Ana içeriğe geç
Sözlük

biner ile cümle

biner kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arabaya binerler.سحب السيارة.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.ويخططان لمغادرة السفينة في الوقت المناسب، والتوجه إلى الأرض بمفرديهما.
Indiana ve babası bir zepline binerek Berlin'den Atina'ya gitmeye karar verirler.من هناك شرعت هي ووالديها في رحلة بحرية من تامبا إلى هافانا.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.إذ يمكن الزائر إستئجار قارب صغير، أو دراجة...
Tenten de onların peşinden gemiye biner.ثم يقومان بمطارد كومستوك إلى سفينته.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Ele mora no México e cavalga em um cavalo chamado Señor Martinez.
Kısa süre sonra, Axum'un tarihi önemli kentine beyaz bir atla binerek girdi.Pouco depois, De Bono entrou na cidade histórica de Axum, montando um cavalo branco.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Se não tiver um carro, pode-se pegar o ônibus.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Morreu em 1922 quando um caminhão bateu nele enquanto estava pedalando.
Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider.Oppenheimer captura cavalo com peão.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Eles embarcam no voo 815 da Oceanic Airlines com destino a Los Angeles.
Ayrıca Varahi bir sopa tutar ve bizona biner ki bunların ikisi de Yama'nın özelliklerindendir.Ele também gosta de brincar com uma fantoche de coelho e esconde isso dos outros dois piratas.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Ele pegou o elevador até o último andar.
Duadan sonra gelin ata biner.Suba a bordo, se você ousar.
Arabaya binerler.Przekrój samochodu. .
Sonra Leon ve Ashley jet-skiye binerek kaçarlar.Leon en Ashley ontsnappen met een jetski.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Er rijden geen treinen, wel kan men de bus nemen.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.In 1978 overleed hij toen hij als fietser werd aangereden door een vrachtwagen.
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.Een vrachtwagen of grote bestelwagen rijdt zich meteen vast in deze smalle doorgang.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Ze vindt de mantel en neemt hem mee.
Molly ve Sam uçağa binerler.Jim en Maggie gaan met het vliegtuig ergens heen.
Michael şarkının başında bir vince biner ve vinç havaya kalkmaya başlar, Michael şarkı söylemeye başlar.Na deze intro begint een akoestische gitaar te spelen, waarna Michael begint te zingen.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Hij besluit om voortaan alleen nog per boot te reizen.
Yolcular tüm kapılardan iner ve binerler.De reizigers konden overal langs de lijn in- en uitstappen.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Zelf neemt hij de trein en neemt plaats in een leeg compartiment.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.In de laatste cutscene zitten Joe en Vito elk in een andere auto, waarbij die van Joe een andere weg volgt.
Oradan önce İsviçre'ye, İsviçre'den de Münih'e giden bir trene biner.De naam verwijst naar Zwitserland waar de trein vanuit München naartoe rijdt.
Howard uçağa yalnız biner.Sucre vertrekt alleen met het vliegtuig.
Hepsi kendi atlarına binerler.Ze waren allemaal te paard.
Uzay mekiklerine binerler.Ze ontwaken op het ruimteschip.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.Wanneer het regent, neemt ze de bus.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Jeśli nie mamy samochodu, który nie zabierze nas, to pojedziemy autobusem.
1926 yılında, de Kooning bir yük gemisine kaçak yolcu olarak binerek ABD'ye gitti.W 1926 r. przepłynął jako pasażer na gapę do USA.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Maria postanowiła wówczas położyć się przed nadjeżdżającą ciężarówką.
Büyük ve geniş bir itfaiye aracına binerler ve yola koyulurlar.Wsiadają do wielkiej pancernej ciężarówki i odjeżdżają.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Sześciu rozbitków lotu Oceanic 815 wraca do domu.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Van Worden nocuje u pustelnika, a następnego dnia znów budzi się pod szubienicą.
Uçan bir balonu vardır ve bazen balona binerek gökyüzünde dolaşmaktadır.Balloons are flying in the sky. → Balony latają po niebie.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Att vi inte har en bil stoppar inte oss, för vi tar bussen.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Kamo dog i en trafikolycka 1922 när en lastbil krockade med hans cykel.
Her iki kulüp için on yedi biner adet bilet ayrıldı.我订了这两班车。 Jag har reserverat biljetter till de här två bussarna.
Otelden çıkan muhabir arabasına karısı ve iki çocuğuyla birlikte biner.Journalisten sätter sig i bilen, men med sin fru och två döttrar.
Dışarı çıkan Indiana bir tekneyi çalıştırır ve babası tekneye biner.Sonen bestämmer sig för att resa till Amerika och fadern följer honom till båten.
Hepsi kendi atlarına binerler.De sades tjäna med egen häst.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Han simmar ut till havs och går ombord på skeppet.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Віто просять сісти в машину до Лео, а Джо сідає в іншу.
Kahramanlar bir sabah işlerine giderken aynı anda Üçüncü Cadde otobüsüne binerler.Троє героїв їдуть в одному вагоні нічного потягу.
Daha sonra bir rokete binerek gezegeni terk eder. ^ "The Stars are Coming Out".Тут принижують мізерну Землю: звідси піднімаються до зірок»).
Çocuklar koçun sırtına binerler.Всі стають спиною до центру кола.
Uzay mekiklerine binerler.Відноситься до космополітичних хребетних.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Další den oba nasedli na linku Oceanic Airlines, do letu 815, aby se vrátili do USA.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Vito nastoupí k němu do auta, Joe nastoupí do druhého.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Nahoru na hřeben ani k rozcestí nelze jet autem.
Daha sonra geçen üç yılda David şehir merkezine Elise'i bulabilmek ümîdiyle biner.Následující tři roky David jezdí pravidelně stejným autobusem, aby znovu potkal Elise.
Bozuk para ya da elektronik bileti araca binerken hazır bulundurmak.Řidič mívá k dispozici bločkové jízdenky nebo přístroj, pomocí kterého jízdenku vytiskne.
Şaman bu kaza binerek geri döner.Šmigunová se vrací do stopy.
Sonya, Kano'yu adaya gitmek üzere olan gemiye binerken görür ve Kano'nun peşinden koşar.Carla se poté připojí k jeho posádce na lodi směřující na Monkey Island, kde končí v zajetí kanibalů.
Arabaya binerler.Zrovna jelo kolem auto.
Nahar isimli bir ata binerdi ve Valaróma isimli yüce bir boru taşırdı.Měl také mimořádného koně, který nesl jméno Ždral.
Tarık küçük dostlarıyla vedalaşıp arabaya biner.Přejí tedy dívkám dobrou noc a odcházejí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
biner ile cümle - Sayfa 4 - biner kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App