Ana içeriğe geç
Sözlük

biner ile cümle

biner kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yağmurlu havalarda otobüse biner.When it rains, Tom takes the bus.
Motor ve bisiklete binerken her zaman kask takın.Always wear a helmet when you're riding.
Motoruma binerken kaskımı her zaman takarım.I always wear my helmet when I ride my motorcycle.
Meksika 'da yaşar ve Señor Martinez adındaki bir ata biner.He lives in Mexico and rides on a horse called Señor Martinez.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.If we don't have a car that doesn't stop us, because we'll take the bus.
Kısa süre sonra, Axum'un tarihi önemli kentine beyaz bir atla binerek girdi.Soon thereafter, De Bono entered the historically significant city of Axum, riding a white horse.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.He died in 1922 when a truck hit him while he was cycling.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.The next day, they board Oceanic Airlines Flight 815 to return to the United States.
Howard uçağa yalnız biner.He intends to fly the plane himself.
Hepsi kendi atlarına binerler.They ride off together on his horse.
Arabaya binerler.Balaj Auto.
Takım köprüyü aşar ve helikoptere binerek kurtulurlar.They reach the extraction point and evacuate by helicopter.
Erkekler at biner ve ok atar.Men were running and shrieking.
Tüm öğrenciler ve X-Men uçağa biner.Only a few students and X-Men escape.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.There is very little space to store heavy luggage or bicycles.
Gemiye binerek Krasnovodsk’a çıkarlar.It is navigable up to Krasnodar.
Sular yükselirken insanlar ve hayvanlar çiftler halinde sala binerler.As the snow falls, people and animals find warm spaces in their homes and nests.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.While he was riding his horse he would read "Euclid's Elements". While he was in the
Bu Ezel her sabah bu taksiye binerdi. Nereye? Sordum, söylemedi.Ezel used to take that cab every morning to where?
Arabaya biner binmez, ilk iş olarak camı açan çocuklardandım.I was one of those kids that, every time I got in the car, I basically had to roll down the window.
Yüzerek yüzmeyi öğrenir, bisiklete binerek bisiklet kullanmayı öğrenirsiniz.You learn swimming by swimming. You learn cycling by cycling.
Uçağa binersin.The plane takes off.
Sadece zor olsa, dayanıp binerim.If it's just hard, then I'd bear it and ride on.
Tatilciler trene biner.Vacationers take trains.
Ama, bu örnekte, üç doktor bir asansöre binerler.But, in this case, three doctors walk into an elevator.
O da tam olarak 15 ton valizle Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına binerHe gets on a big US transport plane with literally 15 tons of luggage.
Sonra uçağına binerdi belki de son kez olmak üzere.And then mount his airplane, maybe for the last time.
"Taksiye mi, otobüse mi binersin?""Do you ride the taxi or take the bus?"
Birlikte tekneye binerdik, çok konuşmazdı... ...ama çok iyi bir insandı.We went on the fishing boat together but he didn't say much. But he was really a good man.
Bunun yerine trenime binerdim.Instead, I'd step into my train.
Onlara ve gemiye binersiniz.And you are carried on them and on boats.
Onlara da, gemilere de binersiniz. [17,70]And you are carried on them and on boats.
Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır; gönüllerinizdeki arzulara, onlara binerek ulaşırsınız.And in them you have other benefits as well, and through them you satisfy your needs.
Gönüllerinizdeki bir arzuya, onlara binerek ulaşırsınız. Onların ve gemilerin üstünde taşınırsınız.You may ride them to seek whatever you need or be carried by them as ships carry you by sea.
Bir etnik Arnavut aile 1999 yılında Almanya'ya gitmek üzere uçağa binerken görülüyor.An ethnic Albanian family boards a plane for Germany in 1999.
Ne tür tekerleklere binerlerse binsinler, sporcular hep birlikte takılıyorlar.Regardless of what sort of wheels they ride, the athletes all hang out together.
Her iki sanatçıya da 23 biner avro ödül verildi.Both artists were awarded 23,000 euros.
Saldırgan dışarıdaki bir arabaya binerek uzaklaştı.Assassin got away with his vehicle.
Onizuka daha sonra 1986'da Uzay Mekiği Çabalığına binerek öldü.Onizuka later died aboard the Space Shuttle Challenger in 1986.
Valkyrie Aragorn adında kanatlı bir ata biner.Valkyrie rides a winged horse named Aragorn.
Sara törende ata biner.Sara rides the horse in the ceremony.
Bir ata binerken tasvir edildi.He was depicted riding a horse.
Rahibin biri'nin bir kızı varmış kız erkek kıyafetleri giyer, ata biner ve silah kullanırdı.A daughter of a priest wore men's clothing, rode horses, and could fire a gun.
Adsız prensine atında katıldığında, Pamuk Prenses yan ayağa biner.When she joins her unnamed prince on his horse, Snow White rides sidesaddle.
Eun-hee evden kaçar. Tae-joo onu aramak için arabasına biner.Eun-hee sneaks out of the room prompting Tae-joo to go outside in his car and look for her.
Gece çıkarmadan kurtulan 600-700 Türk, kayıklarla gemilere binerek geri döndü.At night 600 Turk survivors of the landing returned on board the ships by rowboats.
Adamları onu alır ve arabalarına binerler.His men pick him up and drive off in their car.
Hepsi kendi atlarına binerler.Sie ritt ihre Pferde alle selbst.
Prenses sporla çok ilgilidir; at biner ve kayak yapar.Die Prinzessin interessiert sich sehr für Sport; sie reitet und fährt Ski.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Maitre folgt ihnen in ihrem Boot.
Tren gelir ve Raj ve babası trene binerler.Raj und seinem Vater bleibt nichts anderes übrig, als in den Zug zu steigen.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Sie wollen über den Fahrstuhl nach unten fahren.
Yolcular tüm kapılardan iner ve binerler.Und alle Türen fliegen auf und zu.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Mit einem Lastwagen bringen sie sie aus der Stadt.
Çavuşlar da ata binerdi ancak daha hafif silahlar taşır ve arkadan gelirlerdi.Die Jungen reinigten die Waffen, versorgten die Pferde und pflegten den Kürass.
Tory arabaya binerek şehrin hastanesine gider.Susie fährt ihn sofort mit dem Auto zum Krankenhaus.
Nick, mezarlıktaki polisleri alt eder ve bir araca binerek kaçmaya başlar.Tom bringt die Leiche des Mannes in eine Scheune und will draußen eine Zigarette rauchen.
Üniformasını giyer ve arabaya biner.Sie nimmt ihre Sachen und geht zum Hafen.
Daria arabasına biner ve uzaklaşır.Jade steigt in ihr Auto und fährt weg.
Sahilde bir gemiye biner.Da geht vor der Küste ein Schiff unter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod