Arabaya binerler.Du-te la oștire !
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Ea se duce la gară și se sinucide, sărind în fața unui tren.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Iona încearcă sa fugă și se îmbarcă pe o altă corabie ce pleaca spre Tars.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.La venirea corabiei, Fram se suie singur în barcă, dorind să fie luat și el.
Erkekler at biner ve ok atar.Caii excelează la galop și pas.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Jack az Oceanic 815-ös járatával készül visszautazni az államokba, hogy eltemesse apját.
Arabaya binerler.Mindketten beszállnak a kocsiba.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Bemegy az istállóba, és felmegy a padlásra.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Antoine csónakázni megy egyedül és beleesik a vízbe.
Sahilde bir gemiye biner.A kapitány csónakkal a partra siet.
Daria arabasına biner ve uzaklaşır.Della a kocsijához rohan és elhajt.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Alan sukeltaa hänen peräänsä.
Uzay mekiklerine binerler.Raumalaisveijarit muistoissamme.
Simran Raj’a doğru koşar ve son anda trene biner.Hän käskee Simranin mennä Rajin mukaan ja Simran juoksee liikkuvaan junaan Rajin luo.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Keskustellessaan tapahtuneesta Eddie ajaa vahingossa jonkin yli.
Menezes önce otobüse biner, sivil polislerden bazıları da otobüse onunla beraber biner.Uuno aikoo opastaa heidät jalkaisin perille, vaikka muut lähtivät sinne jo bussilla.
Militanlar ise bir araca binerek hızla büyükelçilikten uzaklaştılar.Ulkovallat ryhtyivät nopeasti evakuoimaan suurlähetystöjään.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Sitten he jättävät veneen ajelehtimaan yksin merelle.
Bisiklete binersin, Bizim yolda inersin.Θέλουμε να περάσουμε το μήνυμα: ΝΑΙ στο ΠΟΔΗΛΑΤΟ!
Kaldırıma vardığında altından bir bisiklet gören sanatçı buna biner.Περπατώντας στο σπίτι της μετά το σχολείο, ένα αγόρι με ποδήλατο την κοροϊδεύει.
Howard uçağa yalnız biner.Ο Βίτεκ επιβιβάζεται στο αεροπλάνο.
Ertesi gün, RANCHİ'ye biner ve Hindistan'a dönüş yolculuğu başlar.Επιστρέφει μετά από καιρό στην Ινδία, ζητιανεύοντας καθ' οδόν.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Men kaptajnen selv, han beslutter at gå ned med sit skib.
Gemiye binerek Krasnovodsk’a çıkarlar.Den er sejlbar op til Krasnodar.
Uçan bir balonu vardır ve bazen balona binerek gökyüzünde dolaşmaktadır.Det sker ved at et net med heliumfyldte balloner sendes mod himlen på et tidspunkt.
Zamanı gelince de Bellerophone kanatlı atı Pegasus'a binerek Khimaira ile savaşmaya gitmiş.Heldigvis kom Perseus ridende gennem luften på den vingede hest, Pegasus.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.For at stoppe det må de om bord på skibet.
Rose ise Charlie'nin teknesine biner ve birlikte oradan uzaklaşırlar.Rose flykter med Charlie på båten hans.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Han tar dem og rømmer alene ut til båten sin.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Sjøfolkene tar ham med på sitt skip.
Tory arabaya binerek şehrin hastanesine gider.Marilyn dør i ambulansen på vei til sykehuset.
8-Ball ve Claude bir araca binerek uzaklaşır ve 8-Ball'ın gösterdiği evde üstlerini değiştirirler.På stillingen 8–8 bommet Meo en avgjørende ball på grunn av at han ble forstyrret av et rop fra en tilskuer.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Dia tinggal di Mexico dan menaiki seekor kuda yaitu Señor Martinez.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Ia meninggal pada tahun 1922 akibat tertabrak truk saat ia sedang bersepeda.
Ertesi sabah atlarına binerek ileri hatlara geliyorlardı.Keesokan harinya pagi-pagi mayat-mayat mereka bertebaran.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Yunus melarikan diri dengan menumpang kapal yang menuju ke Tarsis.
Wilhelmina açık bir faytonla, kalabalık içinde kızıyla birlikte binerek bir kitle gösterisinde bulundu.Wilhelmina menggalang dukungan massa dengan menunggang kuda bersama putrinya di kereta terbuka.
Jack bir poker oyununda iki bilet kazanınca Jack'le birlikte gemiye biner.Dia menaiki Titanic setelah berhasil memenangkan tiket lewat permainan poker bersama Jack.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nếu chúng tôi không có xe nhưng nó cũng không ngăn cản được chúng tôi đâu, chúng tôi sẽ bắt xe buýt.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Tấm thay quần áo rồi cưỡi ngựa đi.
Sonra Leon ve Ashley jet-skiye binerek kaçarlar.Leon và Ashley thoát khỏi hòn đảo bằng chiếc jet-ski của cô ta.
Howard uçağa yalnız biner.Carl một mình đi đến một trạm xăng.
Harry daha sonra Hagrid'le birlikte King's Cross Tren İstasyonu'na gider ve Hogwarts'a giden trene biner.Harry sau đó được đưa đến ga King's Cross để lên tàu đến trường.
Ciddi yapılı olup efe tipi kıyafet giyer ve çok iyi at binerdi.Lưu Tú khen ngợi, đem ngựa Đại Li và các thứ đồ thêu, quần áo ban cho.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Trung bèn giục binh thuyền tiến theo.
Arabaya binerler.Khung xe.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.彼は1922年に自転車を漕いでいる最中にトラックに轢かれて死んだ。
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.2人は自動車を盗み、街を立ち去る。
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.手配範囲が狭く車やバイクで簡単に逃げ切ることが可能。
Büyük ve geniş bir itfaiye aracına binerler ve yola koyulurlar.巨大で強力な火の玉を口から放出して攻撃をしてくる。
Daha sonra otel lobisinde de dans ettikten sonra bir araca binerler.毎回、旅館で宴会の後に行う。
Çocuklar koçun sırtına binerler.それゆえに子供なら背中に乗せられる。
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.3 乗りそこねたら、直ぐにリフトから離れてください。
Üniformasını giyer ve arabaya biner.シートベルトを外して、車から出てください。
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.1922年他因骑自行车时被一辆卡车撞到而去世。
Çavuşlar da ata binerdi ancak daha hafif silahlar taşır ve arkadan gelirlerdi.漢軍諸將等按照諸葛亮臨終的部署,秘不發喪,楊儀整頓軍馬從容撤退。
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.你們回家的時候請小心駕駛。
Hepsi kendi atlarına binerler.」乃皆上馬。
Haupt burada bir Jacksonville trenine binerek Şikago'daki evine ailesini ve kız arkadaşını görmeğe gitti.相反,格兰特当晚乘火车离开华盛顿前往新泽西探亲。
Arabaya binerler.履帶車。