Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.Et à l'arrêt suivant, un homme monte dans la voiture, et il a un air de professeur détaché
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.다음 정류장에서, 어떤 남자가 기차에 탔어요. 마치 이방인 교수같은 행색을 하고 있었죠.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.La următoarea stație, intră în metrou un domn ce părea să fie profesor universitar în vizită.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.Na następnym przystanku wchodzi do wagonu facet. Wygląda na uniwersyteckiego profesora.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.Rồi đến trạm dừng kế tiếp, một người đàn ông lên tàu Trông ông ấy có vẻ giống một Giáo sư thỉnh giảng.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.Στην επόμενη στάση, ένας άντρας ανεβαίνει στο βαγόνι, μοιάζει με ένα καθηγητή που πάει κάποια επίσκεψη.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.А на наступній зупинці в потяг заходить чоловік, схожий на професора.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.А на следующей остановке заходит мужчина. Похож на профессора.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.בתחנה הבאה נכנס לקרון בחור אחד, ויש לו מראה של של פרופסור אורח.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.وفي المحطة التالية، رجل يدخل العربة، ولديه هذا النوع من نظرة أستاذ زائر له.
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.到下一個站,有個男人上車 睇佢個樣好似係大學教授
Sonraki durakta, arabaya bir adam bindi, konuk profesör görüntüsü vardı üzerinde.客員教授のような出立ちでした パンパンになった革の 肩掛けかばんに
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.A opustiv je, vstoupil zase na lodí, i plavil se přes moře.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Apoi i -a lăsat, şi a intrat iarăş în corabie, ca să treacă de cealaltă parte.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.A zanechajúc ich tam vošiel zase do lode a odišiel na druhú stranu.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.E, deixando-os, tornou a embarcar e foi para o outro lado.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.E lasciatili, risalì sulla barca e si avviò all'altra sponda
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.És ott hagyván õket, ismét hajóba szálla, és a túlsó partra méne.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Hij draaide Zich om en liet hen staan.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.In pusti jih ter stopi zopet v ladjo in odide na drugo stran.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.I opuściwszy ich, wstąpił zasię w łódź, i przeprawił się na drugą stronę.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Ja hän jätti heidät ja astui taas venheeseen ja lähti pois toiselle rannalle.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.저희를 떠나 다시 배에 올라 건너편으로 가시니라
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Lalu Yesus meninggalkan mereka, dan masuk ke dalam perahu; kemudian berangkat ke seberang danau itu
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Ngài bèn bỏ họ , trở vào thuyền mà qua bờ bên kia .
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Ngài bèn bỏ họ, trở vào thuyền mà qua bờ bên kia.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Og han forlod dem og gik atter om Bord og for over til hin Side.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Og han forlot dem og gikk atter i båten, og fór over til hin side.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Puis il les quitta, et remonta dans la barque, pour passer sur l`autre bord.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Så lämnade han dem och steg åter i båten och for över till andra stranden.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Und er ließ sie und trat wiederum in das Schiff und fuhr herüber.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Y dejándolos, volvió a entrar en la barca y cruzó a la otra orilla
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.Και αφησας αυτους εισηλθε παλιν εις το πλοιον και απηλθεν εις το περαν.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.И, оставив их, опять вошел в лодку и отправился на ту сторону.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.И остави ги, влезе пак в ладията, и мина на отвъдната страна.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.І, оставивши їх, увійшов знов у човен, і поплив на той бік.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.ויעזב אותם וירד באניה וישב ויעבר אל עבר הים׃
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.ثم تركهم ودخل ايضا السفينة ومضى الى العبر.
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.他 就 離 開 他 們 、 又 上 船 往 海 那 邊 去 了
Sonra onları orada bırakıp yine tekneye bindi ve karşı yakaya yöneldi.他 就 離開 他 們 、 又 上 船 往海 那 邊去了
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.Azután átmenék a forrás kapujához és a király tavához, holott nem vala hely a baromnak, hogy velem átmenjen.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.앞으로 행하여 샘문과 왕의 못에 이르러는 탄 짐승이 지나갈 곳이 없는지라
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.Vandaar gingen wij naar de Bronpoort en de Koningsvijver, maar mijn ezel kon door al het puin niet verder.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.ואעבר אל שער העין ואל ברכת המלך ואין מקום לבהמה לעבר תחתי׃
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.وعبرت الى باب العين والى بركة الملك ولم يكن مكان لعبور البهيمة التي تحتي.
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.我 又 往 前 、 到 了 泉 門 、 和 王 池 . 但 所 騎 的 牲 扣 沒 有 地 方 過 去
Sonra Pınar Kapısına, Kral Havuzuna doğru gittim. Ne var ki, yol bindiğim hayvanın geçmesine uygun değildi.我 又 往前 、 到 了 泉門 、 和 王 池 . 但 所騎 的 牲扣沒 有 地方 過去
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Alors, "J'ai vu de nombreux trains et aussi roulé dans un d'eux.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Also, "Ich sah viele Züge und bin auch mit einem gefahren.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Așadar "am văzut multe trenuri și am și călătorit cu unul.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Así que "Yo vi muchos trenes y también me monté en uno.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Dus, 'Ik zag vele treinen en ben ook met één meegereden.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Ghép lại: "I saw many trains and also rode on one.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim."나는 많은 기차들을 봤고 그중에 하나를 탔습니다.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Quindi: "Ho visto molti treni e ne ho anche preso uno.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Widziałem wiele pociągów i również jednym jechałem.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Значи, "Видях много влакове, аз също се возих на един.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.Итак, "Я видел много поездов и к тому же, я ездил на одном из них.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.אז " אני ראיתי הרבה רכבות וגם רכבתי על אחת.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.بذلك ، وقال "رأيت العديد من القطارات وركبت أيضا على واحد.