Molly ve Sam uçağa binerler.Zwei Wochen später sitzen Molly und Sam im Flugzeug nach Paris.
Tortilla'nın Güney Amerika'ya kalkan gemide olduğunu öğrenen iki adam da aynı gemiye binerler.Sybil bringt in Erfahrung, dass Western auf einem Schiff eingecheckt hat, das nach Südamerika auslaufen soll.
Daha sonra geçen üç yılda David şehir merkezine Elise'i bulabilmek ümîdiyle biner.Nach den drei Monaten ließ David die Lade in die Stadt holen.
Howard uçağa yalnız biner.Harry reitet allein.
Çocuklar koçun sırtına binerler.Die Jungtiere klettern sofort auf ihren Rücken.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Sie verzichten während der 3-wöchigen Radelphase völlig auf ihr Auto.
Saat sekizde trene binerim.À huit heures je prends le train.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Si nous n'avons pas de voitures cela ne nous arrête pas car nous prenons le bus.
Videoda Beyoncé, bir adamla tartışmasının ardından, arabaya binerek ağlamaktadır.Il montre Beyoncé en train de pleurer dans une voiture après avoir eu une dispute avec son homme.
Bu grup ise işe Chicago ve Cincinnati’ye giden trenlere binerek başlar.Sans incident, ils commencèrent leur mission en prenant le train pour Chicago et Cincinnati.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Ils arrivent à la gare et montent dans un train vide qui part.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ils quittent la ville en voiture.
Astrid gönülsüz bir şekilde kabul eder ve Dişsiz'in sırtına biner.Sabrina consent, mais en croisant les doigts dans son dos.
Daha sonra geçen üç yılda David şehir merkezine Elise'i bulabilmek ümîdiyle biner.Trois années plus tard, David reconnaît fortuitement Élise dans la rue.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Jonas désobéit à Dieu et se rend à Jaffa pour prendre la fuite sur un bateau en direction de Tarsis.
Arabaya binerler.Ils montent dans une voiture.
Erkekler at biner ve ok atar.Les chevaux se cabrent, affolés.
Demir atların çektiği bir kızağa biner.Ancres en forme de fer à cheval.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Les trois autres obstacles se dressant sur la route des Japonais vont être eux aussi éliminés rapidement.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.Cuando llueve, ella coge el autobús.
Haftada bir ya da iki kez tren istasyonuna gitmek için taksiye binerim.Cojo el taxi una o dos veces a la semana para ir a la estación de tren.
Tren istasyonuna gitmek için bir taksiye binerim.Cojo un taxi para ir a la estación de tren.
Ata binerim.Monto a caballo.
Videoda Beyoncé, bir adamla tartışmasının ardından, arabaya binerek ağlamaktadır.Muestra a Beyoncé en un auto llorando tras una discusión con su hombre.
Aile, içi rahibelerle dolu olan bir otobüse biner.Lo llevan hasta un autobús que está lleno de ancianos.
Kısa süre sonra, Axum'un tarihi önemli kentine beyaz bir atla binerek girdi.Poco después, De Bono entró en la histórica ciudad de Aksum, montando un caballo blanco.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Si no tenemos un auto, eso no nos detiene, porque tomaremos el colectivo.
5 Ocak 1757'de kral arabasına binerken Damiens öne atıldı ve kralı bıçakladı.1757: el 5 de enero se produjo el atentado de Damiens contra el rey.
Aynı gün Ceauşescu ve karısı Elena bir helikoptere binerek Bükreş'ten kaçtılarsa da çok geçmeden yakalandılar.Ese mismo día, Ceaușescu y su esposa Elena, junto a dos colaboradores, huyeron de Bucarest en un helicóptero.
Hepsi kendi atlarına binerler.Y parecen pegados a sus caballos.
Daria arabasına biner ve uzaklaşır.Daria logra escapar en su auto.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Una vez desembarcado, monta en un caballo blanco llamado Amerigo.
Tenten ve dostları uzaylıların aracına binerek patlayan volkandan son anda kurtulurlar.Padre e hijo se encuentran finalmente en el interior de un volcán.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ellos están atrapados en el tráfico en su intento de salir de la ciudad.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Ella está subiendo sus cosas en un taxi.
Tren gelir ve Raj ve babası trene binerler.Raj aborda el tren que sale con su padre.
Arabaya binerler.Suben al auto.
O, zaman zaman insan şeklindedir, hatta at biner.A veces, se transforma en insecto, en humano, y una vez en serpiente.
Michael şarkının başında bir vince biner ve vinç havaya kalkmaya başlar, Michael şarkı söylemeye başlar.Él, Bush y el general comienzan bailando con la música antes de que Michael abandona el escenario.
Baba yaralıdır ve arabaya binerek onu hastaneye götürmeye çalışırlar.Ben piensa que está drogada y trata de llevarla al auto.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Bajó a Yoppe y encontró una nave que iba a zarpar hacia Tarsis.
O gün handa uyuyan Hutter ertesi gün uyanıp bir at arabasına biner.Homer lo hace y, al día siguiente, despierta teniendo cabello.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.Vive in Messico e cavalca un cavallo chiamato Señor Martinez.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Rivestitosi frettolosamente, prende un taxi.
5 Ocak 1757'de kral arabasına binerken Damiens öne atıldı ve kralı bıçakladı.1757, il 5 gennaio, attentato di Damiens contro il re.
Doktor ve Donna bir kaçış kapsülüne binerler ve birlikte bir kola bastırırlar.Lui e Kate, scappano insieme attraverso un'apertura in cima alla gabbia.
Ben otobüse biner binmez otobüs kalktı.Автобус поехал, как только я сел в него.
Arabaya bineriz.Мы садимся в машину.
Ata bineriz.Мы катаемся на лошадях.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Вито просят сесть в машину к Лео, а Джо садится в другую.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.Он погиб в 1922 году, его сбил грузовик, когда он ехал на велосипеде.
Doktor, tek başına gitmeye karar verip gemiye biner.Доктор решает отправится один.
Arabaya binerler.Они садятся в машину.
Hepsi kendi atlarına binerler.Славится своими лошадьми.
Bisiklete binersin, Bizim yolda inersin.Он едет на велосипеде в одну сторону, потом обратно.
Fakat Jin'in yaptığı sevgi dolu hareketi görünce kararından vazgeçer ve Jin'le birlikte uçağa biner.Именно из-за того, что его локомотив король решил ликвидировать, отправляется путешествовать с Джимом.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Носит брюки и ездит на мотоцикле.
Trene binerek Cennethisar’dan ayrılır.Маршрутки отправляются от метро Святошин.
Will ve kızı biraz sohbet ettikten sonra Alison taksiye biner ve gider.Сэр Уолтер зовет дочь и брата, и они уходят.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Стоим, а автобус всё не едет и не едет.