Manastırın çevresindeki binaların kalıntıları incir ağaçları ile çevrelenmiştir.It is believed to date from the 5th or 6th Century, founded by St John the Hermit.
Aplikler binaların hem iç hem de dış duvarlarına yerleştirilebilir.Sconces can be placed on both the interior and exterior walls of buildings.
Bugün park sınırları güçlükle görülebiliyor ve binalarının çoğu yıkılmış durumda.Today the park is barely visible and most of its buildings are destroyed.
Kamu binalarındaki sunumu Tisno yerel yetkilileri tarafından reddedildi. [5]Its presentation on public premises was rejected by Tisno local authorities.[32]
Opera binalarının listesiList of the opera houses
Şehir merkezinde bulunmakta olan kiosk ve çevresindeki binaların bir fotoğrafıKiosk and buildings around it in the center of town
19. yüzyılın ortalarında, tahıl ambarları ve diğer binaların çoğu harabe halindeydi.By the mid 19th century, many of the granaries and other buildings lay in ruins.
ABD eyaletine göre en yüksek binaların listesi Honolulu'daki en yüksek binalar listesiList of tallest buildings by U.S. state List of tallest buildings in Honolulu
Pompeii'de kamu binalarındaki adak ve tabelalar gibi çok sayıda Oskanca yazıt vardır.In Pompeii there are numerous Oscan inscriptions, such as dedications in public buildings and signs.
3 Eylül 1898'de Hanya ve Rethymno'daki gümrük binalarının devralınması olaysız gerçekleşti.Takeover of customs houses in Canea and Rethymno on 3 September 1898 took place without incident.
Bu binaların kaplamalarının yenilenmesi için çalışmalar devam etmektedir.Efforts to replace the cladding on these buildings are ongoing.
Bu ihracatlar, bir sonraki ihracatı mümkün kılan yeni binaların kilidini açar.Those exports unlock new buildings that make the next export possible.
Çabucak ve sessizce çiftlik binalarını çevrelediler ve beklediler.Quickly and quietly they surrounded the ranch buildings and waited.
İlk gözlemevi 1753-1754'te üniversite binalarından birinin çatısına inşa edildi.The first observatory was built in 1753–1754 on the roof of one of the university buildings.
Hendek, hasarlı binaların molozlarıyla doldu.The moat became filled with rubble from damaged buildings.
Józsefváros çoğunlukla güzel iç mekanlara sahip eski, genellikle bakımsız konut binalarından oluşur.Józsefváros mostly consists of old, often neglected residential buildings with nice interiors.
Artık binaların çoğu depreme dayanıklı inşa ediliyor.Jetzt werden bereits viele Gebäude erdbebensicher gebaut.
Ankara'da çok sayıda devlet binalarının planlarını yaptı, ki bunların arasında TBMM binası da bulunmaktadır.Plante zahlreiche Regierungsbauten in Ankara, unter anderem das Parlamentsgebäude.
Bugün sahil hattı yakınında bulunan binaların neredeyse hepsi, bu depremden sonraki zamana aittir.Die heute nahe der Küstenlinie stehenden Gebäude stammen fast ausschließlich aus der Zeit nach diesem Beben.
Ayrıca dünyanın en yüksek binalarının birçoğunu da tasarlamışlardır.Es gehört ebenso zu den höchsten Gebäuden der Welt.
Yaklaşık 42,500 bomba 300 kişinin ölümüne ve binaların % 85 zarar vermesine neden oldu.Durch den Abwurf von ca. 42.500 Bomben wurden 85 % der Gebäude der Stadt beschädigt.
Rows adlı ticaret sokaklarındaki binaların benzeri Britanya'da bulunmamaktadır.Straßen mit einstelliger Landesstraßenbezeichnung gibt es in Brandenburg nicht.
Binaların yapımında bu kampüste bulunan ocaktan çıkarılan mavi kireçtaşı kullanıldı.Das Blaue Gebäude riss man zu diesem Zweck ab.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.Im Umkreis von zehn Kilometern barsten Fensterscheiben und wurden Dächer abgedeckt.
Kent için bir plan çizerek önemli hükümet binalarının tasarımını yaptı.An der Planung für den Bau des Verwaltungsgebäudes der Regierung hat er bestimmenden Anteil genommen.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.Auf South Caicos wurden mehr als ein Drittel der Häuser deutlich beschädigt oder zerstört.
Günümüzde de hala bazı kamu binalarının merkezleri bu şehirde bulunmaktadır.Es befindet sich heute noch an einigen Gebäuden in der Stadt.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Im näheren Umkreis finden sich zahlreich ähnliche Bauwerke.
Surların bazı bölümleri modern binaların yapılmasıyla yok olmuştur.Viele Gebäudelücken wurden durch moderne Bauwerke gefüllt.
Ancak kentteki binaların mimari tarzı için herhangi bir görüş bildirmedi.Für die Gemeinde Planá sind keine Ortsteile ausgewiesen.
Bu istasyon halen Hollanda'da bulunan en eski istasyon binalarından birine sahiptir.Die Station liegt an einer der ältesten Eisenbahnstrecken in den Niederlanden.
Puerto Montt, Binaların %90'ı tahrip oldu.Cusco wurde zu 90 % zerstört.
Binaların birkaçı daha çok öne çıkmaktadır.Einige Gebäudeteile sind jedoch deutlich älter.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Enfin, en 1904, Vasnetsov dessine les plans de son bâtiment le plus célèbre, la Galerie Tretiakov.
Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür.Les morts ont été enterrés sous les planchers ou dans les décombres comblés de bâtiments abandonnés.
Bu sezonda Ted, Goliath Ulusal Bankası (GNB) tarafından yeni merkez binalarının tasarımı için tutulur.Ted a créé un dessin pour le siège de la Goliath National Bank (GNB).
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.La date de construction de la maison actuelle a été déterminée par dendrochronologie.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.En Indochine, le bombardement de zone est passé à 85%.
Binaların %50'si betonarme, %50'si yığma cinstendir.Et si sa pente atteint 10 %, il s'agit alors d'un toit rampant.
Binaların yapımına öğrenci eliyle devam edildi aydınlatma lüks lambalarıyla sağlanıyordu.On reconstruit donc, par exemple, l'étable au sein du studio, sous les éclairages puissants.
Fransız Devrimi ile kilise malları satıldı ve merkez yönetiminin binalarına çevrildi.À la Révolution française, il est supprimé et ses biens confiés à la Commission des hospices.
Çünkü bu kişi, binaların ait olduğu kategori içine üniversiteyi de yerleştirmektedir.En effet, il ne comprendrait pas que les bâtiments font partie de l'université qu'il cherche.
Şehirdeki binaların %30’u ya yıkıldı ya da ağır hasara uğradı.En tout, 44 % de l'infrastructure de la ville fut détruite ou gravement endommagée.
Günümüzde de hala bazı kamu binalarının merkezleri bu şehirde bulunmaktadır.Aujourd'hui, quinze de ces constructions sont toujours présentes dans la ville.
Yaklaşık 2,000 Hearst çalışani 4 Mayıs 2006 günü yeni ofis binalarına taşındılar.Transavia a déménagé dans le nouveau bâtiment le 3 mai 2010 avec environ 400 employés.
Binaların bazıları tamir için yıkılmıştır.Certaines parties de cette construction ont été réemployées.
Okul binalarında koşmamalısın.No debes correr en los edificios escolares.
İlk tepkim binaların bu şekilde yıkılamayacağını düşünmek oldu." dedi.Mi primera reacción es que los edificios no se caen de esa manera».
Bu binaların çoğu günümüzde Süveyş Kanalı'nın yöneticileri ve personeli tarafından kullanılmaktadır.La mayor parte de estos edificios todavía son utilizados por los empleados y los funcionarios de Canal.
Katedral, Priştine'nin en yüksek binalarından biridir.La catedral será uno de los edificios más altos de Pristina cuando sea completada.
İlerde, Naziler tarafından bombalanan binaların kalıntıları yer alır.Bajo esta apariencia, construye máquinas de guerra por los nazis.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Finalmente, en 1904 inició su obra más célebre, la fachada de la galería Tretyakov.
Ancak kentteki binaların mimari tarzı için herhangi bir görüş bildirmedi.Pero no prescribió un estilo arquitectónico concreto para los edificios de la nueva ciudad.
Ostrogotlar şehri talan edip; ayakta bulunan şehir surlarının ve binalarının hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Durante sus ciudades y pueblos de retiro fueron quemados junto con las masacres y violación.
İşlenen cinayetlerden ve binaların yakılmasından sorumlu tutulmaktadır.Grabado en las mismas sesiones que We Must Burn.
Daha sonraları da benzer binaların yapımları devam etti.Incluso después de la guerra, siguieron fabricándose vehículos de este tipo.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.En Tasmania, el 85% de los viejos regnans han sido talados.
Binaların ortasında bir botanik bahçesi bulunur.Allí funda un jardín botánico.
Orta Avrupa'daki en önemli tarihi belediye binalarından biridir.Es uno de los edificios más importantes en la historia medieval de la ciudad.
Peki bugün Dünya Ticaret Merkezi gibi yüksek binaların ideal hedefler olduğunu kim inkar edebilir?”E chi può negare oggi che gli edifici alti come le torri del World Trade Center siano obiettivi ideali”?