Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Roskapönttöjä, roskia, pulloja, kiviä ja tiiliä heitettiin rakennusta kohti, ja sen ikkunat rikkoutuivat.
Binaya giriş yüksek bir merdivenle sağlanmaktadır.Rakennuksen sisäänkäynnille johti pitkä portaikko.
Okul, Maslak’ta yeni bir binaya taşındı.Oppilaat siirrettiin uuteen Mansikkamäen kouluun.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.Hän lisäsi päärakennukseen kaksi lisäsiipeä.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Tulipalot eivät saaneet rakennuksen osia hehkumaan.
1884 yılında okul yine hastaneye ait olan bir başka binaya taşındı.Koulu muutti vuonna 1948 uuteen rakennukseen.
Metro istasyon meydanı, binaya bitişiktir.Ο σταθμός του μετρό Forum βρίσκεται δίπλα στο κτίριο.
Bir Romalı evinde mutfak ana binaya eklenmiş ayrı bir odaydı.Στη ρωμαϊκή βίλα, η κουζίνα ενσωματώθηκε στο κύριο κτήριο ως ξεχωριστό δωμάτιο.
Şu yüksek binaya bak.Κοίτα εκείνο το ψηλό κτίριο.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Boligen forblev upåvirket af branden.
Böylece Babıali ilk defa olarak iki binaya ayrılmış oldu.I hopprennet var det for første gang to omganger.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Seteritakbenevnelsen ble ikke brukt i branntakstene.
Singapur şehir devleti tamamlanmış 4,300 yüksek binaya sahiptir.Negara kota Singapura memiliki lebih dari 4.300 bangunan tinggi yang selesai dibangun.
Tarihi hiçbir binaya rastlanmaz.Sekadar identitas bangunan bersejarah pun tidak ada.
Evolution üyeleri binaya giriş yapıyordu.Port Authority berperan sebagai pengembang gedung.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Nhà của nông dân nghèo sẽ không có bất kỳ cánh ngoài nào mà chỉ có cánh trong.
19. yüzyıl boyunca John Nash ve Edward Blore gibi mimarlarca genişletilen binaya eklemeler yapıldı.Đến thế kỷ thứ 19, nó được mở rộng, chủ yếu là do kiến trúc sư John Nash và Edward Blore.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.Từ đó có hai phần mở rộng đã được thêm vào tòa nhà.
Tim, binaya profesyonel bir şekilde operasyonu başlatır.Đội bắt đầu chuyển sang hoạt động theo quy chế chuyên nghiệp.
Genel merkez daha sonra II. Mahmut Türbesi etrafındaki dört katlı bir binaya taşındı.本部はその後マフムト2世廟の周辺にある4階建ての建物へと移った。
Bir binaya ulaşırlar ve telsiz ile yardım isterler.2人は隠れ家に戻り、無線で救助を呼ぼうとする。
Kolej ofisleri Nisan 2006'da Banbury Yolu'ndaki binaya taşınmıştır.2006年8月學院辦公室也搬到了班伯里路。
Evolution üyeleri binaya giriş yapıyordu.別館有人事院進駐。
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.只有最穷的公民才没有任何家奴。
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.大火中並沒有中途倉受到波及。
Yeni binaya yetkili firma sayısı ise binlercedir.书院番头的俸禄为数千石。
Bu binaya halk "yüksek bina" der.이 건물 중 더 큰 건물을 고층 건물이라고 한다.
4 Haziran'da öfkeli protestocular, güvenlik güçlerinin cenaze töreninde bir binaya ateş açtılar.정부군의 주장에 따르면 6월 4일, 분노한 시위대가 시위 진압을 위해 사격하던 시리아 보안군이 주둔한 건물에 대응사격을 시작했다.
Meclis Genel Kurulu 80'lerden itibaren yeni bir binaya taşındı.본당은 삼양리로 이전하여 새로운 성당 건물을 신축하였다.
Evolution üyeleri binaya giriş yapıyordu.닥터 일행은 빌딩 안으로 도망친다.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.לאחר המלחמה עברה הספרייה לבניין אחר.
Zamanla ahşap yapı iki örgüte yetmedi ve daha geniş bir binaya ihtiyaç duyuldu.בית אורה שוב אינו מסוגל לספק את הדרישות ומן ההכרח היה להקים מוסד ילדים גדול בהרבה.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Бедните фермерски семейства често нямат каквото и да е било външно крило в къщите си.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Kante za smeće, otpad, boce, kamenje i cigle bacani su na zgradu, razbivši prozore.
Birçok tarihi binaya ek olarak, federal, kanton ve belediye yönetiminin makamları Eski Şehir'de bulunmaktadır.U starom gradu su smještena i sjedišta federalne, kantonalne i općinske vlasti.
Üç restorasyon ve binaya yapılan değişikliklerle orijinal görüntüsünü kısmen kaybetmiştir.Tri dopunske restauracije građevine djelomično su promijenile originalan izgled.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.Knjige za biblioteku počele su se prikupljati još prije izgradnje zgrade.
Binaya yeni bir ek olan Ünite 4 yapım aşamasındadır ve 2013 yılında açılması planlanıyor.Nastavak linije B (linija B1) se trenutno gradi, te se smatra da će se otvoriti 2010. godine.
Evolution üyeleri binaya giriş yapıyordu.Niektorí účastníci zhromaždenia potom vtrhli do budovy.
Ancak bunların ana binaya ait olma gibi bir amaçları bulunmuyordu.Vendar niso bila nikakor namenjena kot del glavne hiše.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Ko vstopi v tovarno, prične plesati.
Aralık genellikle bazen aynı binaya veya baz istasyonuna kısa mesafede sınırlıdır.Doseg povezave je majhen, običajno v velikostnem razredu stanovanja ali hiše z bazno postajo.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.Jame turėjo išdygti naujas Bibliotekos pastatas.
Tarihi hiçbir binaya rastlanmaz.Joks ženklas nežymi šio pastato istorijos.
1986 yılında 3 sınıflı ek bina yapılınca ortaokul bu yeni binaya taşınmış eski bina ilkokula bırakılmıştır.Nuo 1933 m., įsteigus 6 skyrių mokyklą, pradinė mokykla perkelta į buvusios senelių prieglaudos pastatą.
1956'de inşası biten binaya the house that Nat built de denmektedir.Veski 16 on 1935 ehitatud elamu, mis on arhitektuurimälestis.
Yeni binaya yetkili firma sayısı ise binlercedir.Elanike arv linnastus on ligi 30 miljonit.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.15:45 tím Delta vnikne do cieľovej budovy. Zaistia všetkých podozrivých.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.15:45 tým Delta vnikne do cílové budovy. Zajistí všechny podezřelé.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.15:45, силите на Делта Форс ще проникнат в набелязаната сграда... ...и ще арестуват всички заподозрени вътре.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.15:45, כוח המתקפה של דלתא יחדור לבנין ויתפוס את כל החשודים .שנמצאים בתוכו
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.La 15.45 forţele Delta vor intra în clădire. Ei vor găsi şi imobiliza suspecţii.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.Ob 15:45 bodo Delte vstopile v zgradbo in polovile vse sumljive osebe.
15.45'te Delta Hücum Birimi hedef binaya sızacak... ve içerideki şüphelileri yakalayacak.Η Δύναμη Κρούσης Δέλτα θα εισχωρήσει στο κτίριο-στόχο... ...και θα αιχμαλωτίσει τους υπόπτους.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.De fapt, arăta ca o clădire pe care o proiectaserăm pentru un hotel în nordul Suediei.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.Đúng như vậy, anh ta trông giống một tòa nhà mà chúng tôi đã thiết kế cho một khách sạn ở bắc Thụy Điển.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.En fait, il ressemblait à un bâtiment qu'on avait conçu pour un hôtel dans le nord de la Suède.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.Hij ziet er zelfs uit als een gebouw dat we ontwierpen voor een hotel in Noord-Zweden.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.Infatti assomigliava ad un edificio che avevamo disegnato per un hotel nel nord della Svezia.
Aslında İsveç'te bir otel için dizayn ettiğimiz bir binaya benziyordu.그 이유가 우리가 북스웨덴의 한 호텔을 위해 만들었던 건축 디자인과 매우 닮았기 때문이었습니다.