Kroll-Garten Oteli nihayet 1956'da kapanmış ve bir yıl sonra son binaların kalıntıları temizlenmiştir.Il Kroll-Garten chiuse definitivamente nel 1956 e un anno dopo le ultime autorizzazioni vennero revocate.
'ABC News' tarafından 'New York', 'Times Square' de bulunan binalarından yayın yapılmaktadır.È prodotto da ABC News e trasmesso dagli studi della Times Square a Times Square di New York.
Binaların tepesine yerleştirilerek bir mimari öğe olarak da kullanılır.Per mandare le pietanze al padrone si usa invece un montacarichi.
Karşıyaka Lisesi, Kız Muallim Mektebi binalarında, yirmi yılı aşkın bir süre eğitim ve öğretimini sürdürür.Laureata in Pedagogia e in Scienze Politiche, per vent'anni insegna e compie molti viaggi.
Kırım'ın en büyük camilerinden ve Hansaray'ın ilk binalarından biridir.È una delle più grandi moschee della Crimea e uno dei primi edifici del palazzo di Khan.
Çok katlı binaların yıkılması ölü sayısının artmasına sebep oldu.Il parziale crollo delle volte ha prodotto la distruzione delle gradinate superiori.
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.Campioni del suo legno sono stati presi per la dendrocronologia.
Binaların birkaçı daha çok öne çıkmaktadır.Alcuni edifici richiamano l'attenzione.
2009'dan beri, hicab, devlet okullarında, üniversitelerde veya hükümet binalarında yasaklandı.Nyýazow lo ha reso obbligatorio in tutte le scuole, negli uffici pubblici.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Le piante vanno tenute in zone calde e soleggiate.
Türkiye'deki Art deco mimarlığının en görkemli binalarından birisi idi.È uno tra i più pregevoli edifici Art-Déco di Torino.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Molteplici sono gli esempi di quartieri formatisi in questa maniera.
Daha sonraları da benzer binaların yapımları devam etti.In seguito, anche altre Case hanno sviluppato un sistema analogo.
Buluntlara göre bazı binaların atölye olarak kullanıldığı düşünülmektedir.Si dice che questo edificio sia stato impostato come una casa di piacere.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Старый город сохранил множество средневековых зданий и построек периода Реформации.
Diğer binaların yanı sıra, kraliyet mozolesi de 1895'te Robert Baden-Powell tarafından yıkıldı.В частности, королевский дворец Ашанти был разрушен по приказу Роберта Баден-Пауэлла в 1895 году.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.Площадь была создана в XVI веке, а большинство окружающих её зданий были с тех пор значительно перестроены.
Kırım'ın en büyük camilerinden ve Hansaray'ın ilk binalarından biridir.Это одна из крупнейших мечетей Крыма и первая из зданий ханского дворца.
Fakülte binalarında 20 bilgisayar laboratuvarı vardır.Функционируют 20 компьютерных классов.
Binaların bazıları tamir için yıkılmıştır.Частично здания отреставрированы.
Lhasa'daki binaların çoğu taş ve tuğladan yapılmıştır.Большинство домов острова построены из камня и глины.
'ABC News' tarafından 'New York', 'Times Square' de bulunan binalarından yayın yapılmaktadır.В видео показаны сцены из Нью-Йорка, таких как Times Square.
Puerto Montt, Binaların %90'ı tahrip oldu.Воды Тисы затопили весь город, 90 процентов зданий было разрушено.
Bölgedeki binaların yükseklikleri yasayla sınırlandırılmıştır.Ограничена высота зданий, расположенных вокруг него.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Когда испанцы основались в Куско, они заняли в качестве резиденций дворцы Инков.
Okul, ilk binaların yapımının ardından 1964 Ekim'inde eğitime açılmıştır.С осени 1946 года началась обучение в новой собственном здании.
Bu sezonda Ted, Goliath Ulusal Bankası (GNB) tarafından yeni merkez binalarının tasarımı için tutulur.В 4-м сезоне он разрабатывает проект штаб-квартиры национального банка «Голиаф».
Bu nedenle binaların korunması için bir ihtiyaç vardır. ^ eviولذلك هناك حاجة للحفاظ على المباني.
Diğer binaların yanı sıra, kraliyet mozolesi de 1895'te Robert Baden-Powell tarafından yıkıldı.وقد دمر الضريح الملكي من قبل بادن باول سنة 1895.
Koleje ait olsa da bu yeni mekân kolejin diğer binalarından uzaktaydı.لا تزال هذه المدرسة قائمة في مكانها رغم كل ما أزيل من مباني بجوارها.
II. Dünya Savaşı sırasında yoğun bombardımana uğradı ve binalarının yarıdan fazlası yıkıldı.وقد تعرضت المدينة للتدمير الشديد خلال الحرب العالمية الثانية ودمر أكثر من 85 % من مبانيها.
Otobüsle tarihî binaların ve benzersiz kafelerin bulunduğu Rainbow caddesi gezilebilir.ويمر الباص بشارع الرينبو حيث المقاهي الفريدة والمباني العريقة.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.وطالما بأن اللقالق تشعر بعدم أزعاجها للبشر فأنها تنشئ عششها فوق المنازل.
Çok yüksek binaların içinde birkaç şalt odası olabilir.يحتوي على العديد من العمارات السكنية العالية.
Bu nedenle Yasak Şehrin etrafındaki binaların yükseklikleri sınırlanır.As construções em altura ao redor da Cidade Proibida estão restringidas.
Bölgedeki binaların yükseklikleri yasayla sınırlandırılmıştır.A altura das construções é restrita nessa área.
16. yüzyılda inşa edilmiş olup çevredeki binaların çoğu daha sonra yeniden inşa edildi.Foi criada no século XVI, mas muitos dos seus edifícios originais foram reconstruídos depois disto.
1981'den itibaren Kontluk merkezi idare binalarının çoğu Kontluğun doğusunda Morpeth'de bulunmaktadır.Desde 1981, o conselho do condado está localizado em Morpeth.
Bölgede hâlâ görülebilen binaların çoğu Roma, Bizans ve Emevîler dönemlerine aittir.A maioria dos edifícios ainda visíveis no local são dos períodos romano, bizantino e omíada.
Protestocular binaların pencerelerini kırdı ve vandallık yaptı.Os manifestantes atiraram objetos pelas janelas e saquearam o edifício.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.Essas cobras não têm medo dos seres humanos e geralmente entram nas casas.
Geçmişte bu binaların büyük çoğunluğu düşük gelirliler için ev konumundaydı.Nesta época, a casa já estava pequena para a quantidade de crianças.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.No mesmo distrito encontramos vários edifícios de importância.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town tem preservado sua estrutura medieval e muito de seus edifícios da Reforma Protestante.
Teoktista öldükten sonra bu binaların kurucusu ve sahibi unvanı kızı Teodora'ya geçmiştir.O título de ctetorissa (fundadora), junto com a propriedade dos edifícios, foi herdado por sua filha Teodora.
Fakülte binalarında 20 bilgisayar laboratuvarı vardır.Possui 20 estabelecimentos de ensino primário.
Viyana'nın en ünlü binalarından bazıları savaş sonunda yıkılmış durumdaydı.Bepaalde van de mooiste gebouwen van Wenen lagen na de slag in puin.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.In de hoofdstad Tegucigalpa werd een derde van alle gebouwen verwoest of beschadigd.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.In vergelijking met 1985 verdween 69% van de habitat van het dier.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Om naar Cuzco te komen, waar de tempel gebouwd zou worden, reisden ze door ondergrondse gangen.
Binaların yapımında bu kampüste bulunan ocaktan çıkarılan mavi kireçtaşı kullanıldı.Voor de nieuwbouw werd het voor deze streek typische Blauwe hardsteen gebruikt.
Daha sonraları da benzer binaların yapımları devam etti.Later ontstonden er vergelijkbare oudevrouwenhuizen.
Katedral, Priştine'nin en yüksek binalarından biridir.Katedra będzie także jedną z najwyższych budowli Prisztiny.
Binaların birkaçı daha çok öne çıkmaktadır.Jedynie kilka budynków jest wyższych.
İşlenen cinayetlerden ve binaların yakılmasından sorumlu tutulmaktadır.Po egzekucji mienie zamordowanych zrabowano a budynki spalono.
İngiliz himayesi altında, kabul edilen bir kanuna göre, bütün binaların Kudüs taşından yapılması gerekiyordu.Prawo budowlane nakłada wymóg, by wszystkie budynki w Jerozolimie były pokryte naturalnym kamieniem.
Binaların ortasında bir botanik bahçesi bulunur.Na obrzeżach znajduje się Ogród botaniczny.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.W promieniu 2 km od miejsca wybuchu z okien powypadały szyby..
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town har bevarat sin medeltidsplan och flera reformationstidsbyggnader.
Yeni hükûmet binalarının inşası da daha fazla alana ihtiyacına neden oldu.Det bestämdes också att den nya, större, tingsrätten behövde nya lokaler.