Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Gli agricoltori più poveri non avevano alcuna ala esterna.
1839'da binaya manyetik gözlemevi eklenmişti.Un osservatorio magnetico è stato aggiunto nel 1839.
Birçok Tomahawk seyir füzesi binaya atılmıştır.Un paio di missili Rheinbote furono installati agli ingressi del tunnel.
Binaya ait ahırlar mevcuttur.Qualcuno si trova nell'edificio.
O binaya girme.Не входи в то здание.
O binaya gitme.Не входи в то здание.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Когда входит в здание, она начинает танцевать по складу.
Thomas ve onun iş arkadaşları psikopatlar ve suçlularla dolu terkedilmiş bir binaya giderler.Он и его коллеги заходят в покинутое здание, рядом с которым бродят психопаты и преступники.
1490 yılında binaya yıldırım düşmüş ve tamamen tahrip olmuştur.В 1490 году молния попала в здание, и оно было уничтожено.
Bunun üzerine Fryderyk ve ailesi de bu yeni binaya taşındılar.Вскоре Сэнсаку и его семья въехали в этот особняк.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Пожарные не смогли прорваться к зданию.
1964 yılında, Tabutçular Çıkmazı'ndaki konaktan taşınıp, sekiz sınıflı, kaloriferli yeni binaya geçilmiştir.В 1923 году в состав уезда переданы 8 волостей упразднённого Хвалынского уезда.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.В бедных крестьянских семьях может не быть внешнего крыла.
Bağışlarından ötürü Newcatle Üniversitesi’nin tıp fakültesine ait bir binaya onun adı verildi.В знак признательности здание медицинского факультета Ньюкаслского университета было названо в её честь.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.بالإضافة إلى ذلك، تمت إضافة جناحين جديدين، بالقرب من المبنى القديم.
Müze, ikinci bir binaya genişleme ve ülkenin diğer şehirlerinde yerlere sahip olmayı planlamaktadır.والمتحف لديه خطط للتوسع في مرفق ثان وله مواقع في أجزاء أخرى من البلاد.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Quando entra no prédio, começa a dançar pelo armazém.
Steve Jobs binaya temiz bir sığdırma ve kaplama için görünür dikiş, boşluk veya fırça vuruşu istemiyordu.Steve Jobs não queria nenhuma costura, fenda ou pincelada visível para um acabamento limpo.
Otelde Barton'un odasında çok az eşya vardı ve iki büyük pencere başka bir binaya bakıyordu.Quarto de Barton é pouco mobiliado com duas grandes janelas viradas para outro prédio.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Garrafas, lixo, pedras e tijolos foram lançados no prédio, quebrando as janelas.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.Na última década, foram adicionadas duas alas ao edifício original.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.O fogo não penetrou na fuselagem.
Şehir sarayı evsizlerin uğrak yeri haline gelmiş harap bir binaya dönüşmüştür.Depois da Primeira Guerra Mundial o palácio entrou em declínio, tornando-se num prédio de apartamentos.
Binaya bulunan en yakın metro istasyonu Champ de Mars'tır.É acessível pela estação Champ-de-Mars de metrô.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Als ze het gebouw binnenkomt, begint ze in het pakhuis rond te dansen.
1839'da binaya manyetik gözlemevi eklenmişti.Op zijn voordracht werd in 1839 een magnetisch observatorium toegevoegd.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.De brandweer stond machteloos tegen het vuur.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.Er werden aan de oorspronkelijke hofstede met herenkamer twee nieuwe vleugels toegevoegd.
Bir Romalı evinde mutfak ana binaya eklenmiş ayrı bir odaydı.De keuken was in de Romeinse villa een deel van het hoofdgebouw, echter als aparte ruimte aangelegd.
Binaya üç minare eklendi.Aan het gebouw zijn twee minaretten toegevoegd.
NYSE 1903’te Wall Street Numara 11’deki binaya taşınmıştır.In 1903 werd een nieuw beursgebouw geopend op Wall Street nummer 11.
Metro istasyon meydanı, binaya bitişiktir.De terminal bevindt zich op het plein voor het stationsgebouw.
Sonunda bir gün kadını işyeri olduğunu düşündüğü bir binaya girerken görür.In het park van het hotel ziet hij eindelijk een vrouw die hij begeert.
Şu yüksek binaya bakın.Kijk eens naar dat hoge gebouw.
Daha fakir çiftçiler herhangi bir dış binaya sahip olmayacaktı.Biedniejsi wieśniacy często nie posiadali zewnętrznej części.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Strażacy nie byli w stanie dosięgnąć ogniska pożaru.
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.W kierunku budynku wystrzelono co najmniej trzy pociski rakietowe.
Son cemaat yeri binaya sonradan eklenmiştir.Wzniesiono go jako ostatni budynek.
1958 yılında binaya yemekhane ve derslik ilavesi yapıldı.W 1958 zbudowano odbieralnie mleka i aparatownię.
Bu ana binaya sonradan çeşitli ekler yapılmıştır.Potem następuje część właściwa obozu.
Harry, Ron ve Hermione ise aynı binaya, Gryffindor’a seçilirler.Ron och Hermione sorteras också till Gryffindor.
Tasarım, binaya sıradışı görünüm veren konik bir cephe içermektedir.Den tredje våningen är något indragen, som ger byggnaden ett ovanligt utseende.
1888'de üretim yeri, bir inek ahırından Rüsselsheim'daki daha geniş bir binaya taşındı.1898 flyttades produktionen till en större byggnad på Fabriksgatan.
Koleksiyon, eskiden restoran olarak kullanılan küçük bir binaya yerleştirildi.Den ersatte en tidigare, mindre byggnad på samma plats.
Ayrıca eski binaya iki yeni kanat eklendi.Den hotade också tre byggnader i Broarna.
Bir binaya ulaşırlar ve telsiz ile yardım isterler.De hittar ett fik längs vägen och ber om hjälp att ringa efter polisen.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.Через брак місця для нових книжок було споруджено нову будівлю бібліотеки.
Tim, binaya profesyonel bir şekilde operasyonu başlatır.З моменту створення підрозділ є повністю професійним.
O zamandan beri Seçmen Şapka öğrencilerin hangi binaya yerleştirileceğine karar vermede kullanıldı.Poté nechal své žáky hlasovat, komu by měl být monument věnován.
1979 yılında ailesi Kiev'de yeni inşa edilen binaya taşındı.V roce 1905 se rodina přestěhovala do nově postaveného malého paláce na Krymu.
Artan kitaplarla birlikte kütüphanenin yeni bir binaya geçme ihtiyacı büyüdü.V klášterním areálu nechal vybudovat novobarokní trakt s knihovnou.
Okul, Maslak’ta yeni bir binaya taşındı.Škola byla přesunuta do nově postavené budovy.
1884 yılında okul yine hastaneye ait olan bir başka binaya taşındı.V roce 1883 byla škola opět přemístěna do budovy nynějšího obecního úřadu.
Bir binaya ulaşırlar ve telsiz ile yardım isterler.Rozhodnou se do něj vkročit a z telefonu zavolat pomoc.
Metro istasyon meydanı, binaya bitişiktir.Stanice metra se nachází u autobusového nádraží.
Bu binaya kolejin eski müdürlerinden Arthur Lehman Goodhart'ın adı verilmiştir.Această clădire este numită după fostul maestru al colegiului Arthur Lehman Goodhart.
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.Se estimează că 3 astfel de bombe au lovit nava.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Soldații nu putea trage din interior fără a se expune focului inamic.
İtfaiye korkusundan binaya giremedi.Nem lehet ráülni a tűzhelyre.
Bu yüksek binaya 1945'te bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı çarpmış ve 14 kişinin ölümüne sebep olmuştur.1945. július 28-án egy eltévedt B-25 Mitchell bombázógép csapódott a toronyba, 14 ember halálát okozva.