Ana içeriğe geç
Sözlük

bindi ile cümle

bindi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.他 們牽 到 耶穌那裡 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 扶著耶 穌騎上
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.A tak doviedli osľa k Ježišovi a hodili naň svoje rúcha, a sadol si naň.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Au adus măgăruşul la Isus, şi-au aruncat hainele pe el, şi Isus a încălecat pe el.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Então trouxeram a Jesus o jumentinho e lançaram sobre ele os seus mantos; e Jesus montou nele.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.És oda vivék a vemhet Jézushoz, és ráveték felsõ ruháikat; õ pedig felüle reá.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Essi condussero l'asinello da Gesù, e vi gettarono sopra i loro mantelli, ed egli vi montò sopra
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa con về cho Ðức Chúa Jêsus, lấy áo mình trải trên nó; rồi Ngài cỡi lên.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa con về cho Ðức_Chúa_Jêsus , lấy áo mình trải trên nó ; rồi Ngài cỡi lên .
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Ils amenèrent à Jésus l`ânon, sur lequel ils jetèrent leurs vêtements, et Jésus s`assit dessus.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.In pripeljeta žrebe k Jezusu in denejo nanje oblačila svoja, in on sede nanje.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Ja he toivat varsan Jeesuksen luo ja heittivät vaatteensa sen päälle, ja hän istui sen selkään.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.나귀 새끼를 예수께로 끌고 와서 자기들의 겉옷을 그 위에 걸쳐 두매 예수께서 타시니
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Och de förde fålen till Jesus och lade sina mantlar på den, och han satte sig upp på den.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Og de føre Føllet til Jesus og lægge deres Klæder på det, og han satte sig på det.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Og de førte folen til Jesus, og la sine klær på den; og han satte sig på den.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Protož přivedli oslátko k Ježíšovi, a vložili na ně roucha svá. I vsedl na ně.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Przywiedli tedy oślę do Jezusa, i włożyli na nie szaty swoje; i wsiadł na nie.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Trajeron el borriquillo a Jesús y echaron sobre él sus mantos, y se sentó sobre él
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Und sie führten das Füllen zu Jesu und legten ihre Kleider darauf, und er setzte sich darauf.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Waktu sampai pada Yesus, punggung keledai itu mereka alasi dengan jubah mereka, lalu Yesus naik ke atasnya
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Zij brachten het veulen bij Jezus, legden hun jassen erop en Hij ging erop zitten.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.Και εφεραν το πωλαριον προς τον Ιησουν και εβαλον επ' αυτου τα ιματια αυτων, και εκαθησεν επ' αυτου.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.И докарват ослето при Исуса, и намятат на него дрехите си; и Той го възседна.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.И привели осленка к Иисусу, и возложили на него одежды свои; Иисус сел на него.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.І приведи осля до Ісуса, й накинули на него одежу свою, і посадили на него.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.ויביאו את העיר אל ישוע וישליכו עליו את בגדיהם וישב עליו׃
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.فأتيا بالجحش الى يسوع وألقيا عليه ثيابهما فجلس عليه.
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.他 們 把 驢 駒 牽 到 耶 穌 那 裡 、 把 自 己 的 衣 服 搭 在 上 面 、 耶 穌 就 騎 上
Sıpayı İsaya getirip üzerine kendi giysilerini yaydılar. İsa sıpaya bindi.他 們把驢駒牽 到 耶穌那裡 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 耶穌 就 騎上
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.af alt Kød, som har Livsånde, gik Par for Par ind i Arken til Noa;
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A tak weszło do Noego w korab po parze z każdego ciała, w którem był duch żywota.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Au intrat în corabie la Noe, două cîte două, din orice făptură care are suflare de viaţă.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A vošli k Noachovi do korábu, dve a dve z každého tela, v ktorom je duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.das ging alles zu Noah in den Kasten paarweise, von allem Fleisch, darin ein lebendiger Geist war.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.De gingo in till Noa i arken, två och två av allt kött som hade i sig någon livsande.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô - ê vào tàu ; nghĩa_là mọi xác_thịt nào có sanh khí ,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô-ê vào tàu; nghĩa là mọi xác thịt nào có sanh khí,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Entraram para junto de Noé na arca, dois a dois de toda a carne em que havia espírito de vida.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ils entrèrent dans l`arche auprès de Noé, deux à deux, de toute chair ayant souffle de vie.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.In prišli so k Noetu v ladjo po dvoje iz vsega mesa, v katerem je bil dih življenja.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ja ne menivät Nooan luo arkkiin kaksittain, kaikki liha, kaikki, jossa oli elämän henki.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Kettõ-kettõ méne be Noéhoz a bárkába minden testbõl, melyben élõ lélek vala.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.무릇 기식이 있는 육체가 둘씩 노아에게 나아와 방주로 들어갔으니
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Og de gikk inn til Noah i arken, par for par av alt kjød som det var livsånde i.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vennero dunque a Noè nell'arca, a due a due, di ogni carne in cui è il soffio di vita
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vešli k Noé do korábu, po dvém ze všelikého těla, v němž byl duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Y vinieron al arca, a Noé, de dos en dos, de todos los seres que respiran
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ze kwamen twee aan twee, mannetjes en vrouwtjes, precies zoals God het had bevolen.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Και εισηλθον προς τον Νωε εις την κιβωτον, δυο δυο απο πασης σαρκος ητις εχει πνευμα ζωης.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Две по две от всяка твар, която има в себе си жизнено дихание, влязоха в ковчега при Ноя.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.и вошли к Ною в ковчег по паре от всякой плоти, в которой есть дух жизни;
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.ויבאו אל נח אל התבה שנים שנים מכל הבשר אשר בו רוח חיים׃
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.ودخلت الى نوح الى الفلك اثنين اثنين من كل جسد فيه روح حياة.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.凡 有 血 肉 、 有 氣 息 的 活 物 、 都 一 對 一 對 的 到 挪 亞 那 裡 、 進 入 方 舟
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.凡有 血肉 、 有 氣息 的 活物 、 都 一 對 一 對 的 到 挪亞 那 裡 、 進入 方舟
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.A na ďalšej zastávke nastúpi nejaký muž a vyzerá presne ako prednášajúci na vysokej.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.An der nächsten Haltestelle steigt ein Mensch ein der so aussieht wie ein Gastprofessor.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.Bij de volgende halte stapt een man in. Hij lijkt een soort gastprofessor.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.E alla fermata successiva, un tipo sale sul vagone, e ha questa specie di aria da professore in visita.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.En la siguiente parada, un tipo subió al vagón, y tenía esta apariencia de profesor visitante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod