Ana içeriğe geç
Sözlük

binaları ile cümle

binaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.Jeho traťový rekord zůstal nepřekonán dvacet let.
Fabrika binaları daha sonra ESHOT ve İZULAŞ'ın kullanımına tahsis edildi.Budovy lázní byly později prodány v exekuční dražbě a zbourány.
Kamufulajlı olduğu için düşman üssüne sokup binalarını kolaylıkla ele geçirebilirsiniz.Záchranná služba Vás díky kódu bude schopna snadno lokalizovat.
Okul binaları okulun amacına göre yapılır.Školní budovu zabraly pro své účely úřady.
Bunun yanı sıra tapınaklar da yalnızca saray binaları içinde yer alırdı.Kromě toho nechali majitelé zazdít arkády na nádvoří.
1940 yılından sonra köy halkı yassı örtü evler yerine kiremitli binaları kullanmaya başlamıştır.V roce 1941 došlo v osadě k výstavbě zděných domů namísto dosavadních stanů.
Bu sırada depremden zarar gören askeri binaları onarımının yapılması yönünde çaba sarf etti.Mezitím se rozběhly velké opravné práce na zničené infrastruktuře státu.
Binaların alt katlarında butik mağazaları ve restoranlar bulunmaktadır.V nižších patrech jsou maloobchodní prostory a restaurace.
Dış mekanlarda yaptığı tablolarda ise Kopenhag ve Londra'daki büyük binaları çizdi.S Jednotou umělců výtvarných vystavoval v Kodani a Londyně.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.Ofițerii germani puteau să vadă unele dintre clădirile mai înalte din capitală prin binoclurile lor.
Sawdan döneminde Bari kenti bir cami, saraylar ve kamu binaları ile süslendi.Sub Sawdan, orașul Bari a fost împodobit cu o mischee, palate și lucrări publice.
Merkezi yönetimin binaları genellikle tahtadan veya kumtaşından yapılmış açık-hava tapınakları şeklindeydi.Clădirile administrației centrale erau de obicei temple deschise construite din lemn sau argilă.
Kargir binaların çok azı ayakta kalabilmiştir.Puține clădiri rămân neatinse.
Bunun için de eski ahşap köşklerin bahçeleri parselenmiş, binaları yıkılmıştır.Între timp, toate cabinele vechi de lemn au dispărut.
Yapılan elçilik binaları da yukarı kısmın büyümesinde etkili olmuştur.Atunci importanța locuinței pe care și o pregătise împărăteasa crescu.
Büyük jüt fabrikalarının birçoğu yıkıldı; birçoğu da ofis binalarına veya ikamet apartımanlarına dönüştürüldü.Cazematele au devenit inutile, multe dintre ele fiind transformate în magazii pentru echipamentul agricol.
1881'deki yangında binaların birçoğu yıkıldı.În timpul unui incendiu din 1808 au ars aproape toate casele.
Modernist mimarlar postmodern binaları kaba ve cicibiciyle süslü binalar olarak görürler.Arhitecții moderniști consideră clădirile postmoderne drept vulgare și clare forme de kitsch.
Bazen eski binaları da yerleşim yeri kabul edebilirler.Bosajul mai poate fi întâlnit clădirile vechi.
Şehrin surları ve şehirdeki binaların hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Toate aceste avioane și fabricile aeronautice din zonă trebuiau distruse.
Açık hava müzesi, binaların ve eserlerin açık havada sergilendiği bir müzedir.Un muzeu în aer liber este acel tip de muzeu ale cărui exponate / expoziții sunt expuse în aer liber.
Avrupa'nın en yüksek binaları arasındadır.Se numără printre cele mai mari castele din Europa.
Yaklaşık 42,500 bomba 300 kişinin ölümüne ve binaların % 85 zarar vermesine neden oldu.Körülbelül 42 500 bomba 300 embert ölt meg és az épületek 85%-át elpusztította.
Hükümet binaları ve yabancı elçilikler ayrıca bu yeni kısımda bulunmaktaydı.A kormányzati épületek és a nagykövetségek is az új városrészben találhatók.
Her bir grubun farklı teknolojileri, askerleri ve binaları vardır.Minden néphez tartozik két technológia, egy speciális saját egység és egy épület.
Şehirdeki binaların %30’u ya yıkıldı ya da ağır hasara uğradı.Az épületek hetven százaléka semmisült meg vagy sérült meg súlyosan.
Bu binaların çoğu artık ömrünü bitirmiş durumdadır.Mára épületeinek nagy részét lebontották.
Buğday saklanması için binaların inşası yapılmaktadır.A termények megőrlésére malmokat építettek.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Hasonló halomsírok közül a környékén még sok található.
Leylekler rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar.Ha az ember nem bántja őket, akkor a gólyák nem félnek tőle, és Európában gyakran épületek tetején fészkelnek.
1881'deki yangında binaların birçoğu yıkıldı.1880-ban egy tűzvészben sok ház égett le.
Yeni hükûmet binalarının inşası da daha fazla alana ihtiyacına neden oldu.A Parlament építése új minisztériumok szükségességét is felvetette.
Kurtuluş’un binaları da defalarca alevlerle baş etmek zorunda kalmıştır.Az épületeket többször is tűzvész pusztította el.
Daha sonraları da benzer binaların yapımları devam etti.A későbbiek folyamán több hasonló épület is napvilágot látott.
Şehirdeki binaların dörtte üçünün tamamen yıkıldığı bildirildi.Ez azt jelenti, hogy majdnem minden harmadik lakás megsemmisült.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Lopulta vuonna 1904 Vasnetsov suunnitteli parhaiten tunnetun saturakennuksensa Tretjakovin gallerian.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.Lissabonista noin 85 % tuhoutui.
Avrupa'nın en yüksek binaları listesi Avrupa'daki gökdelenleri yüksekliklerine göre sıralar.Tämä on luettelo Yhdysvaltain korkeimmista rakennuksista niiden virallisen korkeuden mukaan.
Semtin sokağından geçerken adeta binaların içinde kaldığından caddeden görülmez.Sen avulla talon sisältä voidaan nähdä, mitä ulkona kadulla tapahtuu.
Otaru, pek çok tarihi binaları ile birlikte popüler bir turistik yerdir.Jodhpur on suosittu turistikohde, siellä on paljon historiallisia rakennuksia.
Şehirdeki binaların dörtte üçünün tamamen yıkıldığı bildirildi.Kaksi kolmasosaa kaupungin rakennuksista tuhoutui.
Bina 279 metre yükseklikte olup şehrin en yüksek binalarından biridir.Pilvenpiirtäjä yltää 279 metrin korkeuteen ja on siten yksi korkeimmista rakennuksista kaupungissa.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Huoneissa oleskeltiin suurissa yhteisissä kylmä- ja lämminvesialtaissa.
Çok yüksek binaların içinde birkaç şalt odası olabilir.Pysäköintitaloissa voi olla useampi kerros.
Aedilis devlet binalarının yapılması ve halk festivallerinin düzenlenmesi ile ilgili ödeneklerden sorumludur.Ediilien tehtävänä oli huolehtia julkisista rakennuksista ja järjestää yleisiä uskonnollisia juhlia.
1814'te İngiliz kuvvetleri tarafından Washington'daki bütün amme binaları yakılmıştı.Vuonna 1814 brittijoukot polttivat Washingtonin kaupungin.
Yerel savunma binaları onarımdan geçmemişti.Suojarakennukset eivät kestäneet onnettomuutta.
Devlet binaları ve yabancı temsilcilikler buradadır.Tällä alueella sijaitsee Irakin hallituksen rakennuksia ja ulkomaiden suurlähetystöjä.
Peki bugün Dünya Ticaret Merkezi gibi yüksek binaların ideal hedefler olduğunu kim inkar edebilir?”Voisiko olla parempaa menneisyyttä nykyaikaista ostoskeskusta merkitsevälle sanalle?»
Mahallenin eski okul binaları da yıkık durumda; onarılması gerekmektedir.Koulurakennus on kärsinyt homeongelmista ja se korjataan perusteellisesti.
Ahşap binaların yapıldığı tarihler dendrokronoloji kullanılarak belirlenmiştir.Heimon puut ovat tärkeitä myös dendrokronologian tutkimuskohteina.
Binaların birkaçı daha çok öne çıkmaktadır.Jotkut rakennukset nopeuttavat rakennustoimia.
Rabaul'daki binaların %80'i çökmüştür.Qirissä 80 % rakennuksista tuhoutui.
Otlak bir alanı, ağacı ve hatta binaları yakmak mümkündür.Se voi olla joskus niin voimakas, että se kaataa puita tai jopa vaurioittaa rakennuksia.
Binaların yapımına öğrenci eliyle devam edildi aydınlatma lüks lambalarıyla sağlanıyordu.Ohjaaja näki työskennellä sisällä olevan kynttilän valossa.
Nihayet, 1904'te, Vasnetso peri masalı binalarının en bilineni olan Tretyakov Galerisi'ni tasarladı.Τέλος, το 1904, ο Βασνετσόφ σχεδίασε το πιο γνωστό από τα κτίρια του, την Πινακοθήκη Τρετιακώφ.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.Οι Γερμανοί αξιωματικοί μπορούσαν να διακρίνουν με κιάλια μερικά από τα κύρια κτίρια της πόλης.
Üniversitenin şehrin farklı yerlerinde binaları vardır.Οι εγκαταστάσεις του πανεπιστημίου βρίσκονται σε δύο μέρη της πόλης.
Patlama: Savunma binalarına ve kuvvetlendirilmiş birimlere karşı etkilidirler.Πολεμικά οχυρά, ή οχυρά καταφύγια είναι οχυρωμένες αμυντικές εγκαταστάσεις.
Bankalar ve diğer hükûmet binaları gün boyu yağmalandı.Όλες οι κυβερνητικές υπηρεσίες και τράπεζες κλείνουν στις εβδομαδιαίες αργίες.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod