsasti, hän luki "Alkeita." Kun hän oli valkoisessa talossa, hän luki "Alkeita."
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Leggeva gli "Elementi" mentre cavalcava, mentre era alla Casa Bianca.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Читав він, коли їздив верхи на конях, або перебуваючи у Білому Домі.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Cand calarea, citea Elementele lui Euclid. Cand era in
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Jeżdżąc na koniu czytał "Elementy" Euklidesa. Gdy był w
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.그가 그의 말을 타는 동안 그는 유클리드 초등 기하학을 읽기도 했습니다. 그가 백악관에
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Kým jazdil na koni, čítal "Euklidove Základy". Keď bol v
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Trong khi ông đã cưỡi ngựa ông sẽ đọc "Của Euclid". Trong khi ông là trong các
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Während er sein Pferd ritt, würde er "Euclid's Elements" lesen. Während er in war der
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Zatímco jezdil na koni, četl Základy.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Четял е "Елементи"-те и докато е в Белия Дом.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.عندما كان يمتطى حصانه كان يقرأ عناصر اقليدس، وعندما يكون فى
Binaenaleyh enselerine biner, kamçıyı vurur götürürüz.نركب على أعناقهم، نجلدهم بالسياط لنجعلهم يتحركون ". لذلك الناس
Birlikte tekneye binerdik, çok konuşmazdı... ...ama çok iyi bir insandı.Egy hajón halásztunk, de nem beszélt sokat. De igazán jó ember volt.
Birlikte tekneye binerdik, çok konuşmazdı... ...ama çok iyi bir insandı.Nous allions à la pêche ensemble, mais il ne parlait pas beaucoup. Mais c'était quelqu'un de bien.
Birlikte tekneye binerdik, çok konuşmazdı... ...ama çok iyi bir insandı.اخدت للصيد في قاربي لم يكن بارعا لكنه كان شخصا جيدا
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Af Israels Tusinder udtoges da 1.000 af hver Stamme, i alt 12.000 Mand, rustede til Kamp.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Assim foram entregues dos milhares de Israel, mil de cada tribo, doze mil armados para a peleja.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.A tak boli vydaní z tisícov Izraela po tisíci z každého pokolenia, spolu dvanásť tisíc vyzbrojených do vojny.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.De los millares de Israel fueron dados 1.000 por cada tribu, 12.000 en pie de guerra
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.In odbrali so iz tisočev Izraelovih po en tisoč iz vsakega rodu, dvanajst tisoč oboroženih na vojsko.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Kiválogatának azért Izráel ezereibõl, ezeret törzsenként, tizenkét ezeret, viadalra készet.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.매 지파에서 일천 인씩 이스라엘 천만 인 중에서 일만 이천 인을 택하여 무장을 시킨지라
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.On leva d`entre les milliers d`Israël mille hommes par tribu, soit douze mille hommes équipés pour l`armée.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Så avlämnades då ur Israels ätter tusen man av var stam: tolv tusen man, väpnade till strid.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Så blev der av Israels tusener tatt ut tusen av hver stamme - tolv tusen, rustet til strid.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Und sie nahmen aus den Tausenden Israels je tausend eines Stammes, zwölftausend gerüstet zum Heer.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.Και εξηριθμηθησαν εκ των χιλιαδων του Ισραηλ χιλιοι απο πασης φυλης, δωδεκα χιλιαδες ωπλισμενοι εις πολεμον.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.И выделено из тысяч Израилевых, по тысяче из колена, двенадцатьтысяч вооруженных на войну.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.וימסרו מאלפי ישראל אלף למטה שנים עשר אלף חלוצי צבא׃
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.فاختير من الوف اسرائيل الف من كل سبط. اثنا عشر الفا مجرّدون للحرب.
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.於 是 從 以 色 列 千 萬 人 中 、 每 支 派 交 出 一 千 人 、 共 一 萬 二 千 人 、 帶 著 兵 器 豫 備 打 仗
Böylece İsrailin her oymağından biner kişi olmak üzere 12 000 kişi seçilip savaşa hazırlandı.於是 從以色列 千 萬 人中 、 每 支派 交出 一千 人 、 共 一 萬 二千 人 、 帶著 兵器 豫 備 打仗
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Ele foi visto a entrar num comboio militar que se dirige para Briggs.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Le vieron subir a un tren militar con destino a Briggs.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Mies nousi Briggsiin menevään armeijan junaan.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Τον είδαν να ανεβαίνει σε στρατιωτικό τρένο που πηγαίνει στο Μπριγκς.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Он садился на военный поезд, который идёт в Бриггс.
Bunun yerine trenime binerdim.En vez de eso, yo subía a mi tren.
Bunun yerine trenime binerdim.În schimb, păşeam în trenul meu.
Bunun yerine trenime binerdim.Invece, salivo in treno.
Bunun yerine trenime binerdim.그 대신, 나는 내 기차에 올라타곤 했지.
Bunun yerine trenime binerdim.Stattdessen stieg ich in meinen Zug.
Bunun yerine trenime binerdim.Wsiadałem więc do metra.
Bunun yerine trenime binerdim.Вместо това пристъпвах във влака си.
Bunun yerine trenime binerdim.Вместо этого я садился в свой поезд.
Bunun yerine trenime binerdim.ובמקום זאת, אני עולה לרכבת שלי.
Bunun yerine trenime binerdim.بدلا من ذلك ,سأخطو الى قطاري
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Kiedy jechaliśmy granią górującą nad Morzem Martwym
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"산등성이를 타고 가며 사해를 내려다 보았을 때
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Quand on était sur cette crête surplombant la Mer Morte
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Khi bọn cháu đạp xe gần đến đỉnh núi cháu nhìn xuống Biển Chết" cậu ấy đang nói về chỗ này
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Saat kita bersepeda di gunung yang menghadap ke Laut Mati -- dia berbicara tentang tempat ini --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"כאשר רכבנו על המצוק הזה המשקיף על ים המלח --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarkenعندما كنا نجول بالدراجات على الحافة .. وننظر الى البحر الميت ..
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken尾根を走っている時...」 彼が言っているのはこの場所です ー
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod