Ana içeriğe geç
Sözlük

binayı ile cümle

binayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.We vergrootten het gebouw drie keer, tot Chinese proporties, en we vertrokken naar China. .
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Zwiększyliśmy budynek trzykrotnie, by odpowiadał chińskim proporcjom i pojechaliśmy do Chin. (Śmiech)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Μεγεθύναμε το κτίριο επί τρία, στις Κινέζικες αναλογίες και πήγαμε στη Κίνα. (Γέλια)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Здание мы укрупнили троекратно, чтобы соответствовать китайским масштабам и направились в Китай. (Смех)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Уголемихме сградата три пъти до китайски пропорции и отидохме в Китай. (Смях)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.התאמנו את קנה המידה של הבניין כפול שלוש כדי שיתאים לממדים סיניים, והלכנו לסין. (צחוק)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.وقمنا بإعادة القياسات ثلاث مرات لتتناسب و النسب الصينية ومن ثم ذهبنا إلى الصين (ضحك)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.中国に行きました (笑) 「人々の建物」と名づけました
Binayı da çizdim.Aşadar voi desena clădirea.
Binayı da çizdim.A więc faktycznie narysuję budynek.
Binayı da çizdim.Ecco la mia struttura.
Binayı da çizdim.Je vais donc en fait dessiner le bâtiment.
Binayı da çizdim.Nakreslím budovu.
Binayı da çizdim.Vì vậy, tôi thực sự sẽ vẽ xây dựng.
Binayı da çizdim.Так что я буду рисовать здания.
Binayı da çizdim.אז אני אצייר את הבניין.
Binayı da çizdim.سأقوم برسم المبنى
Binayı da çizdim.石柱も目立つように
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.Ce qui m'intéresse beaucoup, c'est ce mélange d'espace à la fois intérieur et extérieur.
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.Jedna z věcí které mě velmi zajímají na této budově, je interiér, který je zároveň exteriérem.
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.왜냐하면 이 건물을 길 건너편에서 바라보면,
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.(Steven) Мне интересен интерьер, но в тоже время и внешнее пространство здания.
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.Was mich sehr fasziniert, ist der innere und gleichzeitig äußere Raum des Gebäudes.
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.Βρίσκω πολύ ενδιαφέρον τον εσωτερικό αλλά στην ουσία, εξωτερικό χώρο.
Binayı ilginç bulmamın bir diğer sebebi de şu, hem iç mekan hem dış mekan çok ferah.Това, което ми е интересно в тази сграда, е интериорът, който всъщност се намира в екстериорното пространство.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Fui convidado para projetar um edifício, porque o tema da Expo era sobre questões ambientais.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Ik werd gevraagd om het gebouw te ontwerpen, omdat milieu het thema van de expo was.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Jag blev tillfrågad att rita byggnaden, eftersom utställningens tema var miljö.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Man bat mich, ein Gebäude zu entwerfen, denn Thema der Expo waren Umweltprobleme.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Megkértek, hogy tervezzek egy épületet, mert a kiállítás témája a környezeti problémák voltak.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Me pidieron que diseñara el edificio, porque el tema de la expo fue de cuestiones ambientales.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Mi s-a cerut să proiectez o clădire, tema expoziției fiind ecologia.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Mi venne chiesto di progettare l'edificio, perché il tema dell'esposizione erano i problemi ambientali.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.On m'a demandé de concevoir le bâtiment, parce que le thème de l'expo était les problèmes environnementaux.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Poproszono mnie o projekt budynku, gdyż głównym tematem wystawy były kwestie środowiskowe.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Saya diminta untuk mendesain sebuah bangunan, karena tema pameran itu adalah masalah lingkungan.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Tôi đã được yêu cầu thiết kế một tòa nhà, bởi vì chủ đề của hội chợ là những vấn đề môi trường.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Μου ζητήθηκε να σχεδιάσω το κτίριο, επειδή το θέμα της έκθεσης ήταν περιβαλλοντικά ζητήματα.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Бях помолен да направя дизайна на сградата, тъй като тема на изложението бяха въпросите на околната среда.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Мене попросили спроектувати приміщення, тому що темою виставки були проблеми довкілля.
Binayı tasarlamam istendi. Çünkü fuarın konusu çevresel sorunlardı.Меня попросили спроектировать здание, поскольку выставка посвящалась проблемам окружающей среды.
Binayı tasarlamam istendi.그 박람회의 주제가 환경 문제였기에
Binayı tasarlamam istendi.Požiadali ma o návrh budovy,
Binayı tasarlamam istendi.והתבקשתי לעצב את הבניין שבו הוא יתקיים
Binayı tasarlamam istendi.طلب مني تقديم تصميم للمبنى،
Binayı tasarlamam istendi.万博のテーマが 環境問題だったからです
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Amihez korábban egy épület kellett ma már elfér a zsebünkben.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Apa yang dulu memerlukan ruang satu gedung, sekarang cukup masuk di kantong kita.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Ceea ce obişnuia să ocupe o clădire încape acum în buzunarele noastre.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Ce qui prenait tout un bâtiment tient maintenant dans nos poches.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Det, der tidligere fyldte en bygning, passer nu i en lomme.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.한 건물 전체를 차지했던 것이 이제 주머니에 들어간다고요.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Lo que ocupaba un edificio ahora cabe en nuestros bolsillos.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.O que antes ocupava um edifício, agora cabe no nosso bolso.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Quello che prima occupava un intero edificio, oggi entra nelle nostre tasche.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.To co zabralo celou budovu se nám teď vejde do kapes.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.To, co zajmowało cały budynek, teraz mieści się w kieszeni.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Was damals ein ganzes Gebäude einnahm, passt nun in unsere Hosentaschen.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Wat ooit een gebouw in beslag nam, past nu in onze zakken.
Bir binayı dolduran şeyler, şimdi ceplerimize sığıyor.Αυτό που χρειαζόταν ένα κτίριο, τώρα χωράει στις τσέπες μας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod