Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.他在车店里买了一部可以在驾驶室做爱的高档小车。
Geri dönen Kate, son trenin geçmiş olmasına rağmen bu trene biner.이 외의 일반인이 열차를 타고 왔다면 무조건 되돌아가야 한다.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.케이트는 마스와 함께 오세아닉 815편에 탑승한다.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.당시 성문을 통하지 않으면 차를 타고 성안으로 들어갈 수 없었다.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.사고 싶은 옷을 찾아서 카트에 넣으세요!
Duadan sonra gelin ata biner.이동할 때는 우차(牛車)로 이동한다.
1954 yılının Temmuz ayında ata binerken geçirdiği bir kazada sağ bacağından ciddi olarak yaralandı.1955년 군에 입대한 뒤 오토바이 사고로 다리에 심각한 부상을 입었었는데.
Tarık küçük dostlarıyla vedalaşıp arabaya biner.היא אומרת שלום לכולם והם עולים על האוטובוס.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.אם לא נרכש כרטיס, לא ניתן לנסוע ברכבת.
Arabaya binerler.תופסים עלייך טרמפ.
Bunun için de yoldan giden insanları aldatıp, onun boynuna biner.Това отслабва племенната им общност.
Hepsi kendi atlarına binerler.Прочут е с конете си.
Trene binerek Cennethisar’dan ayrılır.Тя се измъква през комина.
Daha sonra geçen üç yılda David şehir merkezine Elise'i bulabilmek ümîdiyle biner.Само след пет дни семейството на Хейли ще се мести на другия край на света!
Uzay mekiklerine binerler.Кодове в Космоса.
Nancy okula gitmek üzere Glen ile birlikte arabaya biner.Двамата с Рин ходят заедно на училище.
O, zaman zaman insan şeklindedir, hatta at biner.Ponekad se pojavljuje u obliku orla, a ponekad i u liku čovjeka s glavom čaplje.
Hepsi kendi atlarına binerler.Všetky kone pozná po mene.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Ale Jonáš utiekol do Joppy a tam nasadol na loď plaviacu sa do Taršíša.
Bellerophon, Pegasus'a binerek tanrıların evi Olympos'a gitmek ve ölümsüzler arasına katılmak ister.Po porážke Chiméry však Bellerofontes spyšnel a chcel sa na Pegasovi dostať na Olymp medzi bohov.
Hammond ve Malcolm, jeep ile ziyaretçi merkezine varırlar ve grup helikoptere binerek adadan ayrılır.Hammond z Malcolmom pobere skupino z džipom in se vkrcajo na helikopter, ter pobegnejo z otoka.
Arabaya binerler.Skupaj se usedeta v avto.
Duadan sonra gelin ata biner.Namenjen je poslušanju med vožnjo.
Burada Jena bir taksiye biner ve kendi evinin adresini verir.Evanas įleidžia jas į namus apšilti, o pats iškviečia taksi.
Uzay mekiklerine binerler.Jis saugo nuo kosminių spindulių.
Biz işe gitmek için aynı otobüse bineriz.Mes važiuojame tuo pačiu autobusu į darbą.
Bu grup ise işe Chicago ve Cincinnati’ye giden trenlere binerek başlar.Iga päev väljuvad sealt lennud Chicagosse ja Detroiti.
O, zaman zaman insan şeklindedir, hatta at biner.Samuti esineb Rebane aeg-ajalt ka DJ-na ja tegutseb modellina.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Kui teile sõidab vastu sõiduk, siis ei tasu paanitseda.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Aber, in diesem Fall laufen drei Ärzte in einen Aufzug.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Dans ce cas, trois docteurs entrent dans un ascenseur.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Dar, în cazul de față, trei doctori intră într-un lift.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.세 의사가 엘레베이터를 같이 탄다고 해두죠.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Maar in dit geval lopen de dokters een lift in.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Ma, in questo caso entrano in un'ascensore.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Mas, neste caso, três médicos entram num elevador.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Nhưng, trong trường hợp này, ba bác sỹ đi vào thang máy.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Pero, en éste caso, 3 doctores entran a un elevador.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Tutaj 3 doktorów jedzie windą.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.V tomhle případě ale tři doktoři vejdou do výtahu.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Σε αυτήν την περίπτωση τρεις γιατροί μπαίνουν σε ένα ασανσέρ.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Но, в този случай, трима доктора влизат в един асансьор.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.Однако в нашем случае они заходят в лифт.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.אבל, במקרה זה, 3 רופאים נכנסים למעלית.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.لكن، في هذه الحالة، ثلاثة أطباء يدخلون الى مصعد.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.私は本のためにデータを収集中で たまたま居合せました
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Copil fiind, de fiecare dată când intram în maşină trebuia să cobor geamul.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Dulu, saya termasuk anak yang saat berada di mobil harus selalu membuka jendela.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Eu era uma daquelas crianças que, sempre que entrava no carro, basicamente, tinha de abrir a janela.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Ich war eines dieser Kinder, das immer das Fenster runterlassen musste, sobald es im Auto saß.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Ik was zo'n kind dat in de auto altijd het raampje naar beneden deed.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Io ero di quelle ragazzine che, ogni volta che salivano in macchina, dovevano abbassare il finestrino.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Jako dziecko zawsze w samochodzie otwierałem okno.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.어릴 때, 저는 차에 타기만 하면 창문을 열어야 하는 아이였어요.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Tôi là một trong những đứa trẻ mà, mỗi lần ngồi vào trong xe hơi, tôi thường phải kéo cửa kính xe xuống
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Yo era de esas niñas que, siempre que se subía al auto, tenía que bajar la ventanilla.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Бях едно от тези деца, които всеки път, когато се качат в кола, трябваше да отворя прозореца.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Я була однією з тих дітей, які, потрапляючи в машину, щоразу були змушені опускати вікно.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.Я была одним из тех детей, которые, оказавшись в машине, сразу же открывали окно.
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.הייתי אחת מהילדים האלה, כל פעם שהייתי נכנסת למכונית, הייתי צריכה לפתוח את החלון.